TÜRKİYE'nin önemli tarım bölgelerinden biri olarak kabül edilen Yozgat, aynı zamanda en fazla göç veren iller arasında ilk sıralarda yer alıyor. Her ne kadar bu yıl açıklanan verilerde artış öngörülmüş olsa da, özellikle kırsal bölgelerden göç durmaksızın devam ediyor. Tarım alanları boş bırakılıyor. Verimli topraklardan ürün alınamıyor, çiftçi 'zarar ettiğini' söylüyor. Üstelik devlet, bir taraftan teşvikler verip, bir taraftan desteklemelerde bulunup, diğer taraftan da kurak toprakların sulanmasına yönelik tesisleri devreye sokuyor olmasına karşın.. Ama göç durmuyor...
Çalış-öde denilmeli
Yozgat'ta çiftçilere verilen hibe desteklerinden yararlanıp, ciddi yatırımlar yapanların sayısı az değil.. Ancak, bunlar yetersiz kalıyor. Dün dedeğindiğim üzere, teşviklerden, hibe desteklerinden yararlanılabilinmesi için, yararlanacak kişinin belirli bir mali güce sahip olması gerekiyor. Bu gücü sahip olmayanlar göç edip, daha farklı alanlarda, garanti işlerde, özellikle de devlet kurumlarında, büyük şirketlerde kendilerine yer edinmenin mücadelesini veriyor. Bunun önüne geçilmelidir..
Burada devlet yönetiminin devreye girmesi gerektiğini düşünüyorum. Yozgat'ın tarım ve hayvancılık ile ilgili haritası çıkartılarak, tarıma dayalı sanayi işletmelerinin, haritada belirlenen ürün modelini göre yerleştirilmesi gerekir. Sanayi yatırımlarının kuruluşun, çiftçiye hibe desteği yerine, hibe için ödenmesi öngürülen rakamlarla bu yatırımlar hayata geçirilmeli. Mali gücü bulunmayan çiftçiler buraya ortak edilip, istihdamları sağlanmalıdır. Hem patron, hem çalışan konumundaki çiftçi, çalışma karşılığında aldığı ücretin bir bölümüyle, ortaklık payını devlet almalıdır. Bu süreç içerisinde devlet yıllar itibariyle payını küçültüp, denetleyici konumuna gelirken, çiftçi hem patron hem üreten olarak yatırımın başında yer almalıdır. İşte 'çalış-öde' modeli böyle bir taslak veya öneri.. Bu taslağın geliştirilermek suretiyle, farklı boyutlara sokulması da mümkündür...
Devlet olmadan olmaz!...
Yozgat'ın gerçek anlamda tarım ve tarıma dayalı sektörlerde söz sahibi olabilmesi, istihdamın bu yönde sağlanabilmesi, üretimin artması için devletin yönlendirmesi olmazsa olmaz.. Bildiğimiz bir gerçek vardır, 'Yozgat insanı görmeden, birileri ilk adımı atmadan' risk almaz. Daha doğrusu, 'risk alma gücü' yoktur. Var olanı da kaybetme endişesi, beraberinde korkuyu ve çekingenliği getirirken, 'garantici' olma eğlimini de öne çıkartmaktadır. Bu durum, Yozgat'ta yaşan insanlar için öyledir, başka illerde yaşayanlar için de aynıdır, değişmez...
Bu model, yani 'çalış-öde' modeli mahalli düzeyde çözümlenebilir mi?. Biraz zor görünmekle birlikte olabilme ihtimali de bulunuyor. Dolaylı, tıpkı Kabalı projesinde olduğu gibi. Ancak, dolaylı yapılan çalışma, atılan adımlar beraberinde sıkıntıları da getiriyor. O nedenle, bakanlığın veya hükümetin belirli bölgeler için bu modeli veya benzerini devreye sokmasında yarar vardır...