Konut fiyatları enflasyon karşısında reel olarak gerilerken, uzmanlar faiz indirimi öncesindeki döneme dikkat çekiyor.

Merkez Bankası’nın haftalık repo ihalelerinde yüzde 37 faiz seviyesinin oluşması piyasalardaki beklentileri değiştirdi. Yüksek mevduat getirisine alışan yatırımcıların alternatif arayışına yönelmesiyle birlikte altın ve gayrimenkul yeniden öne çıktı.
Mevduat getirilerinin düşme ihtimalinin konut piyasasına yeni para girişini tetikleyebileceği değerlendiriliyor.

TCMB’nin Temmuz 2026 Konut Fiyat Endeksi verilerine göre, Türkiye genelinde konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak yüzde 25 arttı. Ancak enflasyondan arındırıldığında konut fiyatlarında reel olarak yüzde 5,1 düşüş görüldü.
İstanbul’da konut fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 27,7 olarak kaydedildi.

Konut piyasasında hareketlilik yaşanması için Merkez Bankası’nın faiz indirimini fiilen gerçekleştirmesinin gerekmediği belirtiliyor. Faiz indirimi beklentisinin güçlenmesinin dahi talebi öne çekebileceği ifade ediliyor.
Faizlerin düşmesiyle birlikte talebin artması ve buna bağlı olarak konut fiyatlarında yükseliş yaşanabileceği değerlendiriliyor.

Talebin yeniden güçlenmesi halinde gayrimenkullerin aynı oranda değer kazanmayacağı belirtiliyor. Güçlü lokasyonda bulunan, ulaşım akslarına yakın ve deprem güvenliği tescillenmiş yeni veya markalı projelerin, eski binalara göre daha hızlı prim yapabileceği ifade ediliyor.

Dönüşüm ihtiyacı bulunan eski yapılardaki düşük fiyatların cazip görünebildiği ancak ilerleyen süreçte ortaya çıkabilecek kentsel dönüşüm ve güçlendirme maliyetlerinin yatırım getirisini azaltabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle yatırımcıların lokasyonun yanı sıra binanın durumunu ve gelecekte oluşabilecek maliyetleri de dikkate alması gerektiği vurgulanıyor.





