Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Şerafettin Akyüz beyi makamında ziyaret ettik. Bir devlet politikası olarak geliştirilmeye ve teşvik edilmeye çalışılan “Koruyucu Aile”  projesiyle ilgili bilgiler almak istedik. Olumlu ve olumsuz manada tartışılabilir ama, bu çocukların topluma kazandırılabilmesi için koruyucu aile modeli bir çözüm olarak geliştirilebilir.

Ne yazık ki, toplumda ailevi huzursuzluklar artmaya başladı. Yuvaların dağılması çocukları ve anneyi perişan ediyor. bunun yanında bir de anne ya da babasını kaybetmiş çocuklar var. bu çocukların korunması, topluma kazandırılması gerekiyor.  Yurt ve yuvalar ne kadar rahat olsa da bu çocuklara aile sıcaklığını, aile sevgisini veremiyor.

Koruyucu aile nedir? Hayata tutunacak dalı kalmamış, bir şekilde ortada kalmış, parçalanmış ailelerin veya terk edilmiş çocukların yetiştirilmesi, koruma altına alınması demektir. Bunu bir aile içerisinde –aile ortamında-ele alıp koruma modelidir. Aile sıcaklığını o çocuğa vermek, onu hayata ve topluma kazandırabilmektir.

Eskilerin “Evlatlık almak” tabirine uygun bir söylem. İktidar bunu bir devlet politikası olarak geliştirmek ve zenginleştirmek istiyor. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Şerafettin Akyüz hoca güzel bir ifade kullandı. “Koruyucu Aile olmak isteyen “Gönül Elçilerinin” asıl hedefi para olmamalı, hizmet ve sevgi olmalıdır” dedi. Bu cümlesinin altını çiziyorum. Bu işi para için değil, Allah rızasını kazanmak ve bu çocukları evlat gibi bağrına basmak isteyenler bu işe talip olmalı, ben bunu anladım bu söylemden.

Tamam devlet baba bu çocuklar için koruyucu ailelere bir para ödemek istiyor. Bakım ve ihtiyaçlarını ben karşılarım diyor. Aileye düşen de ona sevgiyi verebilmek ve onu hayata ve topluma kazandırmaktır. Şöyle bir baktığınızda oldukça hayırlı oldukça sevap bir hizmete talip oluyorsunuz demektir. Tabii ki, bu işin bir sorumluluğu bir vebali vardır.

Devletin izniyle evinize aldığınız bu emaneti kendi çocuğunuz gibi yetiştirmek, kendi yavrunuz gibi bağrınıza basmak ve aile sıcaklığını, anne-baba şefkatini onlara vermek zorundasınız. Bu sorumluluğu ve vebali ağır olan bir yük. Bu yükü almaya değer mi? Şöyle düşündüğünüzde “Değer” derim.

Bir evlat gibi bakacaksınız, okulunu eğitimini takip edeceksiniz, onu aileden biri kabul edip, hanenizde o sıcaklığı vereceksiniz. Büyüyecek, gelişecek, iş sahibi olacak, yuva kuracak ve hayata tutunacak. Bundan daha güzel, bundan daha anlamlı bir hizmet, bir sevap olabilir mi?

Devlet Baba ne diyor? “O çocuk benim himayemde, benim korumam altında, ihtiyaçlarını da ben karşılarım. Hizmetin karşılığında sana para öderim, ama sevgi ve şefkati, merhameti koruyucu aile olarak sen vereceksin” diyor. İşin özeti bu. Toplum adına, insanlık adına çok kutsal, çok muhterem ve çok hayırlı bir görev üstlenmek demektir. Hayata kazandıracağınız o çocuğun mutluluğu ve sevinci-sevabı size yeter de artar bile.

Evet bu güzelliğe talip olmak isteyen aileleri Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğümüz bekliyor. Müracaatınızı yaparak bir dosya oluşturmanızı, yaş ve cins belirterek müracaatınızı tamamlamanızı istiyorlar. “Buyurun gelin, sizi bilgilendirelim, koruyucu aile modelini anlatalım” diyorlar.

Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ile işbirliği içinde sahipsiz-kimsesiz ya da terk edilmiş bu çocukların yararına hizmet vermeye kendini hazır hisseden her T.C. vatandaşı, koruyucu aile olmak için başvuruda bulunabilir. Bu hizmeti toplum ve insanlık adına faydalı ve sevap hisseden, yuvasında-hanesinde onlara sıcak bir aile sevgisi yaşatmak isteyen herkes “Koruyucu Aile” olmaya hazır demektir. Herkesi ama herkesi bu çocuklar adına, toplumumuz adına şöyle bir 10 dakika düşünmeye davet ediyorum. Haydi kararınız hayırlı olsun.