TCMB, eylül ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37,00 seviyesinde değiştirmedi. Gecelik borç verme faizi yüzde 40,00, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 35,50 olarak korundu.
Böylece politika faizi art arda beşinci toplantıda yüzde 37 seviyesinde tutulmuş oldu. Kararın ardından uluslararası kurumlar ve ekonomistler, TCMB’nin önümüzdeki dönemde izleyeceği faiz politikasına ilişkin yeni tahminlerini paylaştı.
Matriks Haber tarafından hazırlanan rapora göre faiz indirimi beklentileri ağırlıklı olarak ekim ve aralık aylarında yapılacak PPK toplantılarında yoğunlaştı.
Enflasyondaki Gerileme İndirim Alanı Açıyor
Kurumların değerlendirmelerinde son dönemde açıklanan enflasyon verileri ile öncü göstergelerin, enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ettiği belirtildi.
İç talepteki zayıf görünümün devam etmesinin de dezenflasyon sürecini desteklediği ifade edildi. Sanayi üretiminin üçüncü çeyreğe zayıf başlaması, kapasite kullanım oranı ve PMI gibi göstergelerin imalat faaliyetlerindeki zayıflığa işaret etmesi, bu görüşü destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Bu gelişmelerin daha düşük faiz oranları için alan oluşturabileceği değerlendirilirken, TCMB’nin enflasyonda kalıcı bir bozulma yaşanması durumunda sıkılaştırma mesajını koruması dikkat çekti.
Enerji Fiyatları Faiz Kararını Etkileyebilir
Yeni kurum raporlarında yurt içindeki ekonomik koşulların faiz indirimlerini desteklemeye başladığı, ancak küresel gelişmelerin henüz yeterli güvence sağlamadığı görüşü öne çıktı.
Enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler, faiz indirimlerinin zamanlaması açısından başlıca riskler arasında gösterildi. Mevcut enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmasının enflasyon tahminleri üzerinde yaklaşık 1-2 puanlık yukarı yönlü baskı oluşturabileceği belirtildi.
Hizmet enflasyonundaki katılığın devam etmesi ve Orta Vadeli Program'da 2027 yılı enflasyon tahmininin yukarı yönlü revize edilmesinin beklentiler üzerindeki etkisi de takip edilmesi gereken unsurlar arasında sıralandı.
Brent Petrol Yakından İzlenecek
Kurumların değerlendirmelerinde Brent petrol fiyatlarının seyri de faiz indirimi beklentilerinde önemli bir başlık olarak öne çıktı.
Petrol fiyatlarının ekim ayındaki toplantıya kadar belirgin biçimde gerilemesinin faiz indirimi ihtimalini artırabileceği ifade edildi. Buna karşılık enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalıcı hale gelmesi durumunda indirimlerin ertelenebileceği değerlendirildi.
Brent petrolün 100 doların üzerinde kalmasının, TCMB’nin varsayımlarının üzerinde enflasyonist baskı oluşturabileceği belirtildi. Bazı kurumlar ise eylül ayı enflasyonunda belirgin bir yukarı yönlü sürpriz görülmemesi ve petrol fiyatları ile rafineri marjlarında yeni bir yükseliş yaşanmaması halinde ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimi için alan oluşabileceğini öngördü.
TCMB’nin ağustos ayının sonunda bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlamasıyla daha önce yüzde 40 seviyesinde oluşan efektif fonlama maliyeti, politika faizi olan yüzde 37 seviyesine geriledi.
Kurumların önemli bir bölümü bu gelişmeyi 300 baz puanlık fonlama normalleşmesi olarak değerlendirdi. Eylül toplantısında faizlerin sabit tutulmasının nedenlerinden birinin de bu gevşemenin finansal koşullar üzerindeki etkilerini izlemek olduğu görüşü paylaşıldı.
Raporlarda, söz konusu normalleşmenin ardından TCMB’nin yeni bir faiz indirimi konusunda acele etmemesinin ihtiyatlı bir yaklaşım olduğu belirtildi. Koşulların uygun olması halinde bir sonraki normalleşme adımının politika faizinde ölçülü indirimler şeklinde gerçekleşebileceği öngörüldü.
Ekim Ve Aralık Toplantıları Öne Çıkıyor
Kurumların yeni tahminlerinde özellikle 22 Ekim tarihli PPK toplantısı öne çıktı. Bazı kurumlar ekim ayında faiz indirimi için gerekli koşulların oluşabileceğini değerlendirirken, genel beklentiler ekim ve aralık aylarında yapılabilecek ölçülü indirimlerde yoğunlaştı.
Açık tahmin paylaşan kurumların yıl sonu politika faizi beklentileri yüzde 35-36 bandında bulunuyor. Bu tahminlerde ağırlık merkezi ise yüzde 35 seviyesinde oluşuyor.
Bazı kurumların baz senaryosunda, 2026'nın kalan iki PPK toplantısında 100'er baz puanlık iki faiz indirimi yapılması öngörülüyor. Bu senaryoya göre yüzde 37 seviyesindeki politika faizinin yıl sonunda yüzde 35'e gerilemesi ihtimali bulunuyor.
Ancak söz konusu oranların ekonomist ve kurumların tahminlerinden oluştuğu, TCMB tarafından alınmış kesin bir faiz indirimi kararı anlamına gelmediği belirtiliyor. Önümüzdeki dönemde enflasyon görünümü, enerji fiyatları, iç talep, finansal koşullar ve küresel gelişmeler faiz kararlarında belirleyici olmaya devam edecek.





