Bir dönem hem barınma hem de ibadet amacıyla kullanıldığı belirtilen bu yeraltı yapısı, sahip olduğu odalar ve tünellerle köyün önemli kültürel değerleri arasında yer alıyor.
Özler köyünün içinde vatandaşların samanlık ve depo olarak kullandığı yapının arka kısmında tespit edilen yeraltı şehri, yapılan araştırmalar sonucunda gün yüzüne çıkarıldı.
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından 2018 yılında yürütülen çalışmalar, yeraltı şehrinin uzun yıllar boyunca farklı amaçlarla kullanıldığını gösterdi. Milattan sonra 300'lü yıllarda yapıldığı değerlendirilen yeraltı yapısının dini ve barınma işlevlerine sahip olduğu belirtildi.

Tüneller Ve Odalar Bulunuyor
Yeraltı şehri, toplam 17 odası ve 270 metre uzunluğundaki tünelleriyle dikkat çekiyor. Tünel bağlantıları, odaların dağılımı ve yapının genel planı, dönemin yerleşim özelliklerini yansıtan önemli detaylar arasında bulunuyor.
Turizm Açısından Önem Taşıyor
Yeraltı şehriyle ilgili Valilik tarafından yapılan açıklamada, “Boğazlıyan ilçemize bağlı Özler köyünde bulunan milattan sonra 300'lü yıllarda yapıldığı, ibadet ve barınma amacıyla kullanıldığı tahmin edilen 17 odası ve 270 metre uzunluğunda tünellerin bulunduğu yeraltı şehri ilimizin önemli turizm noktalarından sadece bir tanesi” ifadesi kullanıldı.

Tarihçesi Ve Yapısı
Milattan sonra 300’lü yıllarda yapıldığı tahmin edilen Özler Yeraltı Şehri, o dönemin yaşam koşullarını ve savunma stratejilerini anlamak için önemli bir kaynak. Yeraltı şehrinin, hem ibadet hem de barınma amacıyla kullanıldığı düşünülüyor. İçerisinde yer alan 17 oda ve toplamda 270 metreyi bulan tüneller, adeta bir zaman kapsülü gibi dönemin izlerini günümüze taşıyor.
Bu tür yerleşimler, özellikle baskı ve saldırılardan korunmak amacıyla inşa edilmiş. Özler Yeraltı Şehri’nin de benzer bir ihtiyaca cevap verdiği, barınmanın yanı sıra gizlenme ve korunma amacıyla tasarlandığı değerlendiriliyor.
Keşfedilmeyi Bekleyen Bir Miras
Özler köyündeki yeraltı şehri, henüz yeterince tanınmasa da, bölge halkının ve ilgili kurumların çabalarıyla tanıtım çalışmaları hız kazanıyor. Bu eşsiz yapının daha geniş kitlelere ulaşması, sadece Yozgat’ın değil, ülkemizin kültürel zenginliğine yapılan bir katkı olacaktır.





