Bundan 15-20 yıl öncesini hayal ediyorum.
    Köyüme gidiyor, tatillerde kaçamak yaptığım dağın, taşın, çiçeğin, başağın, ekinin olduğu yılları hayal ediyorum.
    O dönem bir çift öküzü vardı dedemin. Yanına birkaç inek, dana, birkaç da koyun vardı yalan olmasın…
    Biri boz renkli, diğeri kör iki öküzün hayalini kuracağın desenler o gün gülerdim.
    Ama bu gün Yozgat’ın hayvancılıkta geldiği nokta bir çift öküze hasret koydu düşlerimizi.
    Ne o günkü üç beş koyun, birkaç dana var, ne de bir çift öküz.
    Parası olan zaten 50-100 taneyle yapıyor bu işi.
    Durumu zayıf olan köylü hayallerimin ancak yetiştiği yıllarda yukarıda saydığım kadarına zaten sahipti.
    Bu gün her birinin yerinde yeller esiyor.
    Hayalimin daha ötesini biraz daha eskiyi araştırıyorum altından tarım ve hayvancılıkta çağ atlamış Yozgat çıkıyor.
    Yerköy çıkıyor karşıma…
    Hububat da, hayvancılık da en alasıyla yapılırmış Yozgat’ta.
    Boğazlıyan, Peyik pazarları bilmeyen var mı Allah aşkına.
    Şuan hatırlayamadığım ama tarım ve hayvancılığın en zirvede yapıldığı bölgeler varmış Yozgat’ta. 
    Bakmayın siz Çorum’un leblebisiyle meşhur olduğuna, leblebinin alası Yozgat’ta yetişir.
    Konya Ovası’nda mı sadece buğdayın hası yetişir sanırsınız, Yozgat toprağından ne başaklar filizlenir bilir misiniz?
    Memleketin her yerinde farklı güzellik.
    Bu topraklarda fındıkta yetişir, incir de, yeterki birileri el atsın, yol göstersin.
    Teşvik veriyoruz yetmiyor mu bahanesinin ardına kimse sığınmasın. Şekil ortada, ötesi de yok zaten. 
    İşte size tarım ve hayvancılığı ayağa kaldıracak bir proje “Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi…”
    Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası çoktan hazırladı bu projeyi.
    Hatta kabul dahi edildi.
    Ama ne oldu, aynı projeyi Diyarbakır’da uyguladılar.
    Sonuç; tabiî ki Tarım ve Köyişleri Bakanı’nın memleketi seçildi.
    Yozgat biraz beklesin biz Diyarbakır’da nasıl oluyor muş görelim dediler.
    O işin bahanesi, Yozgat’ı kimse görmedi nitekim…
    Siyasetçiler nerede Allah aşkına?
    Neden bu projeyi sahipsiz bıraktılar.
    Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Özışık ısrarla projeyi anlatıyor.
    Bulunduğu her mecliste bu proje Yozgat’a çok şey kazandırır diyor, tek tek yüksek sesle, avazı çıktığı kadar birilerine sesini duyurmaya çalışıyor.
    Dün de derneklere anlattı.
    Daha önce muhtarlara anlatmıştı…
    Dinlemesi gerekenler dinlemedi bari Yozgatlı projenin farkına varsın, neler kazandıracağını öğrensin diye düşünmüş olmalı ki, inandığı bir projenin peşinden gidiyor.
    Yozgat’tan proje isteyenler neden susuyorlar acaba?
    Neden görmüyorlar Yozgat’ın böyle bir projeye ihtiyaç duyduğunu.
    Birilerinin işine mi gelmiyor, duymak, görmek mi istemiyorlar anlamıyorum.
    Acaba diyorum Metin Özışık ismi mi alerji yapıyor?
    Ya da bu proje ile Metin Özışık’ın cebine bu projeden para girecek diye mi endişe ediyorlar?
    Metin Özışık’ın değil ama Yozgatlı’nın, esnafının, çiftçisinin, tüccarının cebine çok şey girer böyle bir projeyle.
    İlin TSO Başkanı, bu projeyi ısrarla anlatıyor, gerekli olduğunu, Yozgat’a yapılması gerektiğini ısrarla savunuyorsa birilerinin en azından ne oluyor demesi gerekmez mi?
    Başta Sayın Cemil Çiçek olmak üzere, Yozgat milletvekilleri bu projeyi görmüyorlar mı?
    Yoksa gücümüz mü yetmiyor Ankara’da?
    Yozgat’tan proje isteniyordu işte proje.
    Üstelik projenin hazırlanmasına zemini yine devlet tanıdı:
    “3143 sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 441 sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmündeki kararnameye” dayanılarak hazırlanmış bir proje.
    Kabul de gördü. Ama Diyarbakır’a gitti.
    Benim derdim Diyarbakır, Tekirdağ, Antalya…. olması değil. Yozgat’ın es geçilmesi, görmezden gelinmesi, umursanmaması.
    Seçim yaklaşıyor. Birileri çıkıp yine meydana vaatler verecek, konuştukça konuşacak, ağzından çıkanları kulağı duymayacak.
    İşte o gün geldiğinde Yozgatlı meydandan bu proje ne oldu diye bilmeli.
    Hesabını sorabilmeli…
    Vatandaş sormazsa buradan ben, gazetem, Yozgat’taki meslektaşlarım sormazsak bu vebal bizim.
    Yazık çok yazık…
    Yozgatlı tarım ve hayvancılığı bir çift öküz ve onların çektiği kağnıyla yapıldığı günlerde bırakmış.
    İnsanlar göçüyor, umutlar tükenmiş, tükenmek üzere.
    Kıyıda köşede kalmışları harcıyoruz belki tutar umuduyla.
    Ama elimizdeki projeler de havada kalır, bu şehir kandırılır, hakkı çalınırsa yarın için yapacak bir hesabımız yok.
    Bu gün TSO Başkanı Metin Özışık mı tek başına konuşmalı, projeye sahip çıkmalı.
    Nerede tarım ve hayvancılıkla ilgisi olan kuruluşlar?
    Nerede siyasiler, nerede Yozgatlı?
    Nerede?