Keza, artık her ne kadar batılı dünya maddeci gibi gözükse de bir noktada milli olmak zorundadır.
İnançların perçinlendiği, inançların şekil bulduğu, hayata tutunduğu, varlık gösterdiği yer milletin milli duygularıdır.
Millet olarak ‘milli’ olma duygularının soyutlanmaya başladığı bir süreçte devletin en tepesindeki isimlerin yapacağı her açıklama hayati önem taşıyor.
İhanetin şımardığı bir süreçte devleti yönetenlerin dur deme mekanizması bir yerde harekete geçmeli.
Başbakan Yardımcısı, hemşerimiz Bekir Bozdağ’ın birkaç gün önce yaptığı açıklamaya dikkat çekmek istiyorum.
Zira bu gün haber sayfamızda bu önemli açıklamaya özellikle yer verdik.
Devletin en tepesindeki önemli isimlerden bir tanesi olan Bozdağ’ın, ihanetin resmi adı olan BDP’ye verdiği yanıt tokat gibi.
Ne diyor BDP’li; “Özerk bölge sınırlarını çizip, vergi vermeyeceğiz. Yardım alacağız…”
İhanet sanırım hiç bu kadar açık ve seçik kendini göstermemişti.
Son yıllarda iyiden iyiye şımaran, yüz bulan terör ve odaklarının meclis uzantısıyla kazandığı ivmenin günümüzdeki son hali bu adamın açıklaması.
Sözde özerklik, sözde devlete kafa tutma…
Sokakları muhatap alan bir açıklama aslında.
Sokaklara ‘yanıt’ ver diyen kışkırtma dolu bir açıklama.
Böyle bir açıklamayı elinin tersiyle itecek, tokat patlatacak olan kim devlet-i aliye.
Devlet kim, siyasetçi, asker, polis, savcı, hakim…
İhanetin sokakları kışkırtma, iç huzursuzluk doğurma emellerine son günlerde verilmiş en önemli yanıt bence Bozdağ’dan geldi.
Özellikle Kürt Açılımı sürecinde Bozdağ’ın çıkışlarına, “kürt sorunu” şeklindeki söylemlerine kızdık…
Bir Yozgatlı olarak, ismi dahi yanlış olan bir eyleme nasıl destek veririn hesabıyla yerden yere vurduk.
Hükümetteki konumu, hukukçu kimliği ve başbakana olan yakınlığı ile bir şekilde açılımın içinde olması gereken Bozdağ, son yaptığı açıklamalarda yüreklere su serpen, beklenen, olması gereken devlet tokatını vurdu ihanetin yüzüne.
“Bozdağ, BDP’li Bengi Yıldız’ın “özerk bölge” sınırlarını çizip, “vergi vermeyeceğiz, yardım alacağız” sözlerine de yanıt verdi. Yıldız’ın sözlerini, “iyi niyetten yoksun, Türkiye gerçeklerinden kopuk yaklaşım” olarak nitelendiren Bozdağ, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin sınırları bellidir. Onun dışında kimse sınır çizemez. Yönetim yapısı bellidir, kimse yönetim belirleyemez. Demokratik yapısı bellidir. Bunun dışında demokratik yapıyı kimse ortaya koyamaz. Türkiye’nin birliğine zarar verecek, demokrasisini zedeleyecek hiçbir adıma müsaade etmeyiz”
VERGİ VERİLMEZSE, DEVLET ALIR…”
BDP’li Yıldız’ın “vergi vermeyiz” cümlesine ise Bozdağ’ın tepkisi şöyle:
“Vergi vatandaşın devletine karşı mükellefiyetidir. Gönüllü yerine getirilmesi esastır. Ama, gönüllü yerine getirilmezse, devlet olmanın bir gereğidir. Devlet vergisini zaten alır. Bunun cezaları, yaptırımı var”
Ben bu açıklamanın altına imza atarım. Sonuna kadar destekler, ayakta alkışlarım.
Alkışlamakla kalmaz devletin bu tür açıklamalarla işi sokaklara bırakmadan gerekeni yapması gerektiğini bir vatandaş olarak alabildiğine haykırırım.
Zeytinburnu’nda yaşanan olaylar, terörün amacına ulaştığı, milletin canını burnuna getirdiği son noktadır.
O son noktaya ulaşmadan önce devlet tokadı ihanetin ensesine patlamalıdır.
Bir Yozgatlı olarak, Yozgatlı bir devletin adamının ihanete vurduğu tokadın devamı bundan gayrı beklentimizdir.
Bozdağ’ın tokadı milletin refleksinin ta kendisidir.
YOZGAT RÜZGARI
İLLA BİRİLERİ Mİ ÖLMELİ?
Yüksek yüksek binalar ve iş yerleri…İLLA BİRİLERİ Mİ ÖLMELİ?
Yüzlerce, binlerce insanın yaşadığı mekan; Kent Park.
Yol kenarında bir elektrik trafosu ve bu trafodan elektrik dağıtan kablolar.
Yer altında olması gereken elektrik kabloları yer üstünde.
Sicim gibi derler ya, sicim gibi kablolar.
Kablolardan yüzlerce voltluk elektrik geçiyor.
Yağmur yağsa bir sorun,
Yağmasa bin sorun…
Her gün yüzlerce insanın, çoluk çocuğun geçtiği bir güzergahta böyle bir tehlike toprak üstünde bekliyor.
ÇEDAŞ yetkililerine ulaştı mı bu sorun, eminim ulaşmıştır!
Ulaşmadıysa da bu günden itibaren sorumluluk onların.
Toprak üstünde açık duran elektrik kabloları birilerinin canını yakmadan birileri duymalı, görmeli…