Taşkın, yaptığı yazılı açıklamada, Kamu İşveren tarafının vatandaşın fiilen yaşadığı enflasyonu değil, T.C. Merkez Bankası tarafından tahmin edilen yıl sonu enflasyonunu baz aldığını, bunun ise memur ve emeklileri sefalete sürüklediğini ifade etti.
Necip Taşkın, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ağustos ayı enflasyonunu aylık yüzde 2,04, yıllık yüzde 32,95 olarak açıkladığını, ENAG verilerine göre ise aynı dönemde enflasyonun aylık yüzde 3,23, yıllık yüzde 65,49 olduğunu kaydetti.
Taşkın, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları ile vatandaşın çarşıda, pazarda ve markette hissettiği enflasyon arasında ciddi fark olduğunu belirterek, “Mutfaktaki enflasyon ayrı, TÜİK’in enflasyonu ayrı! TÜİK enflasyonu yüzde 32,95 açıklıyorsa, vatandaşın hissettiği enflasyon yüzde 66 demektir” dedi.
Taşkın, 8. Dönem Toplu Sözleşmesi kapsamında Hakem Kurulu tarafından belirlenen 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin maaş zamlarının, dar ve sabit gelirli memur ve emeklilerinin yaşam koşullarını iyileştirmeye yetmediğini ifade etti.
Taşkın, açıklamasında, “Açlık sınırı 26 bin lira, yoksulluk sınırı 98 bin lirayı geçmişken yapılan maaş zammı, memur ve memur emeklilerini yoksullaştırıyor ve sefalete sürüklüyor” ifadesini kullandı.
Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Taşkın, kamu harcamalarında israfın önlenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Enflasyonu düşüreceğiz diye maaş zammını kısıtlarken, kamu tasarruflarını sağlamalı ve dar gelirli çalışanların yaşam koşullarını göz önünde bulundurmalı” dedi.
Taşkın, dar ve sabit gelirli kamu çalışanlarının temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini, sofralarından kıstıkça kısıp en kalitesiz ürünleri bile pahalı bulduklarını ifade ederek, yetkililere hakkaniyetli bir maaş zammı çağrısında bulundu.




