Yozgatlı vatandaşların bir ara günlük ayakkabısıydı.
Halen giyen ve kullananlar var.
Yozgat Belediyesi tarafından restore edilen ve yeniden şehir hayatına kazandırılan Tol Çarşı’da mes ve lastik satan bir iki esnaf kaldı.
Onlar halen mes ve lastik satarak geçimlerini sürdürüyor.
Yozgat’ta ise 50 yaş üzeri bir kuşak, kış aylarında mes ve lastik giymeden kapıya adım atmıyor.
Bilmeyenler için mes ve lastiği hemen anlatalım:
Lastik, adı üstünde kara lastik, altı buzda dahi kaymaz ve mes ile giyildiğinde ayağı son derece sıcak tutar.
Mesin özelliği ise hem kışın abdest aldığınızda ayağınızı yıkamanıza gerek kalmaz, hem de ayağınızı sıcak tutar. Kalın çorap gibi düşünebilirsiniz.
Şimdi bizim kaldırımlarda yürümek mümkün olmadığı için, genç-yaşlı herkesi mes ve lastik giymeye davet ediyorum.
Bu kaldırımlarda sizin o outdoor diye övündüğünüz marka ayakkabılarınız bile yetersiz kalır.
Tek çözüm, tüm kaldırımları soba külüyle küllemek ve mes ile lastik giyip yürümektir.
Önerimi ister mizahi görün, ister ciddi…
ERDEMİR-BAŞER-ARSLAN
Zaman içinde doğal olarak Yozgat il merkezi büyüdü ve gelişti.
Mahalle sayısı artış gösterdi ve yeni yapılaşmalarla, yeni yerleşim birimleri oluştu.
Yozgat, artık kışın az bir şey yağan kardan dahi etkilenen bir kent konumuna geldi.
Bundan dolayı, belediye ve diğer ilgili kurumlara eleştiriler arttı.
Bizde bir ortamda kendi aramızda bunun sohbetini yaparken, şöyle bir geçmişe gidip geldik.
Benim ilkokul çağlarımda Belediye Başkanı Mehmet Erdemir’di.
Tabi daha önceki dönemlerde de Sayın Erdemir başkandı.
O yılları bir düşünün, Yozgat’a iki katı kar yağardı.
Makine parkından bir iki iş makinesi yola çıkar, biri 66200 tarafına, öbürü 66100 tarafına geçer ve yol açardı.
Mahalle bugüne göre az, iş makinesi sayısı az ama kar yağışı fazlaydı.
O dönemlerde tüm esnaf kendi dükkanının önünü temizler, Sekili tuzu diye bildiğimiz kaya tuzu ile tuzlardı.
Mahallelerde vatandaş camiye, çöpe, çeşmeye okula giden yolları açar ve temizlerdi.
Bazı bölgelere kayma olmasın diye birazcık soba külü dökülürdü.
Yusuf Başer döneminde ise belediyenin makine parkı eskiye nazaran güçlenmişti.
Sayın Başer döneminde sabah okula, işe giderken tüm yolları tuzlu ve temizlenmiş olarak gördük.
O gün de aracımız vardı, bugün de aracımız var.
O dönem de aynı yolları kullanıyorduk, bugün de.
Sayın Arslan döneminde ise maalesef güne başlarken yolların tuzlanmadığını ve temizlenmediğini görüyoruz.
Vali Konağı üzerinde ikamet eden birisi olarak yazıyorum bunları.
Şekerpınar, Eskipazar, Tuzkaya ne alemde? Bilmiyorum.
Evet, dediğim gibi bugün mahalle sayısı arttı, geçmişin çarpık yerleşmeleri başa bela oldu-Mesela Kentpark Bölgesi- araç sayısı arttı ama tüm bunlara rağmen, belediyenin yine de bu hizmetleri zamanında sunması şart.
Haydi selametle…
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*Kar yağışıyla birlikte geciken, tamamlanamayan ve yarım kalan bazı iş ve projeleri.
*Kültürel ve sanatsal aktiviteleriyle şehre katkılar sunan Yozgat POMEM’i.