*Albert Einstein dokuz yaşına kadar doğru düzgün konuşamadı.
* Fransa’nın başkenti Paris’in meşhur Eyfel Kulesindeki basamak sayısı tam 1792dir.
* Isıran sivrisinekler dişi, öten kanaryalar da dişidir.
* Çocukların en fazla büyüdüğü zamanlar bahar mevsimleridir.
* Bir kilogram çilekteki şeker miktarı bir kilogram limondaki şekerden daha azdır.
* Salatalığın % 96’sı, insan beyninin % 80’i sudur.
* New Amsterdam adıyla kurulan kentin şimdiki adı New York’tur.
*Kahvaltıyı kral, öğle yemeğini prens, akşam yemeğini dilenci gibi yemek sağlıkla ilgili bir tavsiye niteliğinde.
*Kalabalığın yoğun olduğu yerlerde bir yandan yürüyen, bir yandan cep telefonuyla, yanındakiyle konuşan bir yandan ha bire atıştıranların ellerindeki çöpleri atabilecekleri sokak direklerine konuşlandırılmış “el çöpü” yazısının bulunduğu üstü açık metal sepetçikler de var. Kol mesafesi kadar yükseklikte.
*Park ve bahçelerin olduğu yerlerde ise özel yapılmış direklerde marketlerdeki çekip koparılan rulo seklinde naylon poşet sistemi gibi konuşlandırılmış poşetmatikler var. Kol mesafesinden daha yüksekte.
ÖRDEK
Hocanın biri camide vaaz veriyordu. Cemaatten bir kısmının esnediğini, bir kısmının uyukladığını fark etti.
Bunun üzerine kalan sohbetini şöyle sürdürdü.
“Bir sabah şehirden dışarı çıkmıştım. Çayın kenarında dört ayaklı ördek sürüsünü gördüm. Su içerek neredeyse çayı kurutuyorlardı.
“Dört ayaklı ördek” sözünü işitenler gözlerini açarak kendilerine çeki düzen verdikten sonra hocayı pür dikkatle dinlemeye başladılar. Bu durumu fark eden hoca konuşmasını şöyle sürdürdü.
“Yahu siz nasıl adamlarsınız? Deminden beri size doğruları anlatıyorken hepiniz mışıl mışıl uyuyordunuz.
Ama az önceki kuyruklu yalanı duyunca nasıl oldu da gözlerinizi dört açabildiniz.
*
“İnsanın kime inanıp kime güveneceğini tayin etmesi çok zor bir şey” diye söylediler bir radyo kanalında.