Ya çok erken seviyoruz sevmeyeceklerimizi
Yada seçemiyoruz uğrunda ölünecekleri
Değmiyor bazen uğruna yorulduklarımız...
Hani durgun bir denize taş atar gibi
Önce ufak dalgalar sevindiriyor insanı
Sonra büyük dalgalarda boğuluyor
Değmiyor bazen uğruna yorulduklarımız...
Değil görmemeye tahammül etmek
Sesini duymasam yaşayamamlar yalan
Yalanmış onca geçen koskoca zaman
Değmiyor bazen uğruna yorulduklarımız...
Hamalı olduğum kahkahaların nerde
Nerde gözlerinde ki benli sevinçler
Anladım geçiyormuş böyle sevinçler
Değmiyor bazen uğruna yorulduklarımız...
Güneşi Beklerken Doğacak Diye
Güneşi Beklerken Doğacak Diye
Yağmura doluya tutuldu gönlüm,
Sevmek, sevilmek isterken ruhum
Nefreti, kini öğrendi gönlüm.
Bir acı kahvene neler vermezdim
Ömrümü yoluna feda ederdim
Can istersen şayet, canımı verirdim
Bir defa dönüp baksaydın eğer.
İnsan, bir kere ölür bunu bilirdim
Ben her gün ölmeyi senle öğrendim
Melekler yoldaşım olsun isterdim
Azraille nikahım kıyılmış meğer.
Siyahı hiç sevmezdim senden önce
Gözlerin gözlerime değmeden önce
Beni bırakıp gittiğin o gece
Ölüm ne demekmiş onu öğrendim.
Bir çıkışı olmalıydı bu sevdanın
Sayende çektiğim koca azabın
Üstüme yağan bir yığın karın
Erimeyeceğini senle öğrendim.
Dört mevsim değil miydi koca bir yıl
Baharı yazı gelmez mi bu yıl,
Açmayacak anlaşıldı güllerim bu yıl
Kışta kaldığımı çok geç öğrendim...!
Yıldızlar da halime acıdı bu gece
Dilek olup yağdılar bir bir üstüme
Sensiz içtiğim bu son kahvede
Fallara konu oldu, yol oldu bu gece.
Yavaş yavaş kalkayım ben artık
Garsonlar gözüme bakıyor artık
Boş kadehe bakıp ağlamayı da artık
Seninle öğrendim, senle öğrendim, senle öğrendim...!