Önceki gün birinci sayfadan ve üçüncü sayfadan yayınladığımız fotoğraf kaç kişinin dikkatini çekti bilemiyorum. Aslında tek başına yazısız bile bir anlam ifade eden fotoğrafı her ne kadar inşaat sektörüyle ilgili bir haberde değerlendirmiş olsak da Yozgat'taki ''Çarpık Kentleşmeyi'' tam anlamıyla ifade etmektedir. Bir tarafta iki katlı binalar, diğer tarafta 20 katlı, yanında 4-10 katlı binaların arasına sıkıştırılmış çifte minareli cami dikkat çekiyor.
Yozgat'ta yaşanılan bu ''Çarpıklık'' aslında bugünün konusu değil. Geçmiş yıllarda da aynı konuya ilişkin birden fazla haber yaptığımı hatırlıyorum. En son, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in Belediye Başkanlığından ayrılıp, Milletvekili seçilmesinin ardından görevi vekalet devralan Mustafa Erkılıç ile yaptığım röportajda, ''Birbirisine bitişik durumdaki binaların bazıları yüksek, bazılarının arasında boşluk var, bazı çatılı, bazıları teraslı, bununla ilgili bir yaptırım yok mu?'' sorusunu yönelttiğimde çok ilginç bir yanıt almıştım.
Mustafa Erkılıç, ''Yozgat'ın şehir imar planının çarpık olduğunu'' belirterek, ''Bahsi geçen bölgede binanın birisine ana caddeden cephe verilip, 5 kata kadar izin verilirken, yanındaki binaya ara sokaktan cephe verilip, 8 kata kadar izin uygun görülmüş. Yani birileri hile yapıp, kot farkları ile kağıt üzerinde oynamak suretiyle bu şehrin bu hale gelmesine vesile olmuşlar'' yanıtını vermişti.
O yıllarda Şehir İmar Planı'nın hemen tadilat yaptırılması yasal olarak mümkün değildi. O dönem ismi Bayındırlık olan kurum ve bağlı bulunduğu bakanlık onayladıktan sonra aciliyet durumuna göre imarda tadilat yapılabiliyordu. Kaldıki Yozgat'ın o yıllarda imar tadilatına değil, imar planının yeniden hazırlanmasına ihtiyacı vardı.
Aradan yıllar geçti...
Yasalar değişti, ama Yozgat'ın kaderi, ''Çarpık'' yapılaşma ve ''Görüntü Kirliliği'' halen değişmedi. Üstelik imarda gerekli tadilat yapılmasına karşın.
Yozgat'taki bu çarpıklığın önlenebilmesi için öncelikle imarda öngörülen yolların açılması gerekir. Eğer ana ve tali yollar devreye sokulamazsa biz bu türküyü daha çok söyler, nakarat bölümlerini de ezberden her adımda dillendirmeye devam ederiz.
Bunun yapılabilmesi için de Yozgat'ta yaşayan insanların talepleri olması gerekiyor. Eğer bizler yaşadığımız kentin gelişmesi noktasında durumu ilgililere havale eder, olanlarla, yapılanlarla yetinirsek, işimize gelmediğinde de tepki verirsek durumda değişikliği görme şansımızı da tamamen kaybetmiş oluruz, kaybediyoruz da...
Yozgat'ta yaşanılan sorunların hemen hemen çoğunluğunun nedeni de bu çarpık kentleşmeyle birebir bağlantılıdır. Kenar mahallelerdeki ahşap, terkedilmiş binaları kaldıramazsanız, kent merkezine istediğiniz kadar kanalizasyon yapıp, asfalt yaptırın, kenti çamurdan, pislikten kurtarma şansınız olmaz, olmuyor, olmayacaktır da...
Benden hatırlatması...

____________________________________

Lig'deki temsilcilerimiz

Yozgat'ta salon sporlarına olan ilgi giderek artıyor. Geçtiğimiz sezon Yozgat Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde oluşturulup lig mücadelesine başlayan Basketbol takımımız ligdeki mücadelesini Yozgat Spurst adı altında devam ediyor. İlk yarıda ilk üç takımdan birisi olan Yozgat Spurs evinde ilk kez maç kaybetti. Üstelik başabaş mücadele ettiği, grupubun en iyi iki takımından birisi olan Zilespor karşısında biraz hakemlerin etkisi birazda kadromuzun sınırlı olması maçın skoruna olumsuz yansıdı.  Özellikle maçın son dakikalarında maçın hakemleri ciddi hatalar yaptı. Hızlı hücumda yapılan faule rağmen top potadan girmesine karşılık, basketin geçersiz sayılıp, öncesindeki faulün kenar atışıyla başlatılması rakibe avantaj oldu.  Ama buna rağmen ekibimiz çok iyi bir mücadele verdi, ligdeki konumunu da korudu.
Hentbol ligindeki temsilcimiz Yozgat Sevgi Evleri Gençlikspor takımı, devre arasında kadrosuna  üç oyuncu dahil etmesine karşılık, kan kaybetti. Transfer edilen biri kaleci üç oyuncudan ikisi takıma gerçekten güç katmış oldu.
Buna karşılık, Cüneyt gibi hem oyun içerisinde etkinliği, hem de oyunu saha içerisinde yönlendirme yetisine bir oyuncunun eksikliği maçta ciddi oranda etkiledi. Yozgat Sevgi Evleri Gençlikspor takımı, Cüneyt'in dönüşünü veya bu oyuncunun yerini dolduracak bir ismi kadrosuna acilen dahil edemezse, kazanabileceği maçları pazar günü olduğu gibi kaybeder.
Maçın kırılma noktalarında Sevgi Evleri oyunu kontrol ederek, garanti toplar kullanmış olabilseydi sahadan farklı ayrılabilirdi. Bunun yerine rakip sahada eksik kalmasıyla birlikte hızlı hücumu, üstelik öndeyken tercih edip, garanti toplar kullanmak yerine avantajı rakibe teslim etmesi takım içerisinde görülen eksikliği en iyi şekilde ifade etmektedir. Gerek Basketbol takımımız ve gerekse Hentbol takımımız Yozgat'ta her iki spor branşının yeniden sevilmesinde önemli bir etken olduğunu da söylemek gerekir. Zira pazar günü oynanan iki iki maçta sporseverler tarafından yakın takibe alındı. Tribünlerde öncekilerden çok farklı bir seyirci topluluğu vardı. Bunun giderek artacağına inanıyorum.