Her yıl Türkiye'de 100 bin insanın kanserle pençeleştiğini biliyor muydunuz?
Her insanın korkulu rüyası olan kanser hastalığı, günümüz insanının ölüm nedenlerinin başında gelen ciddi bir hastalık olmaya devam ediyor.
Yediğimiz gıdalar, içecekler, kızartmalar, Yağda pişmiş yiyecekler, ekmeğe ilave edilen katkı maddeleri, sebzelerdeki ilaçlar ve hormonlu tüm gıda   maddeleri bugün için kanser nedeni olarak gösteriliyor. Sigara, stres-(Sıkıntı) kanserin ana nedenleri arasında.
Çağımızın hastalığı diye niteledik: "Kanser" hastalığını....Şimdilerde bu hastalık  bir çoğumuzun korkulu rüyası durumundadır. Bir çok aile de bu amansız hastalıkla mücadele halindedir.
İşin vahameti herkes tarafından biliniyor ancak, insanlar buna çara bulmakta zorlanıyor. İnsanlğın korkulu rüyası " Kanser" hastalığına Çare nedir?   çözüm, bitkisel ürünler mi yoksa ilaçlar- kemoterapi mi?..
Kanserle Mücadele ediyoruz. İnşallah insanlık kanserle de savaşı başaracak  buna da inanıyoruz.
Ancak kanser hastalığına yakalanma suçluları arasında bizlerde varız. Kanserin nedenlerini yok etmek bizim elimiz de . Yeter ki insanca Mücadele etmesini bilelim.
İstatistikler korkutucu boyutlarda: ulusal basından aldığımız  notlara bakıyorum, ne yalan söyleyeyim notlar bizi de korkutuyor:
"Eldeki verilere göre kanser ülkemizde hızla yaygınlaşıyor. Son beş yılda Türkiye'de kanser görülme oranı 10 kat artmış. Ülkemizde her yıl 100 bin insan kanserli hasta olarak tedavide bekletiliyor muş. 70 bin kayıtlı kanser hastası varmış..."
Her yıl yaklaşık 50 bin kanser hastası ölmekte, dünyada her yıl 6 milyon kişi kansere yakalanmaktay mış. 25 yılda yüzde 300 artış göstereceğinden korkuluyor.
Ciddi veriler kanser sıklığının son 5-6 yıl içinde ülkemizde 100 binde 126'dan, 100 binde 200 civarına yükseleceğinden söz ediliyor...
Önemli olan kanserle mücadelede insanoğlunun yenik düşmemesidir.
"Kanserden korkma geç kalmaktan kork" uyarıları ise maalesef sadece kağıt üzerinde kalıyor. Çünkü kanser sinsi sinsi ilerliyor ve yerleştiği bedeni tahrip ederek açığa çıkıyor. İş anlaşılınca atı alan Üsküdarı çoktan geçmiş oluyor: "Neden geç kaldın?" sözü de anlamsız kalıyor.
Bir gerçek var, insan oğlu bugün için kanserle savaşmak-mücadele etmekten kaçıyor. İnsanlarımıza bu hastalık en ince noktalarına kadar anlatılmıyor. Hastalık nedenleri, belirtileri ve nasıl mücadele edilmesi gerektiği anlatılmalıdır. Sağlık Bakanlığımız kanserle mücadelede daha etkin adımlar atmalıdır. Sağlığımızı bozan her şeyle mücadele etmek hepimizin görevidir.
Ülkemizde maalesef insan sağlığı ciddiye alınmıyor.  Bazılarımız için cek-ap hikayesi ham hayal bir düşüncedir. Oysa Sağlık Bakanlığı bunu periyodik zamanlarda düzenli olarak yapmalıdır. Yani sağlık Bakanlığı her ile kuracağı sistemle sürekli herkese cek-ap yaptıra bilir.    Maliyetinin çok ya da az olması bir anlam ifade etmez,   sonuçta hizmet insan sağlığı için gereklidir.
Biz ne yapıyoruz? İnsan sağlığını bozmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Ne adına? Kör olası "para kazanmak" adına? Nasıl bir anlayıştır bu bilinmez.
Bozuk gıdalar, insan sağlığını tehdit ediyor. Katkı maddelerinin insan sağlığına zararı  biliniyor. Sağlıksız maddeler bir mikrop gibi içimizde barınmaya devam ediyor.
Halen insan sağlığı konusunda  tedbir almakta geri kalmış ülkelerin seviyesinde bulunuyoruz. Bunun adına da " Hastalıkta Mücadele" diyeceğiz. Gülerler adama!..
Sağlıklı beslenmeden haberimiz yok. "Dengeli beslenme " sözü muallakta bir söz. Hastalıklar bizi yok etmek için mücadele ediyor, bizim onlara karşı "Savaşımız" ise sönük kalıyor.
Birileri sanki sağlığımızla alay ediyormuşcasına bozuk gıda üretiyor, satıyor ve pazarlıyor. Hele hele sağlığımıza karşı acımasız bir savaş açan kansere karşı mücadelemiz cidden gözden geçirilmesi gereken bir konudur.
"Sağlığın dünya varlığı olduğu"  tezinin farkında mıyız?
Hele şükür yaşıyoruz, hele şükür ayaktayız ama yarın?..
"Allah bilir, canımız Allah'a emanet- Allah sağlığınızı bozdurmasın!.." Tabi ki, bu temennilerde yeterli olmuyor. Tedbir almadığınız sürece temenni sizi kurtarmıyor.
Ne diyebiliriz ki: Şans eseri yaşadığımız şu dünyada: her şey yaşam için, her şey sağlıklı bir hayat için. Mutlu kalmanın sırrı da sağlıklı olmaktır. Asrımızın hastalığı konumunda olan " Kansere" karşı tedbir almak ve top yekun mücadele etmek herkesin görevidir.