Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği tarafından açıklanan rakamlara göre, 2020 yılında toplam satışların yüzde 17’sini oluşturan manuel vitesli otomobillerin payı, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla yüzde 2,7’ye kadar geriledi. Bu düşüşle birlikte showroomlarda satışa sunulan her 100 aracın 97’sinden fazlası otomatik vitesli olarak öne çıkıyor.

Son beş yılda yaşanan bu keskin değişim, yalnızca satış oranlarına değil, model çeşitliliğine de yansıdı. 2020’de satışta bulunan 263 modelin 45’inde manuel şanzıman seçeneği yer alırken, 2026 itibarıyla bu sayı 11’e kadar düştü. Böylece manuel vitesli araçların toplam model havuzundaki payı da yüzde 3,9 seviyesine geriledi. Bu tablo, otomotiv üreticilerinin üretim stratejilerini otomatik ve elektrikli sistemler doğrultusunda yeniden şekillendirdiğini ortaya koyuyor.

Sektördeki dönüşümün arkasında ise büyük ölçüde elektrifikasyon süreci bulunuyor. Tam elektrikli araçlarda geleneksel vites sistemine yer verilmezken, hibrit modellerde de manuel şanzıman teknik olarak tercih edilmiyor. Bu durum, manuel vitesli araçların pazardaki alanını her geçen gün daha da daraltıyor. Bununla birlikte Türkiye’de hızla büyüyen SUV segmentinde otomatik vitesin standart hale gelmesi de değişimi hızlandıran bir diğer önemli unsur olarak öne çıkıyor.

Segment bazlı veriler de manuel vitesin giderek silindiğini gösteriyor. D (orta sınıf), E (lüks) ve A (mini) segmentlerinde manuel seçenek tamamen ortadan kalkarken, C segmentinde satışların yüzde 96,4’ü otomatik vitesli araçlardan oluşuyor. B segmentinde ise manuel vitesin payı yalnızca yüzde 2,5 seviyesinde kaldı.

Ayrıca, manuel vitesli araçların tercih edilmesinde geçmişte önemli rol oynayan fiyat ve yakıt tasarrufu avantajı da büyük ölçüde ortadan kalkmış durumda. Gelişen otomatik şanzıman teknolojileri sayesinde yakıt tüketimi manuel araçlarla benzer, hatta bazı durumlarda daha düşük seviyelere ulaşırken; iki seçenek arasındaki fiyat farkının yaklaşık 250 bin TL seviyesine kadar gerilemesi, tüketicilerin konfor odaklı tercihini daha da güçlendiriyor.
Tüm bu gelişmeler, Türkiye otomotiv pazarında manuel vitesli araçların giderek niş bir seçenek haline geldiğini ve yakın gelecekte tamamen ortadan kalkabileceğini gösteriyor.





