Türkiye’ye mal olmuş, TESKOMB gibi önemli bir esnaf kuruluşunun genel başkanı olarak zaten önemli işler yapmasına yapıyordu.
Ama siyaset O’nu Yozgat’a açtı.
Abdulkadir Akgül, milletvekili seçilerek bir anlamda ‘Memleket açılımı’ yaptı.
Tanımayan kalmadı Akgül ismini.
Akgül’ü Akgül yapan –bana göre en önemli özelliği- dobra dobur olması.
Zikzakı olmayan bir insan. Kıvrımları yok, dümdüz, net…
Partisi hoşunuza gider gitmez, tercihler insan yargılarına hüküm veremez.
Bu çerçeveden fikirlerini beğenmeye de bilirsiniz.
Her fikrine okey diyenlerden değilim elbette, ama adamlık denilen kavram var ya, işin o kısmını iyi hesap etmeli.
Adamlık ne inanç, ne ırk, ne de siyasi kavramlara sığacak bir şey değil.
Abdulkadir Akgül de bu noktada Yozgat’ın kazandığı adam gibi adamlardan oldu.
Yozgat için bir şeyler yaptıysa arkasında durdu, yapamadıysa da yapamadım dedi yine arkasında durdu.
Yapamadığını söylemenin erdeminden asla uzaklaşmadı.
Partisinin kazanması için çok mücadele etti.
Etmesi de gerekiyordu.
Mücadelenin dozajı, şekli, şemali tartışılabilir belki.
Akgül aslında siyaset üstü kimliği nedeni ile kısa sürede çoğu insan tarafından tanındı.
Öyle protokol koltuklarına yapışık kalmayacağını ta başkan göstermişti.
Protokol dışı kimliğini sakınmadı ama tevazuu da elden bırakmadı çoğu zaman.
Ben Akgül’le ilgili rakip partilerde dahi olumlu yorumlar aldım seçim sürecinde.
Keşke sıralaması farklı olsaydı diyeni de oldu, hakkında olumlu ifadeler kullanan da.
Özellikle de seçim sathında insanların rakiplerini öcü olarak gördüğü bir süreçte siz rakip aday hakkında olumlu düşünceler sarf edeceksiniz.
Valla görülmemiş bir olay.
Abdulkadir Akgül milletvekili seçilse ne olurdu seçilmese ne olurdu?
Akgül vekil olmamakla kaybetmedi aslında. O yüzden vekilli sıfatı çok da önemli değil onun için.
Aksine 4. sırada olduğu halde çalışınca seçimin nasıl kazanılacağını gösterdi.
Öyle tabi, Akgül’ün azim ve gayreti bu gün Ak Parti’ye binlerce oy getirdi ekstradan.
Bu gün Türkiye’yi dalga dalga saran bir Recep Tayyip Erdoğan rüzgarı var.
Ama Akgül’ün getirdiği oylarda o rüzgarın ötesinde bir kazanım var.
Rüzgarın ulaşamadığı yerlere ulaştı Akgül.
Samimi olması, dobra dobur olması biraz da kalıplara sığmaması seçim sürecinde yaptığı konuşmaların yanlış anlaşılmasına sebep olabilir.
Siyasetçinin halinden vatandaş anlamaz.
Ama vatandaşınkinden siyaset anlamalı.
Siyasetçinin insan olduğunu seçildiği dakika vatandaş olarak unutur, robot zannederiz.
Milletvekili sıfatıyla tanıdığımız Akgül, seçimin sayılarla kazananı olmadı belki ama ben eminim vekillikten daha fazlasını kazandı.
Yozgat’ı kazandı.
Eminim bu kazanç Akgül’ün milletvekili olmadan önceki hayatına dönmesine izin vermeyecek.
Çünkü sadece tek başına Abdulkadir Akgül değil O…
Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verilen emeği, ortaya konulan yüreği ve gayreti gördüğüne şüphe yok.
Her şeyi hesap eden Erdoğan’ın Yozgat’ta 4. sıraya koyduğu Akgül’ün bu şekilde bir azim ve gayretle çalışacağını pekala biliyordu.
Ama insanüstü bir gayret beklemiyordu.
Akgül, insanüstü bir gayret ortaya koydu.
Biraz önce de söyledim, fikirlerini, siyasi görüşünü beğenmemek serbest.
Ama bir hak varsa o da teslim edilmeli ki Abdulkadir Akgül fazlasıyla çalıştı.
Bunu Ak Parti’de inkar edemez, Yozgtalı da…
O halde Akgül’ü kazanmak, bundan sonrası için devam eden yatırımlara yön verme, yenilerini ekleme adına destek olmak zorundayız.
Ha, o Yozgat’ı unutur mu, unuturum dese de unutamaz.
Unutamaz biliyorum, azıcık tanıyorsam biliyorum.
Her şeyi unutsa da kimliğindeki YOZGAT çıkar karşısına yine unutamaz.
Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu emektar siyasetçiyi sahiplenme adına gerekeni yapması Yozgatlıların yüreğine su serpecektir.
Ak Parti bunu yapmalıdır, Akgül için değilse de Yozgatlı için yapmalıdır.
Orada, Ankara’da bir Esnaf Bakanı olacaksa bu bakanın adı Abdulkadir Akgül olmalıdır.
Daha başka söze gerek yok…
SİYASET RÜZGARI
CHP Yozgat’ta kısırlaşmamalı
CHP Yozgat’ta seçimlerden “beklenen” bir sonuçla çıktı.CHP Yozgat’ta kısırlaşmamalı
Ta baştan belliydi CHP’nin seçimde bir varlık gösteremeyeceği.
Her ne kadar insanlar Boğazlıyan bölgesini iddialı görse de, mevcudun üzerine Ali Ayık’la sadece 600 oy konması o bölgenin artık CHP varlığından çok uzak olduğunu gösterdi.
CHP’nin kalbini, Antalya’yı CHP’den çalan Ak Parti, Boğazlıyan’ı da affetmedi.
Ama benim anlam çıkaramadığım, bölge insanının Ali Ayık ismi üzerinde yoğunlaşmaması.
Benim bildiğim siyasi görüşler bir kenara bırakılır, bölge insanı desteklenir.
Ama olmadı…
Kemal Kılıçdaroğlu faktörü dahi Boğazlıyan’ı hareketlendirmeye yetmedi.
Yozgat’ta da CHP’nin varlığı malum.
CHP eskiden beri böyleydi diyenler olabilir.
Ama CHP’siz de Yozgat olmaz.
CHP’nin öngörüsü her halükarda olmak zorunda.
Ama bu ön görü; geçmişte yaşananlardan çok farklı olmalı.
Bir kere parti genel merkezindeki anlamsız, kısır çekişmeler Yozgat’a yansımamalı.
Eğer o tür bir siyasi düşünce ve ikbal arayışı içinde olan varsa eldeki mevcudu da bitirir kalır ortada.
İkincisi Yozgat’ta CHP herkesten önce kendi partisini kucaklamalı.
Daha sonra Yozgat’ı nasıl olsa kucaklar.
CHP’nin genç il başkanı Onur Kaytan, önceki gün seçimlerle ilgili kısa bir değerlendirmede bulundu.
“Görevimin başındayım” mesajını öncelikli olarak veren Kaytan, seçim sonuçlarının parti içinde de değerlendirileceğinin sinyalini verdi.
Kaytan’ın genç ve öngörüler noktasında katı, duvarları olan bir CHP’linin çok ötesinde fikirlere sahip olması,
Eğer öngörülerini icraata dökerse CHP Yozgat’ta kısırlaşmadan kurtarılır. Önce partisini sonra Yozgat’ı kucaklar hale gelir.
Yoksa yazıyorum bir kenara 12 Haziran seçim sonuçlarını dahi mumla arar.