Amerika'da bir adam lotodan bir milyon dolar kazanıyor, arabasına giderken bir bayan kızının çok ağır, ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve beş yüz bin dolar bulamazsa yarın kızının öleceğini söylüyor.
    Adam hiç düşünmeden parasının beş yüz bin dolarını veriyor.
    Ertesi gün bu olaya şahit olan biri, adama o parayı verdiği bayanın bir dolandırıcı olduğunu ve onu kandırdığını söylüyor. (adam gerçekten de kandırılmıştır.)
    Bu konuşmanın sonunda adam sadece gülüyor, Bu duruma barmen oldukça şaşırıyor.    -Nasıl olur, kadın seni kandırdı hiç mi üzülmedin?
    Barmenin aldığı cevap ilginçtir:
    -Benim sevincim yarın ölecek bir kızın olmaması!
ACI BİR ÖYKÜ
    Askerliğini bitirmiş olan genç askerliğini yaptığı şehirden ailesini aradı:
    -Anne baba, eve dönüyorum, ama sizden bir şey rica ediyorum. Yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum.
    -Memnuniyetle, onunla tanışmak isteriz, diye cevapladılar.Oğulları,
    -Bilmeniz gereken bir şey var diye devam etti.
    -Arkadaşım savaşta ağır yaralandı.
    Bir mayına bastı ve bir koluyla ayağını kaybetti.
    Gidecek hiçbir yeri yok, ve onun gelip bizimle kalmasını istiyorum.
    -Bunu duyduğuma üzüldüm oğlum. Belki onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz.
    -Hayır. Anne,baba,onun bizimle yaşamasını istiyorum.
    -Oğlum,dedi babası,bizden ne istediğini bilmiyorsun.
    Onun gibi özürlü biri bize korkunç bir yük olur.
    Bizim kendi hayatımız var,bunun gibi bir şeyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz.
    Bence bu arkadaşını unutup eve dönmelisin.
    O kendi başının çaresine bakacaktır.
    Oğlu o anda telefonu kapattı.Ailesi ondan bir süre haber alamadı.
    Ama birkaç gün sonra,polisten bir telefon geldi.
    Oğullarının yüksek bir binadan düşüp öldüğünü öğrendiler.Polis bunun intihar olduğuna inanıyordu.
    Üzüntü dolu anne-baba oğullarının cesedini tespit etmek için şehir morguna götürüldüler.
    Onu tanıdılar ve bilmedikleri bir şey daha öğrenince dehşete düştüler:
Oğullarının sadece bir kolu ve bir bacağı vardı.
TAHTA PERDEDEKİ ÇİVİ
    Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. " arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman her sefer bu tahta perdeye bir çivi çak" demiş.
    Genç, birinci (ilk) günde tahta perdeye 37 çivi çakmış.
    Sonraki haftalarda kendi kendine kontrol etmeye çalışmış ve geçen her günde daha az çivi çakmış.
    Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış.
Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüş.
    Gence "bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdelerden bir çivi çıkart (sök)" demiş.
    Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış.
Babası ona "aferin iyi davrandın ama bu tahta perdeye dikkatli bak.
    Artık çok delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak" demiş.
    Arkadaşlarla tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir.
    Her kötü kelime bir yara (delik) bırakır. Arkadaşına bin defa kendisini affettiğini söyleyebilirsin ama bu delik kapanmayacaktır.