Amaçları Yozgat’ı karış karış gezip, yazılmayan, kayıtlara düşmeyen ama yaşanmış,
Ama Yozgat’ı anlatan,
Ama hatıralarda, yani yaşayan insanlarla bu günlere gelmiş halk edebiyatını, yani bizleri, Yozgat’ın öz kültürünü resmi kayıtlara geçirmek.
Yaşayan kültürün kayıt altına alınıp, bir miras olarak gelecek nesillere aktarılması adına fevkalade önemli bir durum.
Düşüne biliyor musunuz, 100 yıl öncesinde (Belki daha fazlası) Yozgat’ta yaşayan insanların sanatsal yönlerini,
Güldükleri fıkraları, dinledikleri hikayeleri,
Aşık olduklarında, üzüldüklerinde, dertlendiklerinde söyledikleri türküleri,
Hayata dair ders veren sözlerini (ata sözü),
Bir birlerine taktıkları lakapları,
Kısacası görmediğimiz, hiçbir zaman da göremeyeceğimiz o yıllara dair izleri ortaya çıkaracak, en azından derleyip, toplayacak bir çalışmanın tek ayağı kısa, eksik kalıyor.
Bakanlıktan davet edilen uzmanlar bununla ilgili merkez dahil 12 ilçede çalışmalarını yapıyor.
Kimi buldularsa; muhtar, geçmişi bilgiye sahip ehil insanlarla birebir görüşüp, biraz önce saydığımız bizi biz yapan unsurlara dair önemli bilgileri topluyorlar.
Aldığım bilgiye göre bu ekibe ilçelerde Halk Eğitim Merkezleri öncülük ediyor, bir anlamda rehber oluyor.
Ama ne hikmetse Şefaatli ve Yenifakılı’da bu ekibe yol gösterecek ‘Kaynak kişi’,
Yani geçmişi anlatabilecek bilgi sahibi insan insan,
Ne biliyim bir araştırmacı,
Ya da bir muhtar çıkmıyor!
Bu iki ilçede Halk Eğitim Merkezleri yok mu?
Var ise neden bakanlık yetkililerine ‘Kaynak kişi yok’ yanıtı veriliyor?
Kaynak kişi ilçe merkezinde mi aranmalı, , belki dağ köyünde,
Belki hiç adı şanı duyulmamış, bir başına, yalnız yaşayan yaşlı bir teyze ışık tutacak kültürel değerlerimize.
Benim edindiğim izlenim, aldığım bilgiler böylesine önemli çalışmada bir kopukluk, bir eksiklik olduğu yönünde.
O eksiklik ya bizden,
Ya da onlardan!
Bizdense, ortada ciddi bir kabahat var, Yozgat’ın kültür mirasını, hazinesini ortaya çıkaracak çalışmayı sahipsiz bırakmışız.
Yok onlardansa, mazeret üretiyorlar!
Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan gelen ekibin çalışması bu gün bitiyor.
O insanlar çekip gidecekler, bir daha kim bilir Yozgat’a ne zaman gelecekler.
Sonuçta bir mesaileri vardı bitti, ama biz her zaman buradayız, bu topraklarda yaşıyoruz.
Bu topraklarda bizim gibi yüz yıllardır yaşamış insanların, bir ecdadın devamıyız.
O günde yaşamış olan Yozgatlıları bu gün, yarın ve daha sonra gelecekte tanımak, görmek, tarihe dokunmak paradan, puldan çok daha değerli.
Yozgat hakikaten zengin bir kültüre sahip.
Lakin o zenginliği bir türlü ortaya çıkaramamış, derleyip, toparlayamamış, bu sebepten de dışarıya tam anlamıyla tanıtamamış bir kent.
Bırakın dışarıyı Yozgat’ta Yozgatlılar yabancı öz kültürüne.
Ben gazeteci olmama rağmen her geçen zaman yeni şeylerle karşılaşıyorum.
Şaşkınlığım daha da artıyor.
Aksine çocukluğumdan itibaren o kültürü tanıyarak yetişmiş olmam gerekir.
Bu gün dahi Yozgat’ın halk edebiyatına dair bir bilgi lazım olduğunda o günleri yaşamış, doğru bilgiye sahip ehil insanlara başvuruyoruz.
Onun dışında bir kaynak, bilgi yok!
Yozgat’ın asıl kaybettiği noktada burası.
Kendine, özüne yabancı bir toplum olur mu?
Ya da kültürel değerlerini tanımadan büyüyen çocuklar.
Bu topraklarda doğup, büyüyen çocuklar maalesef öz kültüründen yoksun yaşıyor.
Yozgat’ın geçmişine dair kültürü tanımadan yetişen bir gence siz istediğiniz kadar öz kültürden, tarihten, ecdat kahramanlıklardan bahsedin.
Bazı duygular insana doğarken Allah tarafından verilir.
Ama bazı duygular da vardır ki, yeraltındaki hazineler gibidir, onu eşelemek, çıkarmak ve paylaşmakla anlam bulur, değer kazanır.
İşte şuan tam da bu noktadayız.
Kültür Bakanlığı’ndan gelen ekibin iki ilçeden aldığı yanıt açıkçası beni rahatsız etti.
Kaynak kişi bulamamak, biraz mazeret, biraz da kabahat gibi duruyor!
Onların mazereti yoksa, bizim kabahatimiz çok büyük arkadaşlar!
YOZGAT RÜZGARI
Bu kepten daha acı...
Bu kep Diyarbakır’da şehit olan askerimize ait.Bu kepten daha acı...
Şahadet şerbeti içmiş yiğit Mehmetçiğin kepi.
Cumartesi günü Diyarbakır’daki hain saldırıdan sonra ortaya çıkan görüntüler yayınlandı.
İnsan bakmaya cesaret edemiyor.
İşte o bakması cesaret isteyen fotoğraflardan bir tanesi.
Olayla ilgili ortaya atılan iddialar inanın bu kepin görüntüsünden daha acı verici.
Bir zamanlar şehitler üzerinden ‘Vatan, millet, sakarya’ siyaseti yapılıyor denilirdi.
Ama şimdi o siyasetin adı değişti.
O siyasetin adı ihmal oldu.
Ne zaman bir saldırı olsa, ya istihbarat, ya da asker yani komutan ihmali deniliyor!
Belki doğru, belki de yanlış, iftira.
Ama çok çirkin, çok yanlış, acı verici.
Birileri inatla söndürün bu ateşi, ihanete prim vermeyin derken, karşı tez olarak istihbarat ve komutanların ihmali şeklinde iddialar atılması çok acı!
Eğer tüm bu iddiaların altında siyasi ikbal kaygısı varsa, yazık, çok yazık!
Kepini son nefesinde toprağa düşürmüş askerin şimdi kemikleri sızlıyor, haberiniz olsun!