AK Parti tüzüğünde, ''Herhangi bir makama seçilen üç dönemden sonra tekrar aday gösterilemez'' maddesi bulunuyor.
Bu maddeyi sıkça hatırlatan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisinin de son dönemi olduğunun altını çiziyordu, bir süre öncesine kadar. Ancak, önümüzdeki Büyük Kongrede ''Tüzükte tadilat'' yapılması gündeme taşındı, şimdilik ''Son kez'' ifadeleri de rafa kaldırıldı, en azından tüzükte yapılacak olan değişikliğe kadar.
Tüzükte gerçekleştirilecek tadilat ile ''Herhangi bir makama seçilen üç dönemden sonra tekrar aday gösterilemez'' maddesi yerine, ''Herhangi bir makama seçilen üç dönemden sonra aynı göreve talip olamaz'' şeklinde düzeltilmesinin gündemde olduğu ifade ediliyor.
Bu durumda üç dönem üst üste milletvekili seçilenler tekrar milletvekilliği için aday olması veya gösterilmesi mümkün değil ama başka bir göreve talip olabilecekler. Yani üç dönem milletvekili seçilenler belediye başkanı, il genel meclisi, il başkanı, ilçe başkanı, belediye meclisi gibi makamlara aday gösterilip, seçilebilecekler.
Ankara kulislerine bakılırsa, eğe AK Parti'de bu tüzük tadilatı gerçekleşirse, o zaman yerel seçimlerle, genel seçimler aynı tarihte yapılabilir. Böylece üç dönem milletvekili seçilenlerin belediye başkanlığı için, belediye başkanları ve diğer görevde bulunanlar için de milletvekili seçilmelerinin önü açılmış olur.
Konuyu Yozgat bazında ele aldığımız zaman ne olur?
Başta Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer olmak üzere Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, Akdağmadeni Belediye Başkanı Suphi Daştan, Sarıkaya Belediye Başkanı Ali Osman Erbir'in son seçimleri. Yani ikinci dönem belediye başkanlığı görevini yürütüyorlar, üçüncü dönem aday olabilirler.
Yozgat Milletvekillerinden Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın ise tekrar milletvekilliğine aday olma imkanı bulunmuyor, tüzüğe göre. Üstelik tüzükte gerekli tadilat yapılmış olsa bile...
Bu durumda bir dönem Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer ile Milletvekili Bekir Bozdağ yer değiştirebilir. Diğer iki ilçe belediye başkanı da sonraki dönemlerde aday gösterilip, ''Takas yöntemi'' ile döngü devam edebilir mi? Edebilir...
Neden olmasın...
Bu ülkede, yakın tarihimizde tek başına sadece iki parti iktidar olma şansını yakaladı. İlki olan ANAP, bu şansını fazla kullanamadı, aceleci davrandı.
ANAP döneminde, ''İşin ehline'' görev verilirdi, partisine, pırtısına, ideolojisine bakılmaksızın.
Tek başına iktidar olan AK Parti ise kendisine verilen ilk fırsatı çok iyi değerlendirdi. Ancak, başka kimse yokmuş gibi ''işi ehline vermek'' yerine, ''İşi bizden olana vermek'' gibi bir döngü içerisinde. Eğer imkan olsa, belirli isimler, kişiler ''Kolonlanıp, çoğaltılacak'' ve her göreve bu isimler atanacak, getirilecek...
İşte bu yüzden; olur mu, olur, hem de bal gibi olur...