Bölgesel Amatör Lig’de Yozgat’ı temsil eden Sorgun Belediyespor’un son haftalarda oynadığı futbol günü gününü tutmuşor.
Bir bakıyorsunuz, izleyenleri kendine hayran bırakan bir görüntü sergiliyorlar, bir bakıyorsunuz insanı kahrediyorlar.
Son haftalarda bu durum hemen her maçta yaşanıyor. 1926 Bulancak maçında evlere şenlik bir futbol oynayan Sorgun Belediyespor, kendi evinde Yıldızeli Birlikspor maçının ilk yarısında yine iyi oynarken, ikinci yarıda oyundan düşerek rakibine puan verdi. Daha doğrusu kendisi iki puan kaybetti. Ardından deplasmanda oynanan ligin en zor deplasmanı olan Atakum Belediyespor maçında ise ilk yarı tribünleri kendisine hayran bırakan bir futbol ortaya koyarken, ikinci yarıda ise rakibi 10 kişi kalmasına rağmen, tüm üstünlüğü onlara kaptırdı. İkinci yarının ilk otuz dakikasında neredeyse sahamızdan çıkamadık.
Bütün o maçlar iyisiyle kötüsüyle geride kaldı. Biz gelelim pazar günü evimizde oynadığımız İlkadım Belediyespor maçına. Bu maçta hiç mi hiç, iyi oynayamadık. Sahada görevini yapan kimse yoktu. Elle tutulacak, gözle gösterilecek, daha doğrusu maçta öne çıkan hiçbir oyuncumuz yoktu. Rakip bir puana razı olarak gelmiş. Tabii ki iddialı bir ekipten bir puan koparmak onlar için iyi bir sonuç. Ancak buradan üç puanla da ayrılabilirlerdi. Biz ise üç puanı kazanmak için sahada hiçbir şey yapmadık. Tüm oyuncularımız serseri mayın gibi sağa sola savrulup durdular. Ne organize bir atak, ne de sağlam bir kontratak gördük.
Dedim ya, ben bu takımı anlayamıyorum. Bir takım her hafta nasıl bu kadar değişik oynayabilir. Bunu anlamak imkansız. Futbolcu kardeşlerimin sanırım şampiyon olacaklarına inançları yok. Şayet inançları olsa, daha fazla mücadele ederler ve bu maçları mutlaka kazanırlardı.
Henüz bitmiş bir şey yok. Daha ligin bitmesine çok hafta var. Nasıl biz puanlar kaybettiysek, rakiplerimizde kaybedecek. Köprünün altından çok sular geçecek. Bu ligin ikinci yarısında çok iyi bir fikstür avantajımız var. Birçok maçı evimizde oynayacağız. Ancak evimizde oynadığımız maçları kazanırsak bunu avantaja çeviririz. Bunu hiç unutmamalıyız.
Geçtiğimiz yıl deplasmanda maç kazanamıyorduk, bu yıl evimizdeki maçlarda puanlar kaybetmeye başladık. Bu durum bizleri, yöneticileri ve taraftarları üzdüğü kadar, eminim ki teknik kadro ve oyuncuları da çok üzüyor. Üzülmek çare değil. Bizleri üzmeye de kimsenin hakkı yok. Bir an önce toparlanıp, kendinize yakışan futbolu oynamanız ve puanları toplamanız gerekiyor. Artık puan kaybına tahammülümüz kalmadı.
Şimdi, önümüzde yine zor bir Merzifon deplasmanı var. Ben diyorum ki, o maçta bizim için, taraftar için, Sorgun için değil, kendi onurunuz için koşun, mücadele edin ve o maçı bize mutlaka alın. Unutmayın bu maç sizin onur ve gurur maçınız olacak.