İkinci adam,büyük insan,devlet adamı,kahraman ismet paşanın istikbal harbi öncesi başarılı hizmetleri elbette Türk ulusunun var olmasında en önemli etkendir. Bu zor olan engeller aşılmamış olsaydı istiklal savaşına ve cumhuriyete kavuşmamız mümkün olmazdı. Sakarya meydan savaşı,Birinci ve ikinci İnönü savaşları ardından da Mudanya savaşıyla Türk birliğine göç sağlamış cesaretle taaruzun önü açılmıştır. Sonrası ise itifak devletlerinin yurttan atılmasıyla Türk’ün azim ve gayreti,başarısı  dünyaya damgasını vurmuştur. Bu savaşın sonu ise Lozan Barış Antlaşmasıyla noktalanmıştır. Türk tarihinde önemli dönüm noktası olan Lozan antlaşması hiçte kolay lokma olmamıştır. Savaşlar ötesi olan bu antlaşmada dahi olan savaşlar kazanılmıştır.
Lozan’ da görüşülmesi gereken en önemli sorunlar Suriye, Irak, İran Yunanistan; Sovyetler Birliği sınırları, adaların durumları, Kapitalisyonlar Ermeni devletinin kurulması Batı Trakya hariç diğer yerlerdeki Türklerinde Türkiye ye gönderilmesi Türk sınırları içinde yabancı okulların durumları Fener Rum Patrikhanesinin yabancı kiliselerle ilişkileri ve buna benzer bir takım madde içeren konuların görüşülmesi amaçlı olduğu ile yola çıkılmıştır. Dahası da pek çok olan asırlık meseleler Lozanı Lozanı çıkılmaz hale getirdi. Bu kadar eski bu kadar karışık bu kadar mülevvez iğrenç hesaplarla sokulmak istenmesi ise Türk ulusu için çok büyük tehlikeler arz ediyordu .
İşte bu yığılı meseleleri görüşmek amaçlı Türk Murahhas heyeti Lozan’a gitmek üzere 4 kasımda Ankara’dan ayrıldı. Bu heyet İsviçre’ye varınca davet sahipleri hiçbir kimse tarafından karşılanmadı. İsmet paşanın çok zoruna giden bu davranış onu daha da çok kamçılar oldu.
Konferansa İngiltere,Fransa,İtalya,Yunanistan Sırp Hırvat isloven kırallığı Japonya hükümetleri katılımda bulunuyorlardı. Karadeniz kıyı devletleri olarak Sovyetler Birliği,Romanya ,Bulgaristan ise Boğazlar meselesi için katılımda bulunmuşlardı.
Konferansın açılışını İsviçre Konfederasyonu başkanı Hap birme Rasim konuşmasıyla açtı  . daha sonra Lord Kürzan teşekkür konuşmasıyla sözü İsmet paşaya bıraktı.Paşa Türkiye’nin maruz bırakıldığını haksızlıkların hat safhada olduğunu anlattı. Masum Türk’ün küçük asya ovalarında ve yaylalarında evsiz,ekmeksiz dolaştıklarını savundu. Paşanın bu konuşmaları kolay lokma olunmadığının ifadesiydi ve asıl müzakere 21 Kasım’da İsviçre’nin Chatcau otelinin salonunda başladı. Sert bir hava ile devam etti. Batı Trakya Türklerinin durumlarının aşamaları görüşüldü. Ama hiç te olumlu neticeler oluşmadı. Paşa gittikçe hırslanıyordu  Kemal paşa İsmet paşa ile paslaşıyor Sulhun kaçınılmaz olduğu vurgulanıyordu. Birinci komisyon ismet paşayı daha da karanlık günlere sokuyordu. Karar verip antlaşmanın pençesinden çıkmak çok zordu . Marki tarafından desteklenen Bompord ve garoni nin paşayı tehdit etmesi Bu kısa boylu insan için merhamet duyuyorum diyerek onu kamçılaması  paşanın kızgınlıkla Ankara’ya döneceğim Lord Gürzon’un başkanlığındaki konferans harp istiyor diyeceğim sözüne hepsi birden hayır-hayır-hayır denmesi ile Ankara’nın ve Mustafa Kemal’in gücü ortaya konmuştur. Ama olumsuzluklar paşayı daha da çok etkiler ve Ankara’ya gelmesine vesile olmuştur. Atatürk’ün konularla ilgili takibi de onu yıldırmamıştır. Mualiflerin İsmet paşaya amansız düşman kesilmesi onu kızdırmıştı. Birlikte hareket eden Kemal Atatürk  ve İsmet paşa heyeti taaruzların devam etmesiyle daha da güç bulmuş bu amaçla heyet Lozan’a tekrar davet edilmştir. İkinci konferans heyet için daha da ılımlı geçmiş bu sefer pisikolojik tazyiklerden ve Türkiye’nin elini kolunu bağlamak gayretinden ziyade Fransızların ne kapabiliriz didinmeleri içinde geçme oldu ve sulh nihayet yerini buldu. Zorluk gösteren devletler Türkiye’nin güçünden ve sözünden korkar oldular .Kararlar ise Türk Milletinin lehine geçmiş oldu.
Kapitalasyonlar kaldırıldı. Türkiye hiçbir devlete savaş tazminatı ödemeyecekti . Azınlıklar konusunda ödün verilmemiştir. İstanbul’un itilaf devletlerince boşaltılması boğazlar ve Hatay meseleleri lehimize göre çözümlenmiştir. Aleyhimize olan maddeler ise Batı Trakya oniki ada alınamamıştır. Patrikhanenin İstanbul’dan taşınması kabul edilmemiştir.
Bu suretle Lozan barış antlaşmasının üstün başarıları Türk tarihinde en önemli dönüm noktası olmuştur. Bu başarıda çok büyük güçlükleri aşan başta Mustafa Kemal ve ismet paşanın fedakarlık azim ve iradeleri  hiç unutulurmu? Kendinden de emin olmayan inkarcı kesimlerin neleri takdir ettikleri bilinmez. Ama bizler vatan için mücadele veren bu kahramanları çok seviyor önlerinde eğiliyoruz. Ruhları Şad olsun