CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, ülke yönetiminde söz sahibi olan partilerde Yozgat'lıların etkin olmasına karşın, bunun yansımasının Yozgat'ta görülmediğini hatırlattı.
Aslında Tekin bu hatırlatmayı yapan ilk kişi olmadığı gibi, son kişi de olmayacaktır. Zamanla bizlerde aynı cümleleri kurup, ''İsyan'' ediyoruz, ''Nerede devlet!'' diye nara atanlar gibi bizler de ''Nerede seçtiklerimiz!'' diyerek nara atıyor, rahatlamaya çalışıyoruz.
Türk siyasi tarihinin son en az 20 yıllık dönemine damgasını vuran isimlerin arasında Yozgatlı siyasetçilerin ön sıralarda olduğunu görmekteyiz. O yüzden ''Seçmesini bilmiyoruz!'' demek, çok yanlış olur. En iyisini seçiyoruz, gönderiyoruz. Ancak, Ankara'nın havası bizimkilere pek yaramıyor, galiba. Hemen değişiveriyorlar. Ülke siyaseti yapıyorlar, yerelde de ''Eş dost, akrabalara koltuk dağıtımı'' ile sınırlı bir çalışmayla yetiniyorlar.
Üst düzey siyaset yapanların arkasına sığındıkları gerekçelerden birisi ortadan kalktı. ''Atatürk Yozgat'a ceza verdi, onun için yatırım yapılmıyor!'' diyerek, beceremediklerini gizleyebilmek için ortaya atılanın ''koskocaman bir yalan'' olduğu ortaya çıktığından beri yeni baheneler üretmeye başladılar.
Bu bahanelerden birisi ''Yozgatlı proje üretip, getirmiyor o yüzden de yatırım gelmiyor!'' diyorlar ya, o da bahane. Kayseri, Kırşehir, Çorum, Sivas bölünmüş yollar için proje mi üretti?. Hadi yatırım için projeye ihtiyaç duyulur, hizmete yönelik çalışmalar için de mi projeye gerek var?..
Bunu söylediğiniz mana da hemen ikinci bahaneleri ortaya çıkıyor, ''Kardeşim oralar büyük şehir, Yozgat ile bir tutulur mu? Elbette öncelik oralarındır!'' gibisinden, kendisinin bile inanmadığı gerekçeleri sıralayıp, seni de inanmadığı bir konuya inandırmaya çalışıyor.
Yozgat'ın yetiştirip, Türk siyasetine armağan ettiği ve birçoğu önemli görevler üstlenen siyasetçilerin, geldikleri yeri unutmaları, hatırlatıldığında hatırlamaları aslında çok normal. Zira, biz kendi içimizden çıkan insanları unutmayı bir görevmiş gibi algılayan yapıya sahibiz. O yüzden de bizlerin omuzlarını basamak yapanlar da dünü unutup, ''Dün dünde kaldı cancağızım bugün yeni şeyler söylemek lazım!'' diyerek, kendisine yeni bir yol haritası çiziyor. Çizilen bu yol haritasında ise Yozgat'ın adına rastlamanız mümkün olmuyor.
Temel sıkıntımız insan unsuru ve eğitimle ilgili bir durum. Sosyolojik ve psikolojik bir analiz yapılarak, Yozgat insanının beklentilerinin ortaya konulması gerektiğinde, öncelikle varolan bazı komplekslerden kurtulmamız gerekir. Her şeyden önce ''Orası büyük, burası küçük!'', ''Biz onlarla boy mu ölçüşeceğiz!'', ''Bunu yaparsak yanlış anlaşılırız!'' gibi daha bir çok duygulardan arınmadığımız süre içerisinde kısır döngümüz devam edecektir.
Bugün şikayetçi olduğum bir çok konuyla ilgili olarak, elime fırsat geçtiğinde aynısını yapacağımdan eminim. Çünkü benden öncekilerde bu toprağın insanı...