Gıda güvenliği ve tüketici haklarının korunmasına yönelik önemli bir adım atan Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği’nde kapsamlı bir revizyona gitti. Resmi olarak yürürlüğe giren düzenleme ile birlikte, gıda ürünlerinin etiket, ambalaj ve tanıtımında kullanılan ifadelerden görsellere kadar birçok başlıkta yeni kurallar getirildi.
Yeni düzenleme, özellikle tüketiciyi yanıltabilecek pazarlama dili ve görsel kullanımının önüne geçmeyi hedeflerken, şeffaflık ve doğru bilgilendirme ilkelerini merkeze alıyor.
Düzenlemeye göre, ürün içeriğinde gerçekte bulunmayan bir bileşene ait görsellerin ambalajda kullanılması artık mümkün olmayacak. Örneğin içinde gerçek meyve bulunmayan bir üründe o meyveye ait görseller yer alamayacak. Aynı şekilde “çilekli”, “peynirli” gibi ifadeler yalnızca ilgili bileşenin üründe gerçekten bulunması halinde kullanılabilecek.
Sadece aroma içeren ürünlerde ise etiket üzerinde “aromalı” ibaresinin açık ve anlaşılır şekilde belirtilmesi zorunlu hale getirildi. Bu sayede tüketicinin ürün içeriği konusunda yanıltılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Pazarlama stratejilerinde sıkça kullanılan bazı ifadeler de yeni düzenleme ile ciddi şekilde kısıtlandı. Endüstriyel üretim gıdalarda “ev yapımı” ifadesinin kullanımı tamamen kaldırıldı.
Bunun yanı sıra “%100 doğal”, “en doğal”, “hakiki” gibi doğrulanması güç ve abartılı ifadeler de yasak kapsamına alındı. “Doğal” ifadesinin kullanılabilmesi ise artık belirli şartlara bağlandı; ürünün hiçbir katkı maddesi içermemesi gerekiyor.
Ayrıca “günlük” ifadesi yalnızca raf ömrü 24 saat olan ürünlerde kullanılabilecek. Ambalajlı ürünlerde “taze sıkılmış” ya da “fırından taze” gibi tüketicide yanlış algı oluşturabilecek ifadelerin kullanımı da yasaklandı.
Yeni düzenleme, çocukların korunmasına yönelik önemli kısıtlamalar da içeriyor. Buna göre, çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilecek ambalaj tasarımlarına izin verilmeyecek.
Özellikle şiddet çağrışımı yapan ya da olumsuz algı oluşturabilecek figürlerin kullanımı yasaklanırken; klozet, silah, kafatası, beyin ve göz gibi sembollerin ambalajlarda yer alması uygun görülmedi. Buna karşılık gülümseyen yüz veya nazar boncuğu gibi semboller bu kapsam dışında bırakıldı.

Bitkisel bazlı ürünlere yönelik etiketleme standartları da yeniden düzenlendi. Buna göre vegan ve vejetaryen ürünlerde, hayvansal gıdaları çağrıştıran “süt”, “peynir” ve “yoğurt” gibi ifadelerin kullanımı yasaklandı.
“Vegan peynir” gibi doğrudan hayvansal ürün çağrışımı yapan isimlendirmelere izin verilmezken, “bitkisel bazlı içecek” gibi daha doğru ve açıklayıcı ifadelerin kullanılabileceği belirtildi. Ayrıca bu ürünlerin hayvansal gıdaların birebir alternatifiymiş gibi sunulmasının da önüne geçilecek.
Düzenleme ile birlikte “katkısız” ve “içermez” gibi ifadelerin kullanımına da net kurallar getirildi. “%100 katkısız” gibi kesinlik içeren ifadeler yasaklanırken, bir ürünün içermediği bileşenler üzerinden pazarlanmasının önüne geçilmesi hedeflendi.
Bu kapsamda “palm yağı içermez” veya “glukoz şurubu içermez” gibi ifadelerin yanıltıcı olabileceği değerlendirilerek kullanımına sınırlamalar getirildi.
Düzenleme yalnızca ambalajlı ürünlerle sınırlı kalmadı. Restoran, kafe ve benzeri toplu tüketim yerlerinde sunulan gıdalar için de yeni bir zorunluluk getirildi.
Buna göre işletmeler, sundukları ürünlerin içerik bilgilerini ve enerji değerlerini; menüler, karekod uygulamaları, dijital ekranlar veya benzeri araçlar üzerinden tüketiciye açık ve anlaşılır şekilde sunmakla yükümlü olacak.
Yeni kuralların hayata geçirilmesi için işletmelere belirli bir geçiş süresi de verildi. Zincir restoranlar ve toplu tüketim yerlerinin 1 Temmuz 2026’ya kadar düzenlemelere uyum sağlaması gerekiyor. Daha küçük ölçekli işletmeler için ise bazı uygulamalarda 2027 yılı sonuna kadar süre tanındı.
Uzmanlara göre söz konusu düzenleme, tüketicinin doğru bilgilendirilmesini sağlarken, gıda sektöründe daha şeffaf ve güvenilir bir piyasa yapısının oluşmasına katkı sağlayacak. Yeni kuralların uygulanmasıyla birlikte, özellikle yanıltıcı etiket ve ambalaj kullanımının önemli ölçüde azalması bekleniyor.





