Bütün dinler ve peygamberler, ahiret gününün geleceğini bu dünyada yapılan iyilik ve kötülüklerin o, günde muhasebesinin yapılacağını  bildirmişlerdir. Bu inanç, insanı dünya hayatında dikkatli olmaya sevk ediyor, Ona huzur, güç ve kuvvet veriyor.
    İnsanların yaptıkları yanlarına kalsaydı, dünya manasız olurdu. Hayat ızdırap, anarşi ve haksızlıklarla dolardı. Mukaddesat mefhumu kalmazdı. İnsanlar aç kurtlar gibi birbirlerini yerlerdi.
    Ahiret gününnü geleceğinde asla şüphe yoktur. Bir zaman gelecek, İsrafil (A.S.) surunu üfleyecek bundan çıkan o ses kainatı yerinden oynatacaktır. Dağlar pamuk gibi atıllacak, bu düzen bozulacaktır. İsrafil (A.S.) mın ikinci kez suru üflemesiyle ölmüşş olanların hepsi dirilip haşrolunacak, yeni bir alem baaşlayacaktır. Mahlukat, önce bir meydana doğru koşacak ve insanlar, alemlerin Rab’bi Yüce Allah’ın önünde ayakta, çıplak halde duracaktır. Herkes kendi derdi ile meşgul halde kimse kimseyi görecek halde olmaksızın, kimi ayaklarına, kimi bacaklarına ve kimi gırtlağına kadar terebatmış olarak duracaklardır.
    Yüce Allah’ın huzurunda ilahi bir mahkeme kurulacaktır. Bu mahkemede adalet terazisi halkın sevap ve günahlarını ölçecek ve herkesin yaptığı önüne itiraz edemeyeceği şekilde konacaktır.
    Bu mahkeme sonunda sevabı çok olanların amel defteri sağ tarafından, günahı çok olanların amel defteri sol tarafından verilecektir.
    Herkes sırat denilen bir köprüden, kimi yıldırım gibi, kimi koşacak, kimi sendeleyerek geçecek, affa ulaşamayan asilerle kafirler, sırat  köprüsü altındaki Cehenneme düşeceklerdir. Böylece ilahi adalet gerçekleşecektir. Dünya hayatında Cenab-ı Hakkın buyruğuna uyan mü’minler Cennete girip ebedi mükafata ulaşacaklar, kafirler ve asiler ise Cehenneme itilip cezalarını çekecekledir.
    Günahkar mü’minler cezaları nisbetinde Cehennemde kaldıktan ve günahlarından temizlendikten sonra Hz. Peygamberin Şefaati ile Cenne’e gireceklerdir. Kafirler ise Cehennemde ebedi azab içinde kalacaklardır.
    Günah bir kirdir. Ateş ve yüksek sıcaklık, temizleme vasıtalarıdır. Dünya hayatında işledikleri günahlarla ruhları kirlenmiş olan insanları, ahiret gününde Yüce Allah Cehennem’inde yakarak temizleyecek ve temiz olarak Cennet’ine koyacaktır. Çünkü Cennet temiz olanların yeridir. Günah kirleri ile Cennet’e girilmeyecektir.
    Yazımıza ilahi adaletin tecelli edeceği bir hesaplaşma günü olan Ahiret günü ile ilgili ayeti kerime ve hadis-i şerif mealleriyle bitirelim.
    Yüce Allah buyuruyor ki;
    “O gün, kişi kardeşinden, anasından, babasından, eşinden, ve oğullarından kaçar. O günde onlardan her birinin başından aşkın bir işi duman bürümüş, kararmıştır. O gün bazı yüzler sevinçli ve parlak, bazı yüzleri toz duman bürümüş, kararmıştır.(Abese Suresi 33.41)
    “ Her insanın günahını boynuna iliştiririz ve kıyamet gününde açık bir kitap olarak görür. “ Kitabı oku, bu gün kendi kendine hesabını görmeğe yetersin.”
    “Allah ölümü ve hayatı yarattı ki, hangisinin amel bakımından daha güzel olduğunu denesin.”
    Sevgili Peygamberemiz buyuruyor ki;
    “Beş  şeyi beş şeyden önce fırbat bil: 1-Ölümünden önce hayatını, 2- İhtiyarlıktan önce gençliğin kıymetini bil 3- Hastalanmadan  önce sağlığının kıymetini bil 4- Dolu vakitlerinden önce boş vaktinin kıymetini bil  5- Fakirlik gelmeden önce zenginliğin kıymetini bil.”
    “Hesaba çekilmeden önce kendi kendinizi hesaba çekin.”
    “İyilik kaybolmaz, günah unutulmaz, Alacaklıda ölmez. Dilediğini yap; ne borç verirsen onu alırsın;”