Almanya Mektubu/ Yakup Tufan
" Bugün, Avrupa’nın tam ortasında, Nicolas Sarkozy’nin kaptanlığını yaptığı Fransa, okyanus sularında pusulasını kaybetmiş gemiye benziyor.
Attığı sert adımlarla, çıkardığı kanunlar ve uyguladığı usüllerle Fransa, demokrasi ve insan haklarını hiçe saymaktadır.
Esasen kendisi de bir göçmen çocuğu olan Sarkozy, iktidara geldiği günden beri, ülkede bulunan göçmenlerin haklarını kısıtlamaya ve onları devamla dışlamaya yönelik siyaset yapmayı kendisine gaye edinmişe benziyor.
Sarkozy’nin UMP-“Union pour un mouvement populaire”( Halk Hareketi için Birlik) partisi ve onun iktidarı, ülkede yaşayan göçmenleri, potansiyel tehlike ve potansiyel suçlu gibi değerlendirmeyi prensip haline getirmiş bulunmaktadır. Es kaza, göçmenlerden biri, bir suç işlemiş olsa, -ona demir yumrukla muamele etme- fırsatını kullanmaktan asla geri durulmamaktadır.
Fransa İçişleri Bakanı Bruce Hortefeux, daha da ileri giderek, ciddi(?) suça karışan göçmen kökenli Fransız vatandaşlarının -vatandaşlıklarının ellerinden alınması- talebinde bulunmaktadır.
Hortefeux’ün bu tür çıkışları, hükümetin ve Cumhurbaşkanı N. Sarkozy’nin tutum ve davranışları, esasen -göçmenlere Fransa’yı dar getirme ve onları canlarından bezdirme- gayesi gütmektedir.
Fransa, üklede bulunan Romanlar’a( Bulgaristan ve Romanya’dan gelen AB vatandaşları) bir kılıfını bularak uygulamaya çalıştığı sınır dışı etme çabalarıyla bütün AB ülkelerini karşısına almaktan çekinmemektedir. Fransa, bu konudaki AB normlarına riayet etme şöyle dursun, onlara alenen meydan okumaktadır. Fransa, kendisin de birlikte koyduğu AB oyun kurallarını -keyfi davranışlarla- kendi bozmaktadır.
Fransa’da alınan “peçe yasağı” (batıda bilinen tabirle: Burka-Nikab) kararı ise başka “bir hilkat gaibesi”dir. Fransa’da oldukca nadir kullanılan peçe, hükümetin aşırı çabalarıyla bir -suç- haline getirilmek istenmektedir. Fransa’da bir çok ırkcı siyasi parti ve kuruluşlar, korku tellallığı yapmaktalar, her fırsatta müslümanları hedef göstermektedirler.
Geçtiğimiz günlerde Fransa Senatosu genel kurulunda -peçe yasağı- adı altında bir oylama yapıldı. Yapılan oylamada maalesef 246 “evet” 1 “hayır” oyu çıktı. Hatırlanacak olursa bu tasarı 13 Temmuz 2010 tarihinde Meclis genel kurulda da kabul edilmişti. Başta Fransa’da yaşayan Müslümanlar olarak, Avrupa ve bütün dünya Müslümanlarını rencide eden ve asla kabul edilemez olan bu kanunla Fransa, tam anlamıyla -abesle iştigal etmekte-dir.
Fransa’da öteden beri özellikle aşırı sağcı FN- “Front National” (Milli Cephe) Fransa’da yaşayan 5 milyon Müslümanı ( 500 bin civarıda Türk) düşman taraf ilan etmektedir. Seçim afişleride FN, siyah çarşaflı müslüman bir kadın ile Cezayir bayrağının nekleriyle boyanmış ve füzeyi andıran minarelerle kuşatılmış bir Fransa haritası hazırlatmıştır. Afişler üzerinde kullandığı ise ”İslamizme Hayır” sloganıdır. FN’nin esas gayesi, bu tür sloganlarla ülkede bir korku ve tedirgenlik meydana getirmektir. FN, Fransa’da her fırsatta -ayrımcılığı, ırkcılığı ve İslam düşmanlığını körüklemek- hedefi gütmektedir.
Fransa, uygulamak istediği anti demokratik kanunlarla, -din ve viçdan hürriyeti, kadınların giyim kuşam hakkı, daha geniş tabiriyle insan haklarını- ayaklar altına alınmaktadır.
Abesle iştigal eden “peçe yasağı kanunu” ise, kamuya açık yerlerde peçeli çarşaf giyenlere 150 Euro, bu giyim için baskı yapanlara bir yıl hapis ile 30 bin Euro’ya kadar para cezası öngörmektedir.
Eğer baskı yapılan kişi 18 yaşından küçük ise bu ihlalden istenebilecek ceza iki misline çıkabilecek”...
Dinslaken/ Yakup Tufan