Başbakan Erdoğan’ın imzasını taşıyan ''Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası''na ilişkin genelgede yayımlandı. Kampanyanın tam buğday ekmeğini yaygınlaştırmayı da amaçlıyor. Konunun tüm kurum ve kuruluşlarca işbirliği içerisinde yürütülmesi talimatı doğrultusunda Yozgat'ta da çeşitli etkinlikler ve kampanyalar düzenleniyor.
Türkiye'nin önemli tarım bölgeleri arasında sıralanan Yozgat'ta kampanyaya destek verilmesinin yeterli olduğunu düşünmüyorum. Daha farklı bir çalışmanın hayata geçirilmesi gerekir. Türkiye'nin en fazla hububat, özellikle de buğday ekimi yapan bölgesi olma özelliğini sürdüren Yozgat'ta ''Ekmeği israf etmeyin!'' pankartları asılarak, işin içerisinden çıkılmaya kalkışılırsa, önümüze çıkan bir fırsatı daha değerlendirmeden kaçırmış oluruz, diye düşünüyorum.
Peki ne yapılabilir?...
Konunun uzmanı olmamakla birlikte ilk bakışta Yozgat'ta tahıl üretiminde daha kaliteli ürünün, daha ucuz maliyetle alınmasına yönelik yürütülen çalışmaların daha ciddi ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir. Bu çalışmaların bir proje kapsamında ele alınması ile mali yönden gerekli kaynakların ve desteklerin de alınabileceği kanaatindeyim.
Bu durum hazırlanılacak projenin ilk ayağını oluşturuyor. Diğer ayağı ise üretilen hububatın sanayi ürünü olarak değerlendirilmesine yönelik olmalıdır. Sanayi ve Ticaret Odası, Ziraat Odası, Yozgat Valiliği tarafından hazırlanacak tam buğday ekmeği unu tesisleri ile en azından Orta Anadolu'nun talebi karşılanabilir.
Sanıyorum Orta Anadolu Kalkınma Ajansı, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Kırsal Kalkınma Birimi, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından da bu alanda hazırlanacak olan projeye gerekli mali destek verebilir.
Böyle bir çalışma sonucunda ''Tüketim Kenti'' olan Yozgat, üreten, ürettiğini işleyip, pazara sunan bir kent konumuna gelecektir. Zaten Yozgat'ın geri kalmasının temel nedenlerinden birisinin de üretim sektörleriyle birlikte imalata yönelik atölyelerin zaman içerisinde kapılarını kapatıp, taleplere aracılık yapmak suretiyle arzda bulunması önemli rol oynamıştır, oynamaktadır.
Türkiye artık ''Fırsatlar ülkesi'' olmuştur. Elinize geçirdiğiniz veya sunulan fırsatı zamanında değerlendiremediğiniz takdirde, sonradan atacağınız adımların bir önemi kalmamaktadır.
Yapılan Arge çalışmaları sonrasında, artıları fazla olan hizmet ve yatırımlarda azda olsa eksileri risk olarak kabul edip, taşın altına elin sokulmaması geri kalmışlığın nedenlerini oluşturur.
O nedenle, Yozgat elindeki mevcut tarımsal yapıyı daha iyi noktalara getirip, ekonomik yönden güçlenebilmesi için fırsatları değerlendirmek durumundadır. Yozgat'ı ve üyelerini yönetmeye, yönlendirmeye talip olanların bu konuda gerekli çalışmaları başlatmaları gerekir. Aksi durumda toplumun kendiliğinden bir adım atmasını beklemek hayalcilikten öteye gitmeyecektir. Fırsat önümüzde, kaçırılmamalı.