Foto Muhabiri olmanın getirdiği bir ayrıcalıktan olsa gerek, milli ve dini bayramlarımızda objektife yansıyan karelere bakarak, ''İlgiyi, ilgisizliği'' değerlendiriyorum.
O nedenle son 6-7 yıllık süreç içerisinde gerek milli ve gerekse dini bayramlarımıza olan ilginin azaldığından, ''Zorunluluktan kaynaklanan bir kutlamanın yapıldığından'' sıkça söz eder hale gelmiştim, ne yazık ki...
Bunda gerçekleştirilen organizasyonların da payı elbette büyüktür. Halkın katılımının sağlanamaması, organizasyonların bozukluğuna, düzensizliğine bağlı olduğu gerçeği önümüze çıkmaktadır. Bayramları ''Bayram gibi'' kutlamak yerine, formalitenin yerine getirilmesi olarak algılanması sonucunda, milli ve dini bayramlar, resmi protokolu ağırlamayla sınırlı kalırken, törenlere zorunlu olarak dahil edilen özellikle öğrenci ve öğretmenlere de ''İşkence'' yapılır durumu ön plana çıkmaya başlamıştır.
Yozgat'ta gerçekleştirilen milli ve dini bayramlarda, son yıllarda töreni, etkinliği, coşkuyu yansıtabilecek bir-iki kare fotoğraf çekememe gibi durumuyla kalmanın üzüntüsüne bağlı serzenişlerim de olmuştur, zaman içerisinde. Estetikten yoksun hazırlanan tören alanları, formalitelerle sınırlı etkinlikler, bayraksız, coşkusuz gerçekleştirilen törenlerin verdiği yorgunluğun yükünü, sorumluluğunu taşımaz hale gelmiş, bu nedenle de bu noktada bir kenara çekilmeyi tercih etmiştim.
Cumhuriyetiimizin ilan edilişinin 89'uncu yıldönümü etkinlikleri öncesinde, daha önce gerçekleştirilen yasal düzenlemelere bağlı olarak yaşanılan tartışmaların farklı boyutlara taşınıp, ''Cumhuriyetin kazanımları'' tartışma konusu yapılması karşısında ister istemez kayıtsız kalmak olmadı. O nedenle dünkü yazımı kaleme alıp, bu tiplere ithaf etme ihtiyacı duydum.
Bugün ise, Yozgat'ta Cumhuriyet Bayramı törenlerinin öncekilere oranla daha renkli olmasının mutluluğunu yaşayarak, bunu paylaşmayı tercih ettim.
Yozgat Cumhuriyet Alanı'nda il yöneticilerinin ve protokol üyelerinin dışında vatandaşları ellerinde bayraklarla görmek, Cumhuriyete sahip çıkma adına bir tavır olarak algıladım. Zira son günlerde yaşanılan tartışmalara inat; vatandaşlar, Yozgat halkı elline Türk Bayrağını alıp, çocuğunun, torununun da elinden tutarak Cumhuriyet Alanı'na koşmuş, özellikle Bayrak ve Flamalar ile Mehmetçiklerin resmi geçiti sırasında yürekten alkışlayarak, ''Cumhuriyetin sahibi olduğunu'' ortaya koymuştur. Objektife yansıyan fotoğrafı böyle okudum, böyle yorumladım.
Tören sonrasında dağılan vatandaşların söylemleri de bu tezimi doğrular nitelikteydi. İki kendi arasında konuşurken, birinci şahıs, ''Törende kamyonun, kepçenin ne gereği var?'' diye sordu. İkinci şahıs yanıtını, ''Bunlar Cumhuriyetin bize sunduğu imkanlar, nereden nereye geldiğimizin göstergesidir'' diye verdi.
Dini ve Milli Bayramlarımızın anlamlarına uygun olarak kutlanması dileği ile bir kez daha çifte bayramımızı kutlar, sağlık, huzur ve mutluluklar dilerim.
_______________________________________
Takımı tanıyamadım!
Yimpaş Yozgatspor, pazar günü konuk ettiği Oyak Renault takımı karşısında tel tel döküldü, yine bir puana razı oldu. Aslında, ortaya konulan mücadeleye bakıldığında rakip bize bir puanı hediye etti, kendisi de bir puanı razı bir havaya bürünmesi nedeniyle.
Önceki maçlarda yenilmesine rağmen bu kadar ümitsiz değildim ama bu hafta tam anlamı ile hayal kırıklığı yaşadım. Yapılan hataların geçici olduğunu, zaman içerisinde bu hatalardan ders çıkartılıp, daha iyi bir performans sergilenebileceğini düşünüyordum. Ne yazık ki; Yimpaş Yozgatspor geçen bunca süreç içerisinde iyiye gitmek yerine daha kötüye gitti, gidiyor.
Bir mücadele yok. Hatalar zinciri birbirini kovalıyor. Serbest vuruşlarda takım dizilişi gol atmaya yönelik değil, sadece ceza alanı içerisinde kalabalık oluşturmakla sınırlı. Seken top rakibin önünde veya yandan taca çıkıyor.
Kırmızı siyahlı ekipte forma giyen futbolcuların kendilerine güveni yok. Kendisine güvenmeyen futbolculardan oluşturulan kadro ise takım olma özelliğinden yoksun. Yardımlaşma sıfır. Oyunu yönlendirme yok.
Rakip uzun topla ceza sahasına giriyor, elini kolunu sallayarak topu kalemize gönderiyor. İsabetli vuruşlarda top kalemizde filelerle buluşuyor, isabetli olmayanlar ise avutla sonuçlanıyor.
Atak yapan bir takımın futbolcuları rakip alana yerleşip, herkes top beklerken yan pas yaparak, geriye döner mi?...
Dönmez...
Dönüyorsa o takım takım değildir, futbolcuları takım oyununu bilmiyor demektir. Takım oynundan bi haber olan takıma da güvenmek, inanmak boş yere kürek çekmekten ibarettir.
Yimpaş Yozgatspor, yarın Ziraat Türkiye Kupası'nda Bandırmaspor ile karşılaşacak. Bu maçtan galibiyetle ayrılabilir. Bir üst tura da çıkabilir. Ama bu kimseyi kandırmasın. Bu haliyle bu ekip bir adım öteye gidemez. Sıkıntı yaratır. Biran önce gerekli tedbirlerin alanması gerekir.