Asıl ününü, II. Bayezid'in isteği üzerine Farsça kaleme aldığı Heşt Behişt (Sekiz Cennet) adlı Osmanlı tarihine ilişkin eseriyle kazanan Bitlisî, tarih yazıcılığı ile edebi anlatımı bir araya getiren çalışmalarıyla da tanındı.

İdris-i Bitlisî kimdir?

Kaynaklarda İdris-i Bitlisî, Mevlânâ İdris ve Molla İdris adlarıyla geçen Bitlisî, “Hakîmüddin” ve “Kemâleddin” unvanlarıyla da anıldı.

Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1452-1457 yılları arasında dünyaya geldiği kabul ediliyor. Bazı kaynaklarda Bitlis'te doğduğu belirtilirken, daha sonraki araştırmalarda doğum yerinin Tahran'ın güneyindeki Rey'in Sulukân Kasabası olduğu ileri sürüldü.

El yazması bir kayda dayandırılan bu araştırmalarda Bitlisî'nin doğum tarihinin 18 Ocak 1457 olduğu ifade ediliyor.

Babası da önemli bir alim ve devlet adamıydı

İdris-i Bitlisî, eserlerinde kendisinden “İdris b. Şeyh Hüsâmeddin Ali el-Bidlisî” şeklinde söz etti.

Babası Hüsameddin Ali'nin Bitlis'in alim ve şeyhlerinden olduğu, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın Diyarbakır'daki sarayında görev yaptığı ve daha sonra sarayın Tebriz'e taşınmasıyla birlikte burada yaşamaya devam ettiği belirtiliyor.

İdris-i Bitlisî'nin çocukluk ve gençlik döneminde iyi bir eğitim aldığı kabul edilirken, eğitimini hangi hocalardan ve hangi merkezlerde aldığı konusunda kaynaklarda kesin bilgiler bulunmuyor.

Akkoyunlu sarayında görev yaptı

1469 yılında Uzun Hasan'ın başkentini Tebriz'e taşımasının ardından İdris-i Bitlisî'nin de babasıyla birlikte bu şehre gittiği belirtiliyor.

Uzun Hasan'ın ölümünün ardından Akkoyunlu hükümdarları Yakup Bey, Rüstem ve Elvend Bey dönemlerinde görev yapan Bitlisî, nişancı ve divan katibi olarak çalıştı. Bu süreçte bazı hükümdar çocuklarının eğitim ve yönetiminden sorumlu olarak lalalık görevinde de bulundu.

Öztürk Yılmaz kimdir? Hayatı, diplomasi kariyeri ve siyasi geçmişi
Öztürk Yılmaz kimdir? Hayatı, diplomasi kariyeri ve siyasi geçmişi
İçeriği Görüntüle

Akkoyunlu Devleti'nin Safevîler karşısında zayıflaması ve Şah İsmail liderliğindeki Safevîlerin bölgede hakimiyet kurmasıyla birlikte Bitlisî, Osmanlı Devleti'ne sığındı.

II. Bayezid döneminde Osmanlı hizmetine girdi

İdris-i Bitlisî, daha önce Akkoyunlu hükümdarı Yakup Bey adına kaleme aldığı bir tebrik mektubu dolayısıyla II. Bayezid'in dikkatini çekmişti.

Osmanlı hükümdarı tarafından iyi karşılanan Bitlisî'ye maaş bağlandı. Osmanlı sarayında II. Bayezid için özel katiplik ve nişancılık yapan Bitlisî'nin en önemli çalışmalarından biri de bu dönemde ortaya çıktı.

Heşt Behişt'i yazdı

II. Bayezid'in, Osmanlı hanedanına ve devletin geçmişine uygun kapsamlı bir Farsça tarih yazmasını istemesi üzerine İdris-i Bitlisî, Heşt Behişt adlı eserini hazırladı.

Yaklaşık 30 ayda tamamlanan eser, 1506 yılında II. Bayezid'e sunuldu.

Heşt Behişt, Osmanlı tarih yazıcılığında Farsça tarihçilik geleneğinin önemli örneklerinden biri olarak öne çıktı. Bitlisî, tarih anlatımını edebi bir üslupla birleştirerek süslü nesir geleneğinin temsilcilerinden biri oldu.

Ancak eserin devlet erkanı tarafından eleştirilmesi ve Bitlisî'nin beklentilerinin karşılanmadığını düşünmesi, saray çevresiyle arasının açılmasına neden oldu.

Hac yolculuğuna çıktı

Saray çevresiyle yaşadığı sorunların ardından İdris-i Bitlisî, Osmanlı merkezinden uzaklaşmak amacıyla hac yolculuğuna çıkmak istedi.

Hac iznini ancak 1511 yılında alabilen Bitlisî, Kahire'ye gitti. Burada Memlük Sultanı Kansu Gavri ve Mısır ulemasıyla görüştü. Çeşitli çalışmalarını da Mısır sultanına sundu.

Daha sonra Mekke'ye geçen Bitlisî, burada bir süre kaldı. II. Bayezid'in 1512 yılında ölmesinin ardından tahta geçen Yavuz Sultan Selim, Bitlisî'nin İstanbul'a dönmesini istedi.

Yavuz Sultan Selim döneminde doğu siyasetinde etkili oldu

İstanbul'a dönen İdris-i Bitlisî, Yavuz Sultan Selim'in maiyetinde itibarlı bir konuma geldi.

Bitlisî, Osmanlı Devleti'nin doğu siyasetinde aktif rol üstlenirken, Safevîlerin Anadolu'daki faaliyetlerine dikkat çekerek Osmanlı yönetiminin bölgeye yönelik politikasının şekillenmesinde etkili oldu.

Çaldıran Seferi'ne katılan Bitlisî, savaş sonrasında Osmanlı birlikleriyle birlikte Tebriz'e gitti. Burada Osmanlı hakimiyetinin güçlendirilmesi için çalışmalar yürüttü ve kurulan karakol ile gözlemci kuvvetlerin komutasını üstlendi.

Diyarbakır'ın Osmanlı hakimiyetine geçişinde rol oynadı

İdris-i Bitlisî'nin en önemli görevlerinden biri de doğu ve güneydoğu Anadolu'daki yerel yöneticilerle yürüttüğü görüşmeler oldu.

Yavuz Sultan Selim'in emri doğrultusunda Fırat-Dicle Seferi kapsamında bölgedeki aşiret beyleriyle temas kuran Bitlisî, onların Osmanlı Devleti'ne katılmasını sağlamak amacıyla görüşmeler yaptı.

Bitlisî'nin faaliyetleri sonucunda bazı Kürt beylerinin Osmanlı yönetimiyle işbirliği yaptığı ve bölgede Osmanlı hakimiyetinin güçlendiği ifade ediliyor.

İdris-i Bitlisî, bu süreci kendi eserlerinde de anlattı. Ancak söz konusu anlatımlarında yer alan bazı ifadelerin farklı tarihsel değerlendirmelere konu olduğu görülüyor.

Kazaskerlik görevine getirildi

İdris-i Bitlisî, yürüttüğü çalışmaların ardından 1516 yılında merkezi Diyarbakır olan Arap ve Acem Kazaskerliği görevine getirildi.

Bu görev, dönemin en yüksek adli ve idari makamlarından biri olarak kabul edilirken, kazaskerlik makamı daha sonra kaldırılarak Anadolu kazaskerliğine bağlandı.

Bitlisî ayrıca Diyarbakır yönetiminde de bir süre görev aldı. Bıyıklı Mehmed Paşa'nın Mısır Seferi sırasında Diyarbakır'ın yönetimi vekaleten kendisine verildi.

Mısır Seferi'nde görev aldı

Daha sonraki dönemde Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi sırasında da padişahın danışmanları arasında yer alan İdris-i Bitlisî, farklı diplomatik ve idari görevler üstlendi.

Maveraünnehir hanlarına gönderilecek fetihnameleri kaleme alan Bitlisî, Mısır'ın Osmanlı yönetimine geçmesinin ardından bölgede Osmanlı idaresinin oluşturulması sürecinde de görev yaptı.

İdris-i Bitlisî ne zaman öldü?

İdris-i Bitlisî, Kasım 1520'de İstanbul'da hayatını kaybetti.

Kabri, Gümüşsuyu mevkiinde, Kerim Ağa Sokağı ile Gümüşsuyu Caddesi'nin birleştiği noktada bulunuyor.

Bitlisî'nin ailesi hakkında sınırlı bilgi bulunurken, Zeynep Hatun ile evli olduğu ve çocuklarının bulunduğu belirtiliyor. Oğullarından Ebülfazl Mehmed Efendi'nin de babası gibi alim ve devlet adamı olduğu kaydediliyor.

İdris-i Bitlisî'nin eserleri

İdris-i Bitlisî, yalnızca tarih alanında değil, çok sayıda farklı disiplinde eserler verdi.

Başta Farsça olmak üzere Arapça ve Türkçe eserler kaleme alan Bitlisî'nin çalışmalarında tıp, kozmoloji, felsefe, tasavvuf, siyaset, ahlak ve tarih gibi alanlar öne çıkıyor.

Telif, tercüme ve şerh niteliğinde çok sayıda eseri bulunan Bitlisî, şiirlerinde de “İdris” mahlasını kullandı.

Ancak onun en çok tanınmasını sağlayan eser, Osmanlı tarihine ilişkin Heşt Behişt oldu. Eser, Osmanlı tarih yazıcılığında Farsça ve edebi üslubun öne çıktığı önemli çalışmalar arasında yer aldı.

İdris-i Bitlisî, devlet adamlığı, tarihçiliği, edebi kişiliği ve özellikle Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı'nın doğu siyasetindeki rolüyle Osmanlı tarihinin öne çıkan isimleri arasında yer aldı.

Muhabir: İrem Çitak