Bu kararım ve nikah'ımızın ardından hayat'ım bir anda değişti.
Aradan 10 ay geçmiş ve ben bu süre zarfında, bu yaşıma kadar yaşamadığım olgunluğu, sabrı ve hasreti çektim.
Acıları iliklerime kadar yaşadım ama ne sevgim'den, ne eşim'den asla vazgeçmedim.
Ben ki evlendiğim o güne kadar zannederdim ki bir anne, baba için kız evlat'da, erkek evlat'ta aynı'dır, eşittir.
Oysa hep kapalı gözlerle görmüşüm olayları. Anladım ki, evlenince bizim anadolu'da hala o eski muhafazakar, dar düşünce hala değişmemiş.
Değişmez de bunu anladım. Erkek evlat, farklı, özel.
Kız çocuğum'u okumasın, dizimin dibinden ayrılmalısın.
Hiç birşey bilmesin. Hep bize mahkum olsun.
Hiç bir yere gitmesin, gözü açılmasın! düşünceleri malesef hala geçerli anadoluu'da ve doğu'da.
Evet tamam herşey çok hızlı değişiyor, bilim, teknoloji bundan 20-30 yıl önce ki gibi yerinde kalmadı, kalmayacakta, ama bu bağnaz, bencil, kendini eğitimli bir o kadarda akıllı olduğunu zanneden o bencil anne, baba değişmedi, Beyinleri, düşünceleri hiç gelişmedi, hep kaybettiler.
Yazık, hem de çok yazık bu topluma. Bunca yanlış'a bunca bağnaz düşünceli, kafaları örümcek bağlamış bu büyüklerimiz, yalnızca teknoloji ile ileri gidemez önce o eskimiş zihniyetlerini değiştirsinler.
Bütün anne ve babalara sesleniyorum. Aile'de sakın ola ki evlat ayrımı yapmayın. İnsan insandır.
İnsan'nın kadını, erkeği farklı katagorilere konularak, farklı muamale yapılarak, o zavallıçocukların psikolojileri ile oynamayın.
Bu ülke'nin bir tek erkek'lere ihtiyacı yok, olamazda.
Eğer toplumu oluşturan en yüce, en kutsal birim olan aile de anne yada baba eğir kendini yetiştirememiş ise o aile'nin bu toplum için sağlıklı nesiller yetiştirmesi de imkansız'dır.
Bugün hala doğu ve Anadolu'da bunu nice örnekleri var.
Tıpkı Yozgat gibi, bencil, bağnaz düşünceleri bu insanlarla bu şehir kalkınmaz. Yerinde sayar.
İşte kız evlat, işte erkek evlat! Sorarım size fark nerde?
Baba'ya sesleniş
Seni ne kadar sevdiğimi hiç bilmezsinBir kez olsun beni dinlemezsin
Hep kavgalarla, savaşlarla ve dinmek bilmeyen acılarla bak beni kaybetmektesin
Oysa ki ben seni nasıl sevdim bütün herşeye rağmen bak hala yüreğimdesin!
İnan, inan bana sen benim canımsın, kanımsın biricik babamsın!
Bilirim taşıdığın sorumluluk ağır ve sen her geçen gün biraz daha yıpranmaktasın
Sen hep gelecek için kaygılanmaktasın.
Korkma; umutlu ol, Babam unutma ki beni hayat'a sen ve annem hazırladın
Hem kendini hem bizi boş yere üzmektesin
Dilerim ki, Yaratan'ımdan yüzünden tebessüm'ü yüeğinden sevgi ve umudu hiç eksilmesin
Vakit daha geç olmadan, ölüm denilen şey kapımızı çalmadan.
Seni, nasıl sevdiğimi artık anlamalısın.
Ne olur, artık aramızda ki bu anlamsız savaş, kavga dinsin (bir son bulsun)
Unutmma ki, hayat denilen şey çok kısa
Hadi gel tut elimden, sen benim baş tacımsın
Bırakta, artık yeni gelen günde yüreğinde Sevgi çiçekleri açısn! (Yeniden açsın)