Yıl içerisinde Güzel Sanatlar Lisesi'nin etkinliğine, hafta içerisinde de Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi'nin düzenlediği bilim-sanat festivaline, dün de sanatçı Çınar Kartal'ın resim sergisini takip etme imkanı buldum.
Mutlu oldum...
Geçtiğimiz hafta sonunda Lise Caddesi'nde eşimle birlikte yürüyüşe çıktık, Terminal İşyerlerine yaklaştığımızda gitarın, vurmalı sazın eşliğinde söylenen şarkıya kendimizi kaptırdık. Bir süre oturup, dinledik. Sonrasında teşekkür edip, kalktık, tebrik etmeyi de ihmal etmedik.
Mutlu olduk...
Yozgat'ın kent merkezinde havaların ısınması ile birlikte insanların volta atıp, zamanını öldürdüğü, öğrencilerin kenar merdivenlerine oturup, sohbet edip, kitap okuduğu, kimisinin müzik, kimisinin karakelem resim, karikatür çalışması yaptığı Cumhuriyet Alanı'ndaki bu renkliliğin yerini tek düzeliğin aldığını gördüm.
Üzüldüm...
Hüzünlendim...
Mutsuz oldum...
Yozgat'ta son yıllarda yeniden sanatsal faaliyetlere yönelik gençlerin ilgisinin bulunduğunu görmek, ne güzel. Ancak, gençlerin bu etkinliklerinin desteksiz kalması da bu güzelliğe ciddi zarar verip, gelişimini engellemekte, moral bozmaktadır.
Yozgat'ın üniversite kenti olmasını arzuluyoruz, istiyoruz.
Bilmem farkındamısınız ama bu isteğimiz sadece lafta kalmakta. Üniversite kenti olmanın gereği yerine getirilmemektedir. Üniversiteler, bulundukları ilde sosyal, kültürel, sanatsal etkinlikleri ile halkın ilgisini çekerken, taleplerinin de gelişmesini sağlar. Üniversite, bu alandaki çalışmaları destekler. Bu desteğe il yönetimleri de katılır.
Hepimiz biliyoruz ki; Bozok Üniversitesi'nde okuyan öğrenciler arasında sanatın her dalıyla ilgilenen çok sayıda genç yetenek mevcut. Ancak bu gençler, sanatsal faaliyetlerini dar bir alan içerisinde, kısıtlı imkanlar içeresinde yapmaya çalışıyor.
Geçmiş zaman diliminde, Kültür Müdürlüğü'nün bulunduğu, ana caddeden girildiğinde ''Abbas Sayar Sokağı'', diğer taraftan girildiğinde ''Kültür Sokağı'' olarak adlandırılan sokağın sanatsal etkinlikler için ''Serbest Bölge'' olarak düzenlenmesini önermiştim.
İtibar görmedi...
Halbuki, o bölgedeki trafik akışı kaldırılıp, gençlerin bölgede sanatsal faaliyetlerini yapmalarına yönelik bir pasaj haline getirilmesi mümkün olabilirdi.
Düşünün bir kere...
Sokağa giriş yapıyorsunuz, her adımda bir gençle karşılaşıyorsunuz. Birisi gitarının teline dokunuyor, diğeri ney'iyini üflüyor, bir başkası çizdiği karikatürleri, hemen yanıbaşındaki yaptığı resimleri, karşısında çektiği fotoğrafları sergileyen gençler, pırıl pırıl. Biraz daha ilerliyorsunuz, boncuklardan yaptığı elişini satarak harçlığını çıkartmaya çalışan bir öğrenciye selam verip, dikkatinizi karşı stantta bulunan oyma eserler çekiyor. Ne güzel olurdu, ama hepsi hayal.
Bir gün hayallerin de gerçek olması dileğiyle...