Resmi Gazete'de yayımlanan Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği ile birlikte trafik kazaları sonrası yaşanan bürokratik süreçlerin azaltılması, vatandaşların hak kayıplarının önlenmesi ve hasar işlemlerinin daha hızlı sonuçlandırılması hedefleniyor.
Yaklaşık 33 milyon araç sahibini ilgilendiren uygulama, pilot çalışmaların ardından 1 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye genelinde yürürlüğe girecek.

Kaza Sonrası Eksper Otomatik Olarak Atanacak
Yeni sistemle birlikte trafik kazasına karışan araçların yetkili servis, anlaşmalı servis veya onarım merkezlerine götürülmesinin ardından gerekli belgeler sisteme yüklenecek ve eksper ataması otomatik olarak gerçekleştirilecek.
Bu sayede süreçlerin daha hızlı ilerlemesi amaçlanırken, eksper görevlendirmelerinde yaşanan gecikmelerin de önüne geçilmesi planlanıyor.
Araç Sahibi Başvuruyu Kendisi Yapacak
Düzenlemenin en önemli yeniliklerinden biri de hasar başvurularının doğrudan araç sahibi tarafından yapılacak olması.
Böylece kaza sonrasında vatandaşlara ulaşarak vekalet alan, komisyon talep eden veya aracı olarak faaliyet gösteren kişi ve kuruluşların süreç üzerindeki etkisinin azaltılması hedefleniyor. Araç sahipleri, sigorta işlemlerini herhangi bir aracıya ihtiyaç duymadan kendileri yürütebilecek.

Vatandaşlar da Eksper Talebinde Bulunabilecek
Yeni uygulamayla birlikte eksper talep etme yetkisi yalnızca sigorta şirketleriyle sınırlı kalmayacak.
Araç sahipleri de sistem üzerinden eksper atanmasını talep edebilecek. Böylece hasar tespit sürecinde vatandaşların daha aktif rol alması ve süreçlerin daha şeffaf hale gelmesi amaçlanıyor.
EKSİST Sistemi Devreye Alınıyor
SEDDK tarafından geliştirilen Eksper Atama ve Takip Sistemi (EKSİST) ile eksper görevlendirmeleri elektronik ortamda gerçekleştirilecek.
Sisteme kayıtlı eksperler otomatik olarak atanacak ve hasar incelemelerini belirlenen standartlar çerçevesinde gerçekleştirecek. Yeni sistem sayesinde ekspertiz işlemlerinde birlik sağlanması ve raporlama süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor.

40 Bin Liranın Üzerindeki Hasarlarda Eksper Zorunlu Olacak
Yeni düzenleme kapsamında eksper görevlendirilmesine ilişkin bir alt sınır da belirlendi.
2026 yılı için trafik sigortalarında maddi hasar teminatı 400 bin lira olarak uygulanırken, bu tutarın onda biri olan 40 bin liranın üzerindeki hasarlarda eksper atanması zorunlu olacak.
Hasar miktarının bu sınırın altında kalması durumunda ise araç sahibi ile sigorta şirketi doğrudan anlaşarak süreci sonuçlandırabilecek.
Değer Kaybı Ödemeleri Otomatik Hesaplanacak
Sistemin en dikkat çekici yeniliklerinden biri de araç değer kaybı ödemelerinde yaşanacak.
Bugüne kadar çoğu zaman ayrı başvuru gerektiren değer kaybı tazminatları artık ekspertiz süreci içerisinde hesaplanacak ve hasar dosyasına doğrudan eklenecek.
Örneğin bir trafik kazasında araçta 100 bin liralık hasar oluşması halinde, eksper tarafından ayrıca 30 bin liralık değer kaybı tespit edilirse bu tutar da dosyaya dahil edilerek araç sahibine ödenecek.
Komisyon ve Vekalet Ücretleri Tarihe Karışıyor
Yeni düzenleme ile birlikte değer kaybı dosyaları üzerinden komisyon alan veya yüksek tazminat vaadiyle vekalet talep eden kişi ve kuruluşların faaliyet alanlarının daraltılması amaçlanıyor.
Böylece araç sahiplerinin ek vekalet ücreti veya komisyon ödemeden hak ettikleri tazminata daha kolay ulaşmaları hedefleniyor.

Eksper Raporlarına İtiraz Hakkı Tanındı
Hazırlanacak ekspertiz raporlarına hem sigorta şirketleri hem de araç sahipleri itiraz edebilecek.
İtirazların raporun hazırlanmasından itibaren 3 iş günü içerisinde yapılması gerekecek. İtiraz üzerine yeni bir eksper görevlendirilecek ve bu süreçte oluşacak eksper ücretini itiraz eden taraf karşılayacak.
1 Temmuz'da Tüm Türkiye'de Uygulanacak
Bursa ve Ordu'da pilot olarak uygulanan sistemden elde edilen sonuçların ardından yeni modelin ülke genelinde uygulanmasına karar verildi.
1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girecek düzenleme ile hasar tespiti, ekspertiz ve değer kaybı süreçlerinin daha hızlı, daha şeffaf ve daha güvenilir hale getirilmesi hedefleniyor. Uzmanlar, yeni sistemin özellikle araç sahiplerinin hak kayıplarını azaltacağını ve sigorta süreçlerinde önemli bir dönüşüm yaratacağını değerlendiriyor.




