Bir buçuk ay gecikmeli gelse de kış kıştır.
    Kardan adam yapıp, kar topu oynadığımız günleri çoktan geride bırakmış olmak kışa bakış açısını da değiştiriyor insanın.
    Kış ayı dert ayı derlerdi büyüklerimiz.
    Kış gelince köylünün ocağındaki ateş daha farklı yanar. Sofrasına düşen aş, yaz boyu verilen emeğin ve dökülen alın terini daha da anlamlı kılar. 
    Bir yazı çalışarak, çalıştığının da karşılığını alarak geçirenler için zaten sorun yok.
    Kış dert ayıydı eskiler için. Özellik de işi, gücü olmayanlara.
    Dert de ne kelime, çile çile çile…
    İşsizlerden bahsetmiştim iki-üç ay önce, kış işsizleri.
    Yazın çalışıp da kış mevsiminde iş bulamayanların hali nicedir acaba?
Biz yerinde görmek için kahvehanelere gittik.
    Yaz boyu boya, beton, demir, kalıp gibi inşaat işlerinde çalışıp da kışın işsiz güçsüz kahvehanede çaresiz vakit öldürenleri gördük, konuştuk.
    Kahvehaneler tıklım tıklım, kimi kışın işsiz, kimi hepten işsiz.
    Kahvehaneler işsiz kaynıyor her kış olduğu gibi.
    Yozgat'ta hava soğuk olunca insanın sadece bedeni değil içi de üşüyor anlayacağınız.
    Yazın simit satarak, belki birkaç çift ayakkabı boyayarak üç, beş kuruş kazananların da ocağına kış çöktü.
    Soğumadı, gelmedi, ha geldi gelecek derken kış fena bastırdı Yozgat'ın üzerine.
    Olsun, bereketiyle gelsin, semadan gelene kimsenin itirazı yok/olamazda…
    Ama semanın altındakilerin hali nicedir diye soran olmalı, sorgulamalı insan kendinden olanı.
    Tebdili kıyafet kuşanmalı çıkmalı sokaklara, halin nicedir ey halkım, bu kış neren açıkta kaldı diyebilmeli.
SİYASET KULVARI
    E, havalar soğudu soğumasına ama siyaset ısındı.
    Hem de ne ısınma, yakıyor dokunanı. Siyaset rüzgarını yalan rüzgarına benzetenler çok.
    Yaklaşan seçim öncesi siyaset rüzgarı deniz dip dalgası gibi derinden esiyor.
    Yalanı, gerçeğini bilmiyorum. Ama sıcaklık şimdiden tavan yapmış durumda.
    Bu kez tersten başlayalım.
    CHP şu sıralar başının derdinde. Ankara'dan gelecek haberlere endekslenmiş durumda.
Çarşaf liste, blok listeler CHP kulislerinde biraz daha konuşulacağa benziyor.
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başındaki kalabalık ne zaman dağılır, genel seçim öncesi yerel siyasete ne zaman şekil verir belli değil.
    Ama dün gazetemize CHP İl Başkanı Ali Keven imzalı bir açıklama geldi. Açıklamada parti tüzüğü doğrultusunda il başkanlığı görev dağılımı yapıldığı yazıyor, bazı isimler telaffuz ediliyordu.
    Genel kurul olmadan bir görev dağılımı olur mu dedim önce. CHP'de genel kurul oldu da bizim mi haberimiz olmadı?
    Bir ara İl Başkanı Ali Keven'e de ulaşmaya çalıştım ama sonuç alamadım.
    Sanırım parti içinde genel kurul olmadan il başkan yardımcılarında görev dağılımı yapılabiliyor.
    Ben bu düzenlemeyi bir anlamda genel merkez paralelinde yapıldı olarak algıladım.
CHP şimdilik böyle. Fazla detay yok görünürde.
    Gelelim MHP'ye… Üç hilal gölgesinde şimdilik sular durgun.
    Ankara'dan gelen haberlere yabancı değiliz aslında.
    Ama oraya bakıp Yozgat'ı yorumlamak şimdilik doğru değil.
    Zaman bakalım ne gösterecek. Ankara'daki hareketlilik Yozgat'ta yeni bir heyecan, yeni bir soluk mu getirecek yoksa, klasik düzen bildik isimler mi sahnede olacak.
    Sanırım fazla konuşmaya gerek yok şimdilik. Bir ara bu durumu Ankara'da MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ekici, Yozgat'ta da bu işin kurmayları ile görüşme imkanımız olur elbet.
    Ak Parti'de işler nasıl gidiyor derseniz, biraz sıcak, biraz bulutlu, biraz da yağışlı…
    Kulisler bir hayli hararetli Ak Parti'de.
    Yozgat'ta aday adayı konusunda bereketli bir genel seçim arefesi olacak gibi.
    Milletvekili sayısı 4'e düşünce aday adayı sayısında düşüş olur düşüncesine kapılanlar zamanla yanıldıklarını görecekler.
    O yanılgıya düşünlerden biri de benim.
    Ak Parti rozeti kime dokunsa soluğu milletvekili cephesinde alıyor.
    Tabi ki herkesin bir hesabı var. Kimi Ankara'dan kimi Yozgat'tan, kimi de daha farklı yönden.Ak Parti'de hava yeni yılı bekleyenlerle daha da ısınacak. Şimdilik Ak Parti için bu kadar konuşmak yeterli.
    Biraz daha zaman.