Ramazan ayı ile birlikte, daha önceleri genel olarak cami önlerinde bir de pazar yerlerinde görmeye alışkın olduğumuz dilencilerin sayısı Yozgat'ta ciddi bir artış gösterdi, göstermeye de devam ediyor.
İnsanların Ramazan ayındaki hassasiyetini istismar etmek, dini ve vijdani hisleriyle oynayarak, ''Allah Rızası'' diyerek, sadaka isteyenler, gerçekten ihtiyacı olan insanları da engelliyor, hayır yapacak olanların şüphelerini yoğunlaştırıyor.
Haber Müdürümüz Tarık Yılmaz, önceki gün çektiği fotoğrafları gösterip, ''Abi!'' diyerek başladığı konuşmasını, ''Bu kadarı da fazla, moralim bozuluyor bunları görünce. Hadi kendileri dileniyor, çocukların işin ne?'' diyerek devam etti.
Haber çalışması yapmak üzere Lise Caddesi'nden şehirler arası otobüs terminaline doğru yol alırken, karşılaştığı birden fazla dilenciden vücut hareketi ile sıyrılan Tarık, duvarın üzerine oturmuş, henüz yaşını bile doldurmamış bebeği ile dilenen kadını görünce dayanamamış. O anda elindeki makinasına sarılıp, ardı ardına çektiği karelerle, tepkisini dile getirmeye çalışmış...
Daha önceki dönemlerde karşılaştığım birden fazla olay nedeniyle sokakta, kapı kapı dolaşıp sadaka isteyenlere karşı tepkiliyim. İnanmıyorum, istismarcı olduklarını düşünüyorum. Bu nedenle de sadaka vermediğim gibi, vermek isteyenlere de gücüm yettiğince engel olmaya çalışıyorum. Belki aralarında gerçekten ihtiyac sahibi olanlar vardır ama ihtiyaç sahiplerinin önemli bölümü sokağa çıkıp, dilenmek gibi bir isteğinin olmadığını da, bazılarına şahit olduğum için bilenlerdenim.
Sokakta dilenenlerin yanında konuyu tamamen istismar edip, ticari faaliete dökmüş olanlar da azınsanmayacak kadar. Son zamanlarda yerel gazeteleri dolaşıp, haber yapılmasını isteyenlerin, söylemlerinin doğru olmadığı anlaşıldığında birilerinin bir şekilde dolandırıldığını farklı kanallardan duymaktayız.
Gazete bürolarına elinde bir fotoğraf, bir çok tarihi geçmiş belge, başka illerde yaptırdığı haberin gazete küpürü ile uğrak veren ''Vijdan simsarları tüccarlar'' olarak adlandırabildiğim kişiler, bir yakını olduğu çocuğun hastanede yattığını, ameliyat olması veya gerekli olan ilacın yurt dışından gelebilmesi için gerekli olan paranın bir bölümünün devlet tarafından karşılandığını, diğer az bir bölümü için de hayırseverlerden destek beklediğini belirterek, haber yapılmasını talep etmektedir.
Söylediklerinin tamamı yalan...
Bu yolla insanların duygularını, vijdanlarını istismar eden kişiler, gerçek anlamda ihtiyaç sahibi olanlara yardım yapılmasını engellemektedir. Bunun önüne geçmek ise mümkün görünmüyor, zabıta tedbirleri ile. Zira, zabıta topladığı istismarcıları şehir dışına bırakıyor, onlarda bir süre sonra tekrar geliyor, hem de sayıları biraz daha artarak.
O nedenle herkesin daha dikkatli olması ve her elini açana sadaka vermemesi ile bu sorun çözülebilir.