Tarihi kaynaklara göre Yozgat ve çevresi, ilk olarak Hititler döneminde önemli bir merkez haline geldi. Başkentleri Hattuşaş olan Hititler, bölgeyi kontrol altına alarak güçlü bir uygarlık kurdu. Ardından Frigler, Kimmerler, Lidyalılar ve Persler gibi antik medeniyetler de bölgede varlık gösterdi.
M.Ö. 3. yüzyılda Avrupa’dan Anadolu’ya göç eden Kelt kökenli Galatlar, Yozgat çevresine yerleşerek bölgede yeni bir kültürel yapı oluşturdu. Bu topluluklardan özellikle Trokmi kolunun, Tavion (Büyüknefes) çevresinde yaşam sürdüğü biliniyor.

Bölge, M.Ö. 1. yüzyıldan itibaren Roma İmparatorluğu’nun, ardından ise Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun hâkimiyetine girdi. Bu dönemde, günümüzde hâlâ izleri görülebilen önemli yapılar inşa edildi. Bunlardan en dikkat çekeni, Basilica Therma (Sarıkaya Roma Hamamı) olarak bilinen tarihi hamam yapısıdır.
1071 yılında gerçekleşen Malazgirt Meydan Muharebesi sonrasında Anadolu’nun kapılarının Türklere açılmasıyla birlikte Yozgat ve çevresi de hızla Türkleşmeye başladı. Bu süreçte özellikle Oğuz Türklerinin Bozok koluna mensup topluluklar bölgeye yerleşti ve bu nedenle yöre uzun yıllar “Bozok” adıyla anıldı.
Osmanlı döneminde ise 15. yüzyıldan itibaren Dulkadırlı Türkmenleri bölgede etkili olmaya başladı. 18. yüzyıldan itibaren ise yaklaşık 300 yıl boyunca bölgenin siyasi ve sosyal yapısında önemli rol oynayan Çapanoğulları ailesi ön plana çıktı.

Tarihsel süreçte Yozgat çevresinde Mes’udlu, Agça Koyunlu, Kavurgalı, Demircili, Şam Bayadi, Söklen ve Hisar Beglü gibi çeşitli Türkmen oymaklarının da yaşadığı biliniyor. Bu oymaklar, bölgenin demografik ve kültürel yapısının şekillenmesinde önemli rol oynadı.
Öte yandan, 19. yüzyılın sonlarına doğru bölgede Ermeni nüfusun da varlık gösterdiği ve bu dönemde çeşitli siyasi hareketlerin etkili olduğu tarihsel kaynaklarda yer alıyor.
Farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan Yozgat, bugün de sahip olduğu zengin tarihi mirasla Anadolu’nun en önemli kültür havzalarından biri olma özelliğini sürdürüyor.




