Yüksek öğrenim kurmu (YÖK)’nun tartışmaya açık o kadar sorunu varki. İnsanın bu kurumun neresi doğru diyesi geliyor.
    Öğrencilerden alınan harçlardan tutunda, çocukların kılık ve kıyafetini tartışan rektörlere kadar ele alınıp irdelenmesi gereken yüzlerce sorunu var. Kabarık harçlarla Anadolu insanının önünü kesen üniversite rektörleri kılık ve kıyafet uygulamaları ve yıllardır Meslek Lisesi’nin önüne koydukları katsayı engeli ile nice tartışmalı kararlara imza atmadılarmı?
Hani ne derler hangi birini sayalım ki? Hangi birini dökelim asıl amacı bilimsel  çalışmayı teşvik etmek, ülkenin gelişmesini, çağa ayak uydurmasını sağlamak olan üniversitelerimiz, rektörlerimiz öğretim görevlilerimiz ve öğrenci nelerle uğraşmıyorlar. Daha dine kadar öğrenci çekişmelerin siyasi olaylardan dolayı “Girilmez” ilan edilen üniversitelerin durumları içler acısı konumdadır. Bu tartışmaları bir başka yazımıza bırakılım da çocuklarımızın dört gözle beklediği “Torba yasadan” söz edelim. Başkanımızdan başkalara herkesin teleffuz ettiği YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın iki yıldır diline doladığı ama bir türkü çıkaramadığı yasadan söz ediyoruz. Konuyu gündeme taşıyalı tam iki yıl oldu. Çocukların ağzına bir bal çaldılar, temcit pilavı gibi durmadan aynı lafı söylüyorlar amane hikmetse yasa bir türlü TBMMeclisine gelemiyor, gelmiyor.
 SON AF SON ÇÖZÜM DENİLİYOR
    Bu yasa yeni bir af tasarısı değil affı köten çözümlüyor dediler. Hem bakan hemdi YÖK Başkanı alladı pulladı kamuoyuna servis etti. 800 bine yakın üniversiteli bu yasayı bekliyor. Yasaya göre üniversitelerde kalma olayı kaldırılıyor. “Öğrenim Hakkı Engellenemez!” gerçeğine dönülüyor.
    Bildiğim kadarıyla tüm Avrupa ülkelerinde ve Kıbrıs’ta çocukların önlerindeki engeller kaldırılmış oluyor. Telaffuz edilen konu budur. Beklenen yasada bu konuya açıklık getiriyor. Üniversitelerde sene sınırlaması kaldırılıyor. Bir şekilde okuldan ilişiği kesilmiş olanlara da yeni bir fırsat tanınıyor. Siyasi yasaklı olanlara ve devlete karşşı işlenmiş suçlara “Evet” demeyiz ama çeşitli nedenlerle okuma hakkı elinden alınmış olan çocuklarında bu hakkı bir an önce iade edilmelidir diyoruz.
    Sitemimiz niye, iki yıldır konuşuluyor, tartışılıyor, çıktı, çıkıyor, çıkacak deniliyor ama ne hikmetse yasa bir türlü TBMMeclisi gündemine getirilmiyor.
    En son Milli Eğitim Bakanı “Söz” dedi, dünde YÖK Başkanı “Ferman” açıklamasını yaptı Bizede inşallah demek düşüyor.. Valla yeter artık lafı çok sürdürdünüz, şu yasayı çıkarın. Yasayı dört gözle bekleyen çocukların yüzünü güldürün. Sene başı geçti, hiç olmazsa yarıyıl tatilinden sonra yürürlüğe girsin., çocuklarımızda bekleme sitresinden kurtulsunlar. Bu söz, son söz olsun bari!..
    Başbakan, Milli Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanı’ndan bu müjdeyi duymak isteyen binlerce mağdur öğrenci var.
    Çocuklar gide gele bakanlıkları aşındırdılar, ne hikmetse seslerini bir türlü duyuramadılar. Sözünü siyasetçi verdi, bu sözü tutmakta onlara kalıyor. Bende aynı şeyi söylüyorum Sözünü siz verdiniz, çocukları umutlandırdınız çıkarında çocukların Morali yerine gelsin, rahat bir uyku uyusunlar. Onların önlerindeki her türlü engeli kaldırın ve sadece ilme, irfana, araştırmaya kapı aralayın.
VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI
    Yozgat’ın tanınmış ailelerinden Avukat ve Yozgat Haber Gazetesi’nin sahibi Sayın Ruhi Bacanlı’nın muhterem anneleri  Nazife Bacanlı hanımefendi, Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Merhumeye Allah’dan rahmet kederli ailesine ve refiğimiz Ruhi Bacanlı beyfendiye baş sağyığı diliyoruz. Tüm Yozgat Haber çalışanlarının başı sağolsun.
    Ruhi Bacanlı beyin Annesi dün öğle namazına müteakip Büyük Camii avlusunda dualarla uğurlandı.
    Cenazede tanıdık simalar vardı. Dışardan gelen misafirlerimiz vardı Cenaze namazının kalabalıklığı dikkat çekiciydi. Sağolsunlar hemşehrilerimiz gidenin ardından saygı gösterip vefa borçlarını seve seve ödüyorlar ve cenazelerde düğünlerde dostluk örneğini sergiliyorlar.
    Ne diyelim, takdiri ilahi, günü gelen aramızdan ayrılıyor ve sevdiklerine veda ediyorlar. Hemde sessiz sedasız... Bu manada da Büyük Caminin (Çapanoğlu Camisinin) Manevi havası insana güven veriyor...
     Dostumuz Ruhi Bacanlı beye tekrar başsağlığı diliyorum.