Pek çok okulda uygulanan ve bana göre oldukça başarılı bir çalışmadan söz etmek istiyorum.
    O da derse giriş ve çıkışlarda yani teneffüs saatlerinde klasik zilin yerine kulağa daha hoş gelen şarkı ve türkülerin melodilerin kullanılmasıdır.
    Bir zamanlar pirinçten yapılmış oldukça ağır ziller, koridor koridor dolaşarak çalınırdı. Hababam Sınıfı filmlerinde Adile Naşit’in zil çalışı hafızalardadır.
    Sonralarında kapı zilleri gibi “zırrr” diye ses çıkaran ziller yıllar yılı okullarda kullanıldı. Şiirlere, şarkılara konu oldu bu haliyle.
    Şimdilerde ise birbirinden güzel özenle seçilmiş, dillerden düşmeyen, popüler şarkıların müzikleri coşkulu bir şekilde okullarda çalınıyor. Kısa süreli çalan bu melodinin ardından da “teneffüs bitti, ders başladı, iyi dersler” şeklinde anons da geçebiliyor. Bulunduğu şehre ve bölgeye göre değişebilen melodilerin yıl içinde değiştirilebildiğini de söylüyorlar. Öğrencilerin en çok beğendiği müzikler anket yapılarak seçiliyor.
    Kulağa hoş gelen bu melodiler öğrenci motivasyonunda artışları sağlıyor.
    Bir İstanbul Masalı dizisinin müziği, 12 Dev Adam şarkısı, Öğretmen Marşı melodilerinin çalındığı pek çok okul var.
    Kulağa hoş gelen güzel bir melodi şeklinde derslere girip çıkılmasından daha güzel ne olabilir ki? Darısı uygulamadan haberi olmayan ya da uygulamayı geciktiren diğer okullara olsun.
    İşte tüm bu olanlardan sonra zillerin kimin için çaldığı, pardon şarkı ve türkülerin kimler için çaldığı açıkça görülüyor.
*****
    “Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır.”