Ellerin memleketlerine gidiyoruz, imreniyoruz kaymak gibi yolları gördüğümüz zaman.
Yozgat sınırları içerisine girdiğimizde karşılaştığımız manzara karşısında psikolojik olarak bir yıkım yaşıyoruz, elimizde olmadan.
Karayollarının zeminindeki kasisler araçlarımızın sistemlerine verdiği zarar yetmiyormuş gibi, araç içerisinde seyahat edenlerin de organlarını tahrip ediyor. Yol kenarlarında yükselen dağlar, kayalar gözlerimizi bozuyor.
Hadi tüm bunlara alıştık, yılların verdiği bir alışkanlıkla hareket ediyoruz. Girdiğimiz çukurdan çıkarken, savurduğumuz küfürler sahiplerini mutlak buluyordur.
İşin şakası bir yana, dün sabah saatlerinde henüz işe yeni gelmiştim ki; çalan telefona yanıt veren arkadaşımız, görüşmesini tamamladıktan sonra, konuyu aktarmak için ‘‘Abi’’ diye söze başlayarak, şöyle devam etti:
‘‘Yozgat’tan Organize Sanayi Bölgesine giderken, Sarıhacılı Köyünden itibaren Kuyumcu Köyü bölgesine kadar olan kesimde kayalar yola dökülüyormuş, sürücüler yola dökülen kaya parçalarını tekrar kenara atmışlar, kaza olmasından endişe duyuyorlarmış.’’
Verilen bilgi doğrultusunda hareket ettik, olay yerine gittik. Kaya parçaları yolun kenarına atılmış. Giderken belirli bir bölgede de Karayolları ekipleri çalışma yapıyordu, geçici çözüme yönelik.
Kısa süre önce Çorum bölgesine gidip, dönmem gerekti. Yozgat kesiminde, Arapseyfi Köyü’ne kadar yollar zaman zaman sıkıntılı. Dağların, kayaların yüzleri açık. Arapseyfi’den itibaren Çorum sınırı başlıyor. Yol kaymak gibi. Dağların ve kayaların yüzeylerine bariyerler yapılmış, ‘‘yola inmesin’’ diye.
Ankara kesiminde de durum aynı. Hergün gidip geliyorsunuz, çoğunuz. Görüyorsunuzdur durumu. Yollar Yozgat sınırından sonra asfalt birinci kalite, yol kenarlarındaki kaya ve dağların yüzeylerine yatay bariyerler yapılmış, birinci kalite.
Bu Yozgat’ın sahipsizliğini, kimsesizliğini, garipliğinin bir göstergesidir. Millet bölünmüş yol çalışması yaptırıyor, en kötü ihtimalle yollar 3-4 sene kalıcı oluyor. Yozgat’ta yapılan yol açıldığı yıl çöküyor, dökülüyor.
Neden?...
Çünkü Yozgat’ta yapılan yollar kalitesiz. Yozgat’ta dökülen asfalt değil, göstermelik. Yapılan iş iş değil, rant paylaşımının bir parçası.
Çok iddialı bir söz olduğunu biliyorum. Bu iddiayı elimde bir kanıt olduğundan söylemiyorum. Ama yapıldığı yıl bozulan yolları yapanlardan bugüne kadar hesap sorulmaması nedeniyle aklıma bunun dışında bir şey gelmiyor.
Her neyse...
Yozgat-Ankara karayolunun Sarıhacılı Köyü bölgesinden başlayıp, Yerköy’e kadar uzanan kesiminde, Yozgat-Çorum karayolunun belirli bölgelerinde yağışlı havalarda ve yağışların sona erip, güneşin yüzünü göstermesiyle birlikte kaya parçaları ve kayan toprak yola inmektedir.
Bu durum tehlike arzetmektedir. Gece olması durumunda çok ciddi trafik kazalarının yaşanılması muhtemeldir.
O nedenle, bu yollarda gerekli çalışmaların yapılıp, kaya parçalarının ve kaymaların önüne biran önce geçilmesi gerekir.