Kararın, özellikle icra takibi, tahliye baskısı veya benzeri nedenlerle fazla ödeme yaptığını iddia eden kiracıların açacağı davalar açısından emsal oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Uyuşmazlık fazla ödeme iddiasıyla başladı
Dosyadaki bilgilere göre kiracı, 3 Ağustos 2022 tarihinde kiraladığı taşınmazın kira bedellerini her ayın 15'inde ev sahibinin eşinin banka hesabına yatırdığını belirtti.
Kiracı, kira ilişkisi boyunca tahliye edilmekle tehdit edildiğini ve elektriğinin kesileceği yönünde baskıya maruz kaldığını öne sürdü. Daha sonra kira borcu bulunduğu iddiasıyla hakkında icra takibi başlatıldığını ifade eden kiracı, süreçte toplam 9 bin 822 lira fazla ödeme yaptığını ileri sürerek bu tutarın iadesi istemiyle dava açtı.

İlk derece mahkemesi davayı reddetti
Davayı inceleyen ilk derece mahkemesi ise talebi kabul etmedi.
Kararda, söz konusu ödemenin ödeme emri kiracıya tebliğ edilmeden ve icra takibi kesinleşmeden önce yapıldığı belirtilerek davanın reddine karar verildi. Mahkeme ayrıca kiracının karşı tarafa 18 bin lira vekâlet ücreti ödemesine hükmetti.

Dosya Yargıtay'a taşındı
İlk derece mahkemesinin kararının ardından Adalet Bakanlığı, kararın hukuka aykırı olduğu değerlendirmesiyle dosyayı kanun yararına bozma istemiyle Yargıtay'a taşıdı.
Başvuruyu inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın zorla tahsil edilen icra ödemesinden değil, hukuki sebep bulunmaksızın fazla tahsil edildiği iddia edilen kira bedellerinin iadesinden kaynaklandığını değerlendirdi.

Esasın incelenmesi gerektiğine karar verildi
Yargıtay, ilk derece mahkemesinin davayı usul yönünden reddetmesini hukuka uygun bulmadı.
Kararda, fazla tahsil edildiği ileri sürülen kira bedellerinin geri alınıp alınamayacağı yönünde davanın esasının incelenmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı kanun yararına bozuldu.
Yüksek Mahkeme ayrıca, kiracı aleyhine hükmedilen 18 bin liralık vekâlet ücretinin de karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine uygun olmadığı değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlar, kararın her kira uyuşmazlığında otomatik olarak iade anlamına gelmediğini, ancak hukuki dayanağı bulunmadan fazla tahsilat yapıldığı iddialarında kiracıların iade talebinde bulunabileceğine ilişkin önemli bir emsal niteliği taşıdığını belirtiyor.




