Altının ons fiyatı, temmuz ayında yüzde 1 yükselerek 4 bin 46 dolar seviyesine çıktı. Böylece altın, şubat ayından bu yana ilk kez bir ayı yükselişle tamamladı.
Yılın ilk bölümünde jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatlarındaki artış ve küresel enflasyon endişeleri altın fiyatları üzerinde belirleyici olurken, merkez bankalarının daha sıkı para politikası uygulayacağı beklentisi değerli metal üzerinde baskı oluşturmuştu.

Fed Beklentileri Altını Destekledi
ABD ekonomisine ilişkin son veriler, enflasyon baskılarında kademeli bir yavaşlamaya işaret ederken, piyasalarda Fed'in faiz politikasında daha temkinli hareket edeceği beklentisi güç kazandı.
Faiz getirisi bulunmayan altın, yüksek faiz ortamında genellikle baskı altında kalırken, faiz artırım beklentilerinin zayıflaması yatırımcıların değerli metale yönelmesine katkı sağladı.
Fed Başkanı Kevin Warsh'un para politikasına ilişkin temkinli açıklamaları da piyasalarda faiz artırım ihtimalinin sorgulanmasına neden oldu. Bu gelişmelerin etkisiyle dolar endeksinde yaşanan geri çekilme, altın fiyatlarını destekleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıktı.

Altın İlk Yarıda Baskı Altında Kalmıştı
Altın fiyatları yıl boyunca jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizliklerle destek bulsa da, özellikle ABD-İsrail-İran gerilimi nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisine yönelik endişeler piyasaları etkiledi.
Bu süreçte merkez bankalarının daha şahin bir tutum sergileyeceğine ilişkin beklentiler artarken, güçlü dolar talebi değerli metaller üzerinde satış baskısı oluşturdu.
Altının ons fiyatı, yıl başından bu yana yaşanan dalgalanmalar sonucunda aralık ayı sonuna göre yüzde 6'nın üzerinde geriledi. Şubat ayında yüzde 8,5 yükselen altın, mart ayında yüzde 11,3, nisanda yüzde 1, mayısta yüzde 1,8 ve haziranda yüzde 11,7 değer kaybetmişti.

Uzmanlardan Altın Tahmini: Zirve İçin 2027 İşaret Ediliyor
İtalya merkezli Intesa Sanpaolo Kıdemli Emtia Ekonomisti Daniela Corsini, altının ons fiyatına ilişkin değerlendirmesinde, kısa vadede fiyatların belirli bir bant içerisinde hareket edebileceğini söyledi.
Corsini, çeyreklik ortalamalar bazında altının ons fiyatının 2026'nın üçüncü çeyreğinde 4 bin 200 dolar, yılın son çeyreğinde ise 4 bin dolar seviyelerinde olabileceğini öngördü. Uzman isim, 2027 yılı genelinde ise ortalama fiyat beklentisini 4 bin 200 dolar olarak açıkladı.

"Ana Belirleyici Dolar ve Fed Politikası Olacak"
Altın fiyatlarında önümüzdeki dönemde en önemli belirleyicilerin doların seyri ve Fed'in para politikası olacağını ifade eden Corsini, jeopolitik risklerin de piyasalar üzerindeki etkisini sürdüreceğini belirtti.
Corsini, İran'daki savaşın enerji fiyatlarını yükseltmesi ve bunun enflasyon baskısını artırması halinde Fed'in faiz artırımı yönünde baskı altında kalabileceğini söyledi. Böyle bir senaryoda doların güçlenebileceğini ve faiz getirisi olmayan altının baskı altında kalabileceğini ifade etti.
Piyasaların Fed'in enflasyonla mücadelede sıkı duruşunu sürdüreceğine inanması halinde altının önceki rekor seviyelerini kısa vadede yeniden test etmesinin zor olabileceğini belirten Corsini, buna rağmen aşağı yönlü hareket alanının da sınırlı olduğunu kaydetti.

Altında Güçlü Destek Seviyesi
Corsini, küresel jeopolitik risklerin ve merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğiliminin altına yönelik talebi desteklemeye devam ettiğini belirterek, ons altında 3 bin 600-3 bin 800 dolar aralığının güçlü destek bölgesi olduğunu ifade etti.
Uzmanlara göre altın fiyatlarının yönü önümüzdeki dönemde Fed'in faiz politikası, dolar hareketleri, küresel enflasyon görünümü ve jeopolitik gelişmeler tarafından belirlenecek.





