Düşünen zihinlerde ki fikirler anlamsız, mantıksız, boş sözlerle dolu olur toplumda serpiştirmelerle yön bulursa o fikirler hastalıklıdır. Dolayısıyla o ülke toplumu da aynıdır farklı değildir. Aynı şekilde sosyal hayat akıl ve mantıktan uzak ,faydasız,zararlı bir takım inançlar ve geleneklerle dolu olursa felce uğrar. Sonuç ise yanlışları beraberinde getirir.
Hayat akışında her türlü düşüncelerin bu anlamları taşıdığı gibi yüce dinimiz İslamında akılcıl görüşlerden bir olduğu gözlenir. Ama her ne hikmetse mantıktan uzak zavallı bir takım hurafeler İslamda akılcılık bırakmıyor.Asırlarca devam eden arap kültür ve hakimiyeti,doğrusuyla ve pek çok ta yanlışlarıyla devam ettirilip gidiyor. Olan ise özümüz, benliğimiz olan Türk Kültürüne inançlarına geleneklerine oluyor.
Şu günlerde pek çok yaşanan ve yaşanacak pek çok olayları dine İslama mal edip gidiyoruz.Kader alın yazısı söylemleriyle avutuluyoruz.Hastalık,kaza,kar,zarar ve yaşamdaki pek çok olaylar kader, alın yazısı,nasip,kısmet gibi inançlarla yol bulup gidiyor sonucu ise şükürcülükle noktalanıyor.Her ne yaşam şekli olursa olsun bu yollar takip edilerek devam ediyor.Bul yolda fetva veren sözde din adamları ise adeta ilahlaştırılırcasına büyük değerlere sokuluyor.Yozgat ilimizde de babadan gelen miras olgusunu sürdüren din mensupları da aynen saltanatlarına devam edip gidiyor.Alın yazısı kader olaylarını bahsedilen şekilde halka empoze ediyorlar.Mantığın ise bununla ve hiçbir din olaylarıyla alakalı olmadığını çoğu ifadelerinde beyan ediyorlar.
Elbetteki kader,alın yazısı yüce tanrının kullarına uyguladığı imanın şartıdır.Kutsal kitabın vazgeçilmezidir önemlisi ise yorum sonucu kaderi algılama ve anlamadır yüce tanrı kaderi insanlara belirlemiştir ama tercih haklarını ise yine onlara bırakmıştır.
Zenginin zengin fakirin fakir olması var olan kaderdir. Ama onu tercih edecek olan ise bireydir.Birey çalışır çabalar kendisine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirir o tercihini kullanır ama başarı ve başarısızlık durumu yüce tanrının takdiridir.Yine kişi yola gidecektir yolla ilgili ve taşıtıyla ilgili gerekli olan tüm tedbirlerini alır bu tercihini güzel kullanır.Ama ilerideki bir kaza onu yaralanmaya ölümüne götürebilir. Bu tercih sonucu olan vakalar ise işte kader alın yazısıdır.Yapılan esnaf hicavetlerinde doğru ve güzel olanı aynı zamanda yanlış ve kötü olanı yüce tanrı kullarına arz etmiştir.Ama o esnaf tercihini yapıp iki yoldan birisi olan yanlış ve kötü olanı istemişse o doğrultuda onun kaderi tecelli etmektedir.Pek çoğumuzun da TV Programlarında izlediği gibi bir öğretmen bayanın gayrı meşru yaptığı çocuğu bir evde bırakması yeteri kadar tedbir alamaması sonucu bebeğin vefatı kaderle yorumlanmaktadır.Oysa yüce yaratıcı bu tür olayları  böyle emretmiyor O bizlere sadece tercihini iyi yönde kullanmamızı emrediyor. Bu şekilde bırakılan bebeğin tercihinde bötü yöner olduğuna göre bayanın tercihi yanlış kullanılmıştır.İşte bu tür tercihlerin yanlış kullanımları kader çizgisinde etkili olmaktadır.Buna benzer pek çok olay ve yaşantılarda kulun alabileceği tedbir gerisi ise hayatının takdiridir. Maalesef günümüz toplumuna yön veren sözde din adamları bu yaşamların hepsini kaderle talihle alın yazısıyla kesip atmaktan başka yaptıkları hiçbir şey yok arap din sömürüsü ve kültürüyle beslenen bu fetvaz bireylerin yaptıkları ve aşıladıkları sadece her hareketin günah sayıldığıdır.Yasak olmayan kural ve müeyyidelerin de sanki yasakmış gibi topluma ders etmeleridir.
O halde kaderin alın yazısının mutlak var olduğu bireylerde tercihin yüce tanrı tarafından insanlara bırakıldığını unutmamak gerekir.Yaşam sürecinde bu tercihi iyi kullanan bireylerde alın yazısı daha güzel olumluluklar gösterecektir.Kötü tercih yapan kişilerde ise hayat zindan olacaktır.O halde kader çizgisinde dos doğru yürümek gerekir.Dosdoğru olan Müslüman iyi kaderiyle baş başa olur.
Şu günlerde gündemde olan bu konuyu daha da ayrıntılarıyla aktaracağımı bilmek ümidiyle