Siyasette liyakat,
    Rotasında kaptan, yani lider!...
    Bu ikisi sağlam olacak arkadaş, beton misali sağlam.
    Kim ne derse desin bu ikisi bir arada olmadığı takdirde kadrolarınız ne kadar düzenli olursa olsun,
    Siyaseti ne kadar bilirseniz bilin,
    İster hinliğini, ister cinliğini, isterseniz adamlığını sayfa sayfa kitabını yazın,
    Yok abi, siyasette başarıyı ulaşamazsınız.
    Vatandaş sizi tutmaz, tuttuğunu da gözlerini kapatır, başından indirmez!
    İşte siyaset böyle birşey. Referandum sürecinde kim ne derse desin ben bir seçim, en azından ön seçim yaşanacağına inanıyorum.
    Ve inancım o dur ki, 13 Eylül sabahı Türkiye farklı bir güne uyanacak.
    Sadece değişen 29 madde değil, Türkiye'nin denge taşları yerinden kıpırdayacak.
    Böyle bir sürecin yaşanacağını ben buradan bilgisayarımın başından sezinleyebiliyorum ki, siyasetçilere ne demeli.
    Ak Parti'nin sınırsız, haddı-hududu olmayan bir evet propagandası yaptığı referandum sürecinde üzerine oynadığı tek parti MHP!
    Eski ülkücülerin 12 Eylül hesabı propagandasını ön plana çıkaran Ak Parti, ne pahasına olursa olsun MHP'den oy koparma amacında.
    Böyle bir süreçte ülkücülerin çok ama çok uyanık olması gerektiğini bilen MHP Lideri Devlet Bahçeli ortaya koyduğu politika ile bu uyarısını geniş kitlelere duyurmaya çalışıyor.
    Bahçeli, Türk siyasetinin beklide son 10 yılında en fazla eleştirilen liderlerinden.
    Öyle veya böyle, kendi partisinden veya partisinden olmayan çok sayıda insandan eleştiri almasına rağmen,
    Duruşunu bozmayan bir lider Bahçeli…
    Şunu da söylemek gerekir ki, bu gün MHP'nin liderliğini Bahçeli misyonuna sahip olmayan bir genel başkan üstlenmiş olsaydı, ülkücüler bu gün tehlikeli girdapların içinde olabilirdi.
    Malumunuz, Bahçeli Cuma günü Yozgat'taydı.
    Saat 15:00 civarında Yerköy'e gelen bahçeli önce burada mini bir açık hava toplantısı,
    Ardından Çiçekdağı İlçesi'ne ziyaret, Akabinde de Yozgat'taki iftar yemeğine katıldı.
    Yimpaş Alışveriş ve Kültür Merkezi'nin en üst katında bulunan salondaki iftar yemeğine ülkücülerin ilgisi bir hayli yoğundu.
    Merdivenleri çıkarken çoğu insanın yer bulamadığı için geri döndüğüne şahit oldum.
    Yozgat'ın en büyük salonunda yapılan iftarın bu denli dolu olması ülkücüler açısından önemli bir “hayır” prestiji ve moral olsa gerek.
    MHP Lideri Devlet Bahçeli o çok eleştirildiği yıllara göre bu gün hakikaten farklı bir noktada.
    En azından daha anlaşılır, daha net ve ülkücülerin beklentilerine yanıt verebilen bir lider.
    Eleştiriler, olumsuz yaklaşımlar olmasına rağmen referandum sürecini nakış nakış işliyor.
    Katıldığı televizyon programları, iftar toplantılarında yaptığı konuşmalar, gündeme dair yerinde tespit ve itirazları Bahçeli'ye farklı bir misyon ve vizyon yüklemişe benziyor.
    Yozgat'taki konuşmasında Bahçeli 12 Eylül'de yapılacak referanduma neden 'Hayır' denileceğini yüksek sesle açıkladı.
    Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendi ağzından ifade ettiği 'Referandumun aslında Kürt açılımının devam olduğu' açıklaması,      ac
    Oylamada yer alan gizli plan,
    HSYK ve Anayasa'yı ele geçirerek yasama ve yürütmenin ardından yargıyı da yönlendirme yetkisine sahip olacak Ak Parti'yi yargılanamaz bir hale getirme düşüncesi,
Ayyuka çıkan PKK ile dirsek teması,
    Ve buna benzer önemli konuları maddeler halinde sıraladığı konuşmasında ülkücülere neden 'Hayır'ı açıkladı Bahçeli.
    Bahçeli'nin hitabı aslında sadece ülkücülere olmadı.
    Ülkücü olan/olmayan her vatandaşın idrak edebileceği gerekçeler koydu ortaya.
    Ak Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın aynı gün Diyarbakır'da düzenlediği miting Bahçeli'nin Yozgat'taki programının önemini bir hayli artırıyordu.
    Son günlerde özellikle Kürt Açılımı çalışmalarında gerek Ak Parti, gerekse BDP, Diyarbakır ve Yozgat bağlantılı açıklamaları ile gündeme geldiler.
    Diyarbakır'daki terörist annesi ile Yozgat'taki şehit annesini kıyaslama derecesine varan bu söylemler, Başbakanın Diyarbakır'da olduğu gün Bahçeli'nin Yozgat'ta olma gerekçesini kat kat zaruri kılıyordu.
    Nihayetinde doğru bir kararla Bahçeli aynı gün Yozgatlılara hitap etti.
    Başından sonuna dinlediğim konuşmasında Bahçeli'nin konuşmasının Yozgat'ın 12 Eylül'üne ciddi manada tesir ettiğini düşünüyorum.
    Özellikle bir gün öncesinde Show TV ekranlarında üç saatlik bir programda konuşan Bahçeli'nin aynı başarılı performansı Yozgat'ta sergilemesi,
    Yozgat'taki organizasyonun kusursuz işlemesi ülkücülerin, yani hayırcıların kentteki elini güçlendirdi. Bu iki program Yozgat'ta hayır oylarının seyrini değiştirdi. Bu değişim Hayır'ı kaç adım öne geçirir, ya da oran ne olur orasını siyasetçiler çok daha iyi tahlil ederler.
    Salondaki hava ülkücüleri motive etmeye yetti diye düşünüyorum.
    En basitinden bir hesap yapalım, iftar programına katılan bin kişi var diyelim. Bu bin kişinin eşleri ve çocukları ile 3 bin kişiyi bulduğunu düşünelim.
    Bu 3 bin kişinin önce akrabalarına, eş, dost ve yakınlarına, sonra da sokağa yansıması ne olur?
    Ak Parti'nin Bülenç Arınç'ı ve Cemil Çiçek'inin ardından Bahçeli'nin Yozgat'taki programı dengeleri değiştirdiği gibi.
    Bu vakitten sonra Bahçeli'nin hayrı Yozgat'a dokunur mu, dokunmaz mı işte onu sandık gösterecek.
    Sohbetimizin başında siyasette lider dedik, ama ucunu açık bıraktık. Kapatalım o halde, ben o günkü iftar programında MHP'nin sadece genel başkanını değil liderini de gördüm.