Uzun yıllara Yerköy de bulunmamızın anısına Yerköy de bir çok dostumuz arkadaşımız olmuştur. Coşar İnşaatın Sahibi Ertuğrul Coşar beyle hiç görüşmemiz tanışmamıştım. Şahsını ve çalışmalarını biliyor kendisini tanıyordum.
    Ancak bir vesile bulup yanına hiç girmemiştim. Gazete ve televizyon çalışmalarımız olmuştu. Bir dönme Ertuğrul Bey siyasi çalışmalarda da bulunmuştu.
    Yozgat Sevdası kitabını çıkardıktan sonara bir vesile bulup Ertuğrul Coşar beyle tanışmak üzere bürosuna gittim. Kısa bir tanışma sürecinden sonra Yerköy siyaseti ve Türkiye gerçekleri üzerine bir sohbetimiz oldu. Sitemlerini dile getirdiler.
    Türkiye siyasetini masaya yatırıp eleştirilerde bulundular. Ülkenin bölünme tehlikesine karşılık birlik ve beraberlik içinde olmamız gerektiğini vurguladılar.
    Yanlış politikaların Allah Korusun ülkemizi bölünme noktasına getirdiğini ifade ettiler.
    Onunla Yerköy’le ilgili düşüncelerimi paylaştım. Uzun bir süre Yerköy de kaldığım için Yerköy gerçeklerini çok iyi biliyordum.
    Yerköy le ilgili araştırmalarım olmuştu. Yerköy’ün sorunlarını dile getiren bir dizi toplantılar yapmış, televizyonlarda gündeme taşımış, bunları yüksek sesle ifade etmiştim. Yerköy’le ilgili kaygılarımı belirttim.
    Yerköy’ün sahipsizliğine, siyasilerin ilgisizliğine, ekonomisinin durma noktasına geldiğine dikkat çektim.
    Ertuğrul Coşar beyi yeni tanıyordum. Kendisini İlk kez dinliyordum. Belli ki o da Yerköy de sivri çıkışları ile dikkate çeken isimlerden.
    Duygu ve düşüncelerini tepki noktasında yüksek sesle dile getirmekten çekinmedi. Sitemlerini, endişelerini haykırdı.
    Türk Milliyetçiliğini üzerine basa basa vurgulayarak devleti dolandıran sahtekarlara duyduğu nefreti , öfkeyi ifade etti. Prensibinin çalışmak, üretmek ve insana hizmet etmek olduğunu söyledi.” Ben işimi yapıyorum, çalışıyorum, üretiyorum, para kazanıyorum, mutluyum” diyordu.
    Her vesileyle bir araya geldiğimiz ortamlarda Yerköy’ün sorunlarını dile getirdiğim bir gerçektir. Yerköy de siyasetçi, devlet adamı, sivil Toplum örgütleri pasifliği söz konusu, Yerköylü siyasetçi yetiştiremiyor,  çalışkan azimli belediye başkanı çıkaramıyor, eğitimde, ekonomide siyasette zayıf kalıyor. Yerköy’ün bu konulardaki eksikliğini Ertuğrul Coşar beyle karşılıklı konuşarak dertleştik.
    Yerköy her geçen yıl geriye gidiyor, göç veriyor, ekonomisi zayıflıyor ve aydınları tepki göstermiyor. Toprağı verimli, kaplıcaları şifalı, tarımı, ticareti, ziraatı göz dolduran bir ilçe ama aktif sirayetçisi, aktif iş adamı ve aktif çalışanı yok.
    Bu şu anlama gelmeli Yerköylü uyanmalı, birlik ve beraberlik içinde olmalı, kendi sorunlarına sahip çıkmalı. Kalkınmayı ve gelişmeyi başkalarından beklememeli.
    Coşar İnşaatın sahibi Ertuğrul Coşar beyle bunları konuştuk. Ertuğrul beyin bu denli duyarlı birisi olduğunu bilmiyor, kendisini bu manada tanımıyordum. Ayakları üzerine duran, üreten, çalışan iş yapan ender insanlardan birisi olduğunu öğrendim ve kendisini takdir ettim. Çalışmaların hakkında bilgi edindiğim, gençliğine ve heyecanına tanık olduğum bu güzel iş adamını kutlayarak ayrıldım bürosundan…
    Bildiğiniz gibi “Alan ele değil veren el olmak” düsturuna bağlı insanlar olarak alın teri ile kazanmanın gerekliliğine inanıyoruz. Üreten, çalışan ve kazanan kazandığını da insanlar için harcayan kişilerin makbul olduğunu düşünüyoruz..
    Çalışmayan, üretmeyen, miskin miskin oturan insanlarla bir yerlere varmanın imkansız olduğunu da takdir edenlerdeniz…Bu insanlarla bir yerlere varmanın mümkün olamayacağını da biliyoruz.… O halde çalışkan, üretken hayırsever iş adamlarımızın sayısını çoğaltıp hizmette yarışmanın çabasında olmalıyız..Yozgat’ta Yerköy de Ertuğrul Coşar gibi çalışana ve işinde gücünde olan, inansımıza sahip çıkan İş adamlarını takdir etmemiz  gerekiyor..Ülkemiz onların emek ve alın terleriyle  kalkınacaktır…