Orta okuldayken sınıf arkadaşlarımın biriyle ciddi bir tartışmaya girdim. Onun haksız olduğundan, benim haklı olduğundan emindim. Öğretmenimiz bize çok iyi bir ders vermeye karar verdi.

Bizi bütün sınıfın önüne çıkardı ve arkadaşımı masanın bir tarafına, beni de diğer tarafına yerleştirdi. Masanın tam ortasında yuvarlak bir nesne vardı. Siyah bir nesne. Öğretmen diğer çocuğa nesnenin rengini sordu. Çocuk ”Beyaz” diye cevapladı.

Söylediğine inanamadım; çünkü nesne siyahtı! Yeniden tartışmaya başladık, bu kez de nesnenin rengi hakkında! Öğretmen bu defa beni çocuğun yerine, onu da benim yerime geçirdi ve bu sefer nesnenin rengini bana sordu.

“Beyaz” cevabını vermek zorundaydım; çünkü belli ki nesnenin bir tarafı beyaz, diğer tarafı da siyahtı.

Öğretmenimiz o gün bana çok güzel bir ders verdi: Karşımdaki kişinin bakış açısını anlamak için kendimi onun yerine koymam gerekiyordu.

                                                               Judie PAXTON

***

 

*  Gazetenin birinde bulmacanın soldan sağa birinci satırında “Yozgat ilinde Konakdere üzerindeki barajın adı nedir?” sorusu yer alıyordu.

Sorunun doğru cevabı Yahyasaray Barajı’ydı

 

*Tanınmış bir pizzacının motosikletli servis aracının üzerinde “Araman için illa hatalı mı olmam gerekiyor?” yazıyordu.


*Yeni açılan pidecinin adı “Bi pide yesen” di.