Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen indirimli satış reklamlarına ilişkin inceleme ve denetimlerin sürdüğünü bildirdi. Fiyatların gerçeği yansıtmaması, gerçekte olmayan yüksek indirim algısı oluşturulması ve kampanya koşullarının tüketiciden gizlenmesine yönelik uygulamalar denetim kapsamına alınıyor.
Bakanlığın açıklamasına göre, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde yapılan ve 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren değişikliklerle indirimli satış reklamlarına ilişkin yeni kurallar uygulanmaya başladı. Buna göre tüketicinin satın alma kararını etkileyen indirim reklamlarının gerçek, açık, anlaşılır ve doğrulanabilir olması zorunlu hale getirildi.

İndirim Öncesi Fyat İçin 10 Günlük Dönem Esas Alınacak
Yeni düzenlemede öne çıkan değişikliklerden biri, indirimli satışın başlangıç tarihinden önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın, indirim öncesi fiyat olarak kabul edilmesi oldu.
Böylece ürün fiyatının kısa süre içinde artırılmasının ardından yüksek oranlı indirim uygulanarak tüketicide gerçekte olduğundan daha büyük bir indirim yapıldığı algısının oluşturulmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Tüketiciye daha önce gerçekte uygulanmamış ya da mevcut durumu yansıtmayan bir fiyatın eski fiyat olarak gösterilerek yüksek indirim algısı oluşturulmasına izin verilmeyecek.
Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen ürünlerde ise indirimli satıştan hemen önce uygulanan fiyat esas alınabilecek. Aynı uygulama hizmetlere yönelik indirimli satış reklamlarında da geçerli olacak.
Yeni kurallar yalnızca doğrudan "Yüzde 50 indirim" gibi ifadeler kullanılan kampanyalarla sınırlı tutulmadı. Tüketiciye indirim veya başka bir fayda sağlanmasını belirli bir koşula bağlayan şartlı satış reklamları da indirimli satış reklamlarına ilişkin hükümlere tabi olacak.
Kampanyanın gerçek niteliğinin tüketici tarafından açık şekilde anlaşılmasını engelleyen ya da teklifin gerçekte olduğundan daha avantajlı olduğu izlenimini oluşturan uygulamalar da incelemeye alınacak.
Reklam Kurulu Aykırı Uygulamalara Yaptırım Uyguluyor
Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu'nun denetimlerinde çeşitli indirim uygulamalarının mevzuata aykırı bulunduğu belirtildi.
Denetimlerde gerçekte uygulanmayan yüksek indirim oranlarının kullanılması, indirim kapsamındaki ürünlerin açıkça belirtilmemesi, kampanyaların başlangıç ve bitiş tarihlerinin gösterilmemesi, stok bilgilerinin tüketiciye doğru aktarılmaması ve indirim öncesi fiyatın gerçeği yansıtmaması gibi uygulamaların tespit edildiği bildirildi.
Söz konusu uygulamalar nedeniyle sorumlular hakkında idari yaptırımlar uygulanabiliyor.

Aldatıcı Reklamlara 39 Milyon TL'yi Aşan Ceza Uygulanabiliyor
Reklam Kurulu'nun değerlendirmeleri sonucunda aldatıcı olduğu belirlenen reklamlar için reklam durdurma cezası uygulanabiliyor. İhlalin haksızlık içeriği ile reklamın yayımlandığı mecra da dikkate alınarak mevzuatta belirlenen alt ve üst sınırlar arasında idari para cezası verilebiliyor.
Ticaret Bakanlığı, söz konusu idari para cezalarının 108 bin 370 TL ile 39 milyon 916 bin 524 TL arasında değişebildiğini açıkladı.
1 Ağustos 2026'da yürürlüğe giren Yönetmelik değişikliği yalnızca indirimli satış reklamlarını kapsamadı. Düzenlemeyle hedefli reklamcılık, yapay zeka kullanılarak hazırlanan reklamlar, sosyal medya etkileyicilerinin ticari tanıtımları, çevresel beyanlar ve tüketici değerlendirmeleri gibi güncel reklam ve pazarlama uygulamalarına yönelik yeni kurallar da getirildi.
Bakanlık, düzenlemelerdeki temel önceliğin tüketicilerin doğru ve eksiksiz bilgiye ulaşmasını sağlamak, ekonomik menfaatlerini korumak ve piyasada adil rekabet koşullarını güçlendirmek olduğunu belirtti.
Ticaret Bakanlığı, başta indirimli satış reklamları olmak üzere tüm ticari reklam ve uygulamalara yönelik denetimlerin tüketici haklarının korunması amacıyla kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.




