Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, doğum borçlanması ve Bağkur–SSK statü geçişlerinde yapılan hataların ciddi hak kayıplarına ve yıllarca gecikmeye yol açabileceğini belirtti.
YouTube yayınında izleyicilerden gelen soruları yanıtlayan Erdursun, birebir danışmanlık görüşmelerinden örnekler paylaşarak sistemde en sık yapılan yanlışlara dikkat çekti. Uzman isim, özellikle bilinçsiz yapılan doğum borçlanmaları ile şirket ortaklarının Bağkur statüsünde uzun süre prim ödemesinin emeklilik planlarını olumsuz etkilediğini söyledi.

“Doğum Borçlanması Her Zaman Avantaj Sağlamaz”
Erdursun’un paylaştığı örneklerden biri 1987 doğumlu ve 2006 sigorta girişli bir kadın çalışan oldu. Söz konusu kişinin:
4A (SSK) kapsamında 2.863 gün
Banka sandığına tabi 2.034 gün
Toplamda ise 4.897 gün primi bulunuyor.
Şirket ortağı olan ve aynı zamanda sigortalı çalışan kadın, 360 gün doğum borçlanması yapmış ancak bu borçlanmanın gerekliliğini net biçimde ortaya koyamamış.
Erdursun’a göre bu sigortalı 58 yaşında, yani 2045 yılında emekli olabilecek. Önünde yaklaşık 19 yıl bulunduğunu belirten uzman isim, mevcut prim gün sayısıyla doğum borçlanmasını ödemese dahi emeklilik hakkı elde edebileceğini ifade etti.
“Yanlış zamanda yapılan borçlanma, gereksiz mali yük anlamına gelebilir” diyen Erdursun, her borçlanmanın mutlaka avantaj sağlamadığını vurguladı.

“25 Yıl Sigortalılık” Yanlış Anlaşılıyor
Kamuoyunda sıkça karıştırılan “25 yıllık sigortalılık süresi” konusuna da açıklık getiren Erdursun, bu sürenin aralıksız prim ödeme anlamına gelmediğini belirtti.
Uzman isim, 25 yılın ilk sigorta başlangıcından itibaren geçmesi gereken süreyi ifade ettiğini, 25 yıl boyunca kesintisiz prim ödemenin ise yaklaşık 9.000 güne karşılık geldiğini hatırlattı.

Bağkur Detayı Emeklilik Şartını Değiştirebilir
Şirket ortaklığı bulunan sigortalılar için Bağkur statüsünün belirleyici olduğuna dikkat çeken Erdursun, son 2.520 günün 1.261 gününden fazlasının Bağkur kapsamında olması halinde emeklilik şartlarının 4A’dan çıkıp Bağkur’a döneceğini söyledi.
Bu durumun 9.000 gün prim şartı anlamına geldiğini vurgulayan Erdursun, şirket ortaklığı devam ettiği sürece yaş şartı gelmemiş olsa bile Bağkur primi ödenmeye devam edileceğini kaydetti.
“19 yıl boyunca Bağkur primi ödemek hem gün sayısını hem de maliyeti ciddi şekilde artırır” değerlendirmesinde bulundu.
10 Yıllık Fırsat Nasıl Kaçtı?
Bir diğer örnekte ise 1973 doğumlu bir erkek çalışanın durumu paylaşıldı. Bu kişinin ilk sigorta başlangıcı 11 Haziran 1990 olmasına rağmen yıllarca bunu bilmediği aktarıldı. 17 yaşında kısa süreli bir işte çalıştıktan sonra ayrılan sigortalı, başlangıç tarihini unutmuş ve ancak 2018’de e-Devlet üzerinden kontrol ettiğinde 1990 girişini fark etmiş.
Bu başlangıca göre 47 yaşında ve 5.450 günle emekli olma hakkı bulunduğunu belirten Erdursun, primler tamamlanmış olsaydı 2019 yılında emekli olunabileceğini söyledi.
Şu anda 2.835 günü bulunan sigortalının iki çocuk için doğum borçlanması yapması halinde yaklaşık 507 bin TL ödeme yapması gerektiğini belirten Erdursun, iki yıl erken emeklilik için ödenecek bu tutarın, elde edilecek maaş avantajından daha yüksek olabileceğine dikkat çekti.
Bu nedenle doğum borçlanmasını önermediğini ifade eden Erdursun, 3.600 günü tamamlayarak son 1.261 günü 4A kapsamında planlamanın ve 58 yaşında emekli olmanın daha rasyonel bir tercih olacağını kaydetti.

Bağkur’dan Emekli Olan Daha Düşük Maaş Alabilir
Erdursun, 15 yıl tavandan SSK’lı çalıştıktan sonra 5 yıldır Bağkur primi ödeyen bir beyaz yakalı örneği üzerinden de önemli bir uyarı yaptı.
Bu kişinin 20 yıl daha en düşük Bağkur primi ödemesi halinde ciddi maaş kaybı yaşayabileceğini belirten uzman isim, Bağkur’dan en düşük primle emekli olanların maaşının, SSK’ya kıyasla yaklaşık yüzde 30–35 daha düşük olabileceğini ifade etti.
“Her Detay Kontrol Edilmeli”
Erdursun’un en net mesajı ise şu oldu:
Sigorta başlangıç tarihi, toplam prim günü ve hangi statüden emekli olunacağının mutlaka detaylı şekilde analiz edilmesi gerekiyor.
“Küçük gibi görünen bir detay 10-12 yıl geç emekliliğe neden olabilir” diyen Erdursun, özellikle EYT dışında kalan vatandaşların karar vermeden önce kapsamlı hesaplama yapması gerektiğini sözlerine ekledi.




