Kenan Evren, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin baş mimarı olarak Türkiye'nin siyasi tarihinde önemli ve tartışmalı bir yere sahip oldu. Darbenin ardından devlet başkanlığı görevini üstlenen Evren, 1982 Anayasası'nın kabul edilmesiyle Türkiye'nin 7. Cumhurbaşkanı oldu. 9 Mayıs 2015'te Ankara'da 98 yaşında hayatını kaybetti.
Kenan Evren kimdir?
Tam adı Ahmet Kenan Evren olan Kenan Evren, 17 Temmuz 1917'de Manisa'da dünyaya geldi. Maltepe Askeri Lisesi'nde eğitim gördü. 1938 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun olan Evren, 1949'da Kara Harp Akademisi'ni tamamlayarak kurmay yüzbaşı oldu.
1958-1959 yılları arasında Kore Tugayı Kurmay Başkanlığı'nda görev yapan Evren, 1964'te tuğgeneralliğe terfi etti ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı Okullar Daire Başkanlığı görevine getirildi. 1974'te orgeneralliğe yükselen Evren, 1976'da Ege Ordusu Komutanlığına, 1977'de ise Kara Kuvvetleri Komutanlığına atandı.
6 Mart 1978'de Genelkurmay Başkanı olan Evren, 12 Eylül 1980 askeri darbesine kadar bu görevini sürdürdü.
12 Eylül 1980 darbesi
Kenan Evren'in Genelkurmay Başkanlığı döneminde Türkiye'de siyasi ve toplumsal sorunların arttığı bir süreç yaşandı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin uzaması, anarşinin artması ve TBMM'nin çalışamaz duruma gelmesi üzerine ordu, 12 Eylül 1980 gecesi yönetime el koydu.
Darbeyi ülke genelinde duyuran Kenan Evren, aynı zamanda kendisini devlet başkanı ilan etti.
Askeri müdahalenin ardından yasama ve yürütme yetkilerini kullanmak üzere, Evren'in liderliğinde Millî Güvenlik Konseyi (MGK) oluşturuldu. Konseyde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Sedat Celasun da yer aldı.
Evren, MGK ve Genelkurmay Başkanlığı görevlerinin yanı sıra devlet başkanlığını da üstlendi. TBMM ve hükümet feshedilirken ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildi.
20 Eylül'de emekli Oramiral Bülent Ulusu'ya hükümeti kurma görevi verildi. Evren ise devlet başkanı olarak yurt gezilerine çıkarak 12 Eylül darbesinin amaçlarını halka anlattı.
1982 Anayasası ve cumhurbaşkanlığı
Darbe sonrasında hazırlanan yeni anayasanın kabul edilmesi için yoğun bir propaganda kampanyası yürütüldü. MGK tarafından seçilen Danışma Meclisi tarafından hazırlanan ve MGK'nin denetiminden geçen anayasa, 7 Kasım 1982'de yapılan referandumda yüzde 91,37'lik "evet" oyuyla kabul edildi.
Evren, yeni anayasanın geçici maddesi uyarınca yedi yıllık süre için Türkiye'nin 7. Cumhurbaşkanı oldu. Bu dönemde MGK ve Genelkurmay Başkanlığı görevlerini de sürdürdü.
Darbe sonrası tartışmalı sözleri
Kenan Evren, darbe sonrasındaki uygulamaları ve açıklamalarıyla da uzun süre tartışıldı.
19 Mart 1980'de yaşı büyütülerek idama mahkum edilen Erdal Eren'in infaz kararı, Yargıtay tarafından iki kez iptal edilmesine rağmen MGK tarafından onaylandı. Evren, Muş gezisi sırasında yaptığı konuşmada Eren'in idamına ilişkin sert ifadeler kullandı.
Evren ayrıca 1982 Anayasası referandumu öncesinde halka "hayır" anlamına gelen mavi renkte oy kullanmaması yönünde çağrılarda bulundu. Referandum sonucunda anayasa yüzde 91,37 oyla kabul edilirken Evren de cumhurbaşkanı oldu.
Genelkurmay Başkanlığından emekliliğine
Evren, darbe sonrasında ülke yönetiminde aldığı kararlarla da gündeme geldi. Bunlardan biri futbol alanında yaşandı. Evren'in başkentin mutlaka bir futbol takımı tarafından temsil edilmesini istemesinin ardından, 1980-1981 sezonunda Türkiye Kupası'nı kazanan Ankaragücü'nün birinci lige çıkması sağlandı.
1983 yılında Genelkurmay Başkanlığı görevini Nurettin Ersin'e devreden Evren, 1989'da cumhurbaşkanlığı görev süresinin sona ermesinin ardından emekliye ayrıldı ve Marmaris'e yerleşti.
Kenan Evren nasıl öldü?
Kenan Evren, 9 Mayıs 2015'te Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) 98 yaşında hayatını kaybetti.
Ölümünden yaklaşık bir hafta önce kalçasındaki kırık nedeniyle hastaneye kaldırılan ve ameliyat edilen Evren'in, operasyonun ardından sağlık durumu ağırlaştı. 9 Mayıs'ta beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından hayatını kaybetti.
Evren'in naaşı 12 Mayıs 2015'te askeri cenaze aracıyla GATA'dan alınarak Genelkurmay Başkanlığına götürüldü. Burada düzenlenen askeri törene sivil olarak yalnızca ailesi katıldı.
Cenazesi, Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde kılınan öğle namazının ardından Devlet Mezarlığı'nda toprağa verildi.





