Herkes düşmüş kendi işinin peşine.
Kimi istifa ediyor, kimisi katılmaya çalışıyor,
Kimisi de bana nereden ne bulaşır peşinden koşuyor.
Bir de bizim kesim var nasılsın diyince KPSS sınav sonucunu anlatan kesim yani...
Bu kesim daha bir ayrı hava...
Almış omuzlarına geçim derdini,
Düşmüş sorumluluklarının peşine,
Kovala kardeşim kovala...
Allah bir gün seninde yüzüne bakacaktır mutlaka kalbini temiz tut...
Çalışmaya, çabalamaya devam et sen çünkü senin daha sıran var, sıranı beklemen lazım.
Garipsin sen, bu gariplik senle gelmedi dünyaya senle de gitmez...
Varmış bu madurluk, hepte olacak gibi görünüyor.
Hadi yine büyüdün sorumluluklarının farkındasın bilirsin neyin ne olduğunu, Allah büyüktür bakar bir gün bizim yüzümüze de dersin, geçer gider bu günlerde dersin.
Ya çocuklar?
Çocuklar ne yapmalı?
Ezilerek başladıkları hayatı böylemi devam etmeli?
Garibin çocuğuda ailesi gibi ezilmeli mi?
Bence ezilmemeli ve ezdirilmemeli!
Yine mi Kaan bu sefer kim ne dedi demeyin,
Merak edin şu turnuvalar varya hani orada bir yarım saatinizi geçirin anlattığım herşeye şahit olacaksınız. Eğer benim gibi düşünmezseniz de vicdanınızdan şüphe edeyim...
Günlerdir yazıyorum miniklerin büyük mücadelesi başlıklarıyla, miniklerin futbol turnuvalarından haberleri, gelişmeleri aktarıyorum günbegün.
İşte orada görülen olaylar varya bir çoğumuzun yüreğini burkacak cinsten.
Siz biliyormusunuz şuan çocukların takıntıları nedir?
Biliyorsunuzdur diye umuyorum ama yinede hatırlatmak amacıyla yazayım sizlerde okuyun...
Futbol turnuvasına çıkan minik yürekler birbirlerine beğendekleri ya da benzemek istedikleri futbolcuların isimleri ile çağırıyorlar. Bu da yetmez gibi bu çocuklar saçlarına onların modellerini verip, futbollarınıda onlara benzetmeye çalışıyorlar.
Tabii ki fiziken benzemeleri çok mümkün değil bildiğiniz üzere,
Onlar için formalar benzesin, ayakkabılar benzesin, saçı benzesin yeter de artar bile...
Fazla şey istedik sanırım ama asıl konu bu değil.
Asıl konu
Orda bir köy varya hani...
Bizim köyümüz dediğimiz köylerden bir tanesi işte.
O köylerden bir tanesi gelir bu turnuvaya,
Çarıksız denen cinsten hani...
Giydirmişler üstlerine kırmızı tuhaf tişörtleri,
Vermişler altlarına 23 Nisan Müsamerelerinde ki çoraplarla, şortları,
Sürmüşler sahaya...
Bizim atalar demişlerya hani
“Saldım çayıra, Mevlam kayıra”
Tam o hesaptan...
Çocuklar nerede olduğunu bilmiyor, şehre geldik çim sahada futbolcular gibi top koşturacağız diyorlar.
Birde karşılarında rakibi görüyorlar ki
Okul eşofmanı,
Futbol ayakkabısı, vs tam bir futbolcu gibi tam teçhisat sahada.
Buyrun maça 1-0 geride başladık.
Bilmiyorum futbol kurallarına ne kadar aykırı bu durum...
Hakem diyor ki “ İki takım formaları da aynı renk ben bu maçı oynatamam!”
O anda Gençlik Spor yetkilileri devreye girip duruma el koyuyor ve futbol forması olmayan bir başka çeşit forma ile olayı tatlıya bağlıyor.
Çocuklarımı soruyorsunuz?
Çocuklar formaları öyle bir üstlerine geçiriyorlar ki duygulanmamak elde değil.
Futbol forması bile değil düşünün işte...
Bu çocuklar bu kadar basit şeylerle mutlu olabiliyorlar.
Bir takımın forması kaç lira eder ki?
Ayakkabısı, topu, herşey dahil 700 TL civarında sanırım.
Böyle zor durumda ki okullara yardım etmek gerekir sanırım ama hayırlı olanı para yardımı değil galiba. Hayırlı olan ihtiyaç duyulan işlerin kendisini tedarik ederek yardımda bulunmak olur diye düşünüyorum.