Devlet memuriyetinin doğal yapısı gereği son dönemlerde il yöneticisi kadrolarında değişim rüzgarları esmeye başladı.
Önce Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Sebahattin Gamsız merkeze alınıp, yerine Saim Kuş atandı, görevine başladı.
Sonra İl Emniyet Müdürü Bekir Akarsu'nun yerine atanan Hasan Yılmaz, bugün görevi devralacak...
Sanıyorum önümüzdeki günlerde yeni atamalar, gelenler, gidenler olacaktır, mutlaka...
Bundan doğal...
Bundan normal bir durum yok....
Devlet kademesinde bayrak değişimi dün olduğu gibi bugün de oluyor, bundan sonra da olmaya devam edecektir...

***
Yozgat'ta il yöneticisi olmak, bürokrat olarak çalışmak...
Diğer illerle mukayese yapıldığında, çok kolaymış gibi geliyor...
Yapmanız gereken tek şey, ''Halkla ilişkilerinizi'' sıkı ve sıcak tutmak...
Kimse sizden, atılmayan temelin hesabını sormadığı gibi, kapanan tesisle ilgili, uğranılan zararı, işsizlerin artan sayısını, nedenini de sormak gibi bir derde düşmez...
Üretim artmış...
Üretim düşmüş....
İşsizlik oranımız fırlamış...
Fiyatlar tavan yapmış...
Kimin umurunda!...
Hiç kimsenin umurunda değil...
Bu memleketin ileri gelenleri var...
Onların gönlünü hoş tut, yeter...
Gerisi hikaye...

***
Bu sadece bürokrat için mi geçerli...
Elbette ki hayır...
Siyasetçi için de durum farksız...
En rahat siyasetçi profili Yozgat'tan, bu topraklardan fışkırır...
Kimse sormaz, sorgulamaz...
Önüne sandık konduğu zaman, ''Oy vermek'' için bulduğu mazereti, ''Oy vermemek'' için de üretir, birilerini makam sahibi yapar...
Sonra görev süresi biter, yeniden görev talebinde bulunur...
Kimse çıkıp da, ''Ne yaptın, neye karşılık, ne istiyorsun?'' gibi bir soruyu sorma ihtiyacı duymaz...

***
Yozgat'ta sivil toplum örgütünde yönetici olmak da kolay iş...
Gelirsin, seçilirsin, makama oturursun...
Sonra bir iki icraat yapıyormuş görüntüsü verirsin...
Ardından unutursun...
Üyelerin iş ve işlemlerini yaparsın, noter gibi ''Onay'' verirsin...
Aidatları toplarsın...
Yapılan iş ve işlemler için alınan paraları bankaya bloke edersin....
Mali hesap döneminde kürsüye çıkıp, ''Göreve geldiğimizde çalışanın parasını dahi ödeyemez durumdaki örgütümüzü şimdi kar eder duruma getirdik, banka hesabımızda artık paramız var!'' diye nutuk atarsın...
Eğer aday değilsen bile...
Bu laftan sonra zorla seni yeniden göreve getirirler...
Kimse herhangi bir sorgulama yapma ihtiyacı duymaz...
Geçinir gidersin...

***
Ortak özellik arz ederler, hepsi..
Resmi ve dini bayramlarda, özel günlerde internet sitesinden indirilmiş açıklamaları sekreterleri aracılığı ile basın kuruluşlarına faks veya e-mail yoluyla gönderirler, kutlama yaparlar...
Ne demişler, atalarımız; ''Kel başa şimşir tarak...''
Bize de böyle arada bir ''Hayıflanıp'', gelene ''Ağam'', gidene ''Paşam'' demek düşer...