Kurban Bayramı yaklaşıyor. Kutsal görev “Hac yolculuğu” başlamış durumda. Tüm dünyadan akın akın hacı adayları kutsal topraklara doğru yola çıkıyorlar. Ne kutlu, ne mübarek bir görev, insanın içi kıpır kıpır oluyor. Manevi doyuma ulaşılan bir mutluluğu inanın herkesin yaşamasını isteriz.
Yozgat’tan da hacı adayları bu kutsal yolculuğa çıkmış durumdalar. Yozgat Müftülüğü tarafından hazırlanan hacı uğurlama törenine katıldık. Sevinç ve hüznün bir arada yaşandığı bu güzel törende insanın içi buruk kalıyor. Bir yanda dostlarınız uzun bir yolculuğa çıkarken, diğer yanda o kutsal yerlerin özlemi burnumuzda tütüyor.
İşte o hüznü ve sevinci bizler yeniden yaşadık. “Dostlar gittiğiniz yere bizden de selam götürün” dedik. Hasretle, özlemle ve hüzünle el salladık kutsal yolculuğa çıkan dostlarımıza… Evet bizden de selam götürün ve oraları çok özlediğimizi söyleyin.
Vali Beyi Ziyaret
Yozgat Şairler Yazarlar Derneği olarak diğer dernek temsilcileriyle birlikte yeni göreve başlayan Yozgat Valisi Sayın Abdulkadir Yazıcı beyefendiyi makamında ziyaret ettik. Özel bir görüşme beklerken, talebi olan tüm dernek temsilcileriyle birlikte genel bir görüşme gerçekleşti.
Vali Beye bir nezaket ziyareti ve hoş geldiniz talebi olduğu için toplu görüşmenin de isabetli olduğunu gördük. Birçok dernek temsilcisi arkadaşımız oradaydı. Dernekler arası diyaloğun kurulma teklifini de değerlendirdik. İlimiz için bunun gerekli olacağını ifade ettik.
Ayrıca Yozgat Valiliği görevine başlayan sayın Abdulkadir Yazıcı beyefendiyi de çok azimli ve heyecan dolu bulduk. İnşallah Yozgat’ımıza güzel hizmetleri dokunacaktır. Bunu temenni ediyoruz. Kendisini oldukça mütevazı, cana yakın, halk adamı görünümü ile dikkatimizi celp etti. Sayın valimize görevinde başarılar diler, görevinin Yozgat’ımıza hayırlar getirmesini dileriz.
Bağcıyı dövmek
Amacımız üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi? Bu deyimi günlük hayatımızda çok sık kullanırız. Elbette ki amaç üzüm yemek olmalı. Amacımız öküz altında buzağı aramak olursa orada iyi niyet aramanın bir manası olmaz. Bunları niçin yazıyoruz, sıkıntımı anlatayım. Önceki hafta Cumartesi günü köşemizde “Gel diye yazmış” şiirimizdeki dizgi hataları için okuyucularımızdan özür dilemiştik. Çoğu dostumuz bilir, biz duyarlı bir Yozgatlıyız. Çok afedersiniz “Sapına kadar Yozgatlı!” derler ya aynen öyle. Her konuda da asıl amacımız üzüm yemektir.
Efendim bizim dostumuzmuş, bizi takdir ediyormuş, falan-filan. Dizgi hatası olan şiirimizi eline almış, çizmiş oralarını buralarını, sonra basmış galayını; “Arkadaşımız edebiyat öğretmenliği yaptı, bu kadar hata olmaz ki; eee beceremiyorsa yazmasın canım”. Ya da hatayı başkaları yapıyorsa otursun düzeltsin”. Vs.. vs..
Hadi bunda iyi niyet arayın
Hadi bunda adamlık, dostluk, samimiyet arayın?
Benim ciddi bir edebiyat öğretmeni olduğumu bilir, hassasiyetlerimi bilir, Yozgat sevdalısı olduğumu da bilir. Belki bilmediği bir tek konu vardır, o da benim bu gazetede fahri çalıştığımdır. Dizgi ve bilgisayar yanlışları da bana ait değildir.
Sonuç mu, sonuç şu; “Arkadaş ben memleket sevdalısı bir deli adamım ve benim amacım da üzüm yemektir. Senin niyetin bekçiyi dövmekse o başka…”