Şimdi başlığı görünce hayırdır inşallah,
    Bu ne ya demeyin.
    Bunlar gerçekler...
    Bizimle küçük yaşlardayken dalga geçerlerdiya hani...
    Bak orada ne var diyip havaya baktırıp,
    Önümüzdeki; ekmeği, kalemi, silgiyi vesaire alırlardı...
    Hatırlayanınız vardır belkide.
    Buna benzer olayı şuan ülkemiz yaşıyor sanki...
    Ya da bana öyle geliyor.
    Birileri birşeyler yapıyor, sonra bizim önümüze başka bir malzeme veriliyor biz onunla uğraşırken de birilerinin yaptığı birşeyler gündem altı oluyor.
    Tabi biz de Türk milletiyiz unutkanlığımız var.
    Çabuk unutur,
    Eyvallah demeyi severiz...
    Ya da eyvallah ettiriyorlar bize
    Aklım o kadarına yetmiyor,
    Belki de şimdilik yüreğim...
    Gündem ney şimdi?
    Muhteşem Yüzyıl filminde ki sahneler.
    Bundan Önceki gündem neydi?
    Fatmgül’ ün suçu ne?
    Ondan önce ki neydi?
    Aşk-ı Memnu, Yaprak Dökümü gibi beyin oyalayıcı, saçma, türk toplumuna, örfüne, adetine uymayan diziler.
    İsimlerini tekrar tekrar zikredip gündeme getirmektede çok fazla yarar göremiyorum.
    Televizyona çıkan beyaz top sakallı ihtiyar amcalar gibi de gereksiz yere film anlatmak gibi bir amacım da yok zaten.
    Ama asıl benim dikkatimi çeken olay;
    Nasıl oluyorsa oluyor,
    Hükümet ile ilgili bir çalkantı, bir olay olduğunda,
    Kurtarıcı, gündem değiştirici olarak diziler devreye giriyor.
    Wiki gündeme geldi tüm dünyada ve bizim millet Yaprak dökümünün finalini düşünüyor,
    Yok Böyle Dans’ta kime oy versem diye düşünüp,
    Yeteneksiniz Türkiye’ de ki komediye gülüyordu.
    Anneler çocuklarına derya hani,
    “Al sen bununla oyna, şımarma ben birazdan geleceğim”
    Aynen bu hesaptan dönüyor bizim köyün değirmenide işte.
    Tiyatrodan azıcık anlarım hani oyunculuk tecrübemde oldu.
    Arkada sessiz oynayan oyuncular vardır.
    Önde de sesli oynayan oyuncu vardır.
    Önde ki oyuncu bağıra bağıra konuşsa da arkadaki oyuncu konuşmadığı halde mimikle rol çalar öndeki konuşmayı kimseye duyurmaz bile...
    Bizedemi böyle oluyor?
    Nezaman bi skandal yaşansa üstü arkadaki saçmalıklarla örtülüyor.
    Daha somut Kaan bunlar hayal ürünün senin diyorsanız eğer şöyle anlatayım;
    Herkesin ağzında bir tekerleme var: Her an, herşeyin olabildiği ülke. Kaçınılmaz olarak böyle bir ülkede, bir olay birden gündemin ilk sırasına çıkabildiği gibi, aynı hızla gündemin en alt sıralarına itilebilmektedir.
    Öte yandan her toplumsal ve siyasal grup kendi sorununun en önemli sorun olduğunu düşündüğünden, ülkenin gündeminin sürekli ve hızla değişmesi karşısında kendi sorunlarının unutulup gittiğinden, unutturulduğundan yakınmaktadır.
      Böylesi bir ortamda, gelişen ve gündemin ilk sırasına yükselen, ancak pek çok toplumsal ve siyasal grubun kendi sorunlarını ikinci plana iten her olay ya da sorun bir "komplo" ürünü olduğu, "yapay gündem" oluşturmak amacıyla öne çıkartıldığı, "hedef şaşırttığı", ülkenin "gerçek gündeminin üstünü örttüğü" şeklinde yorumlanmakta ve hatta suçlanmaktadır.
      Tam "türban sorunu" ve türban konusuna bağlı "laiklik" konusu ülkenin gündeminin ilk sırasına yükselmiş, olabilecek en geniş toplumsal kesimleri harekete geçirmeye yönelmişken, birden bire "sınır ötesi harekat" ülkenin gündemine "bomba gibi" düşer. "Türban sorunu", "laiklik" birden bire önemini yitirir, herşey "sınır ötesi harekat" çevresinde dönmeye başlar.
      Kendi siyasal faaliyetini, örgütlenme çalışmasını tümüyle "türban sorunu"nun gündemin ilk sırasına yükselmesine bağlı olarak yürüten ve planlayan siyasal hareketler, böyle bir gelişme karşısında ister istemez "boşluğa" düşerler.
    Öte yandan, "türban sorunu"nun ülkenin "gerçek gündeminin üstünü örttüğünü", dolayısıyla kendi sorununun ikincil kalmasına yol açtığını düşünen ulusal-siyasal hareket ise, "sınır ötesi harekât"la birlikte değişen gündemden fazlasıyla hoşnut olabilmektedir.
      Yine "sınır ötesi harekat" ülke gündeminin birincil maddesi haline gelmişken, Tayyip Erdoğan hükümetinin IMF talimatlarına uygun olarak sosyal güvenlik sisteminde yapmaya çalıştığı değişikliklere kamuoyunun yeterince ilgisinin çekilemediğinden şikayet edenler, her durumda "sınır ötesi harekat" çevresinde dönen güncel tartışmaların ve gündemin saptırıcı olduğunu düşünmek durumundadırlar.
      Diğer yandan "iç siyasal tartışmaları bir yana bırakalım, ülkenin geleceğini belirleyecek en önemli gelişme dünya ekonomisindeki kriz olgularıdır" diyenler, hem "sınır ötesi harekâtı"nın, hem "türban sorunu"nun, hem de sosyal güvenlik sistemine ilişkin değişikliklerin saptırıcı olduğuna hükmederler..
      Ve birden ülkenin gündeminde öne çıkmış sorunlar (türban sorunu, sınır ötesi harekat gibi) bir an için önemini yitirdiğinde meydanlara çıkan milyonlarca işçi, emekçi, memurun sosyal güvenlik sisteminde yapılmak istenen değişikliklere karşı eylemleri gündemin eksenini değiştirirken ve tam da değiştirmek üzereyken, "iş-aş" sorunu öne geçerken, birden AKP'nin kapatılmasına ilişkin dava herşeyin üstüne çıkan yeni bir gündem haline geliverir.
    Öyle ki, milyonlarca işçi, emekçinin eylemleriyle aynı güne "rastlayan" AKP'nin kapatılması davası kitlesel eylemlerin haber bültenlerinde yer almasını bile engelleyebilmiştir.