Boğazlıyan 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma sonrası hayatını kaybeden Yalçın Akdemir ve Ahmet Akdemir'in yakınları ve ailenin avukatı açıklamalarda bulundu.
"10 Buçuk Saat Ameliyat Oldum"
Olayda yaralı olarak kurtulan Kubilay Akdemir, "Akşam saatlerinde babamı karşı taraf arayarak köyün çıkışına çağırıyorlar. Araçla yolu kesiyorlar. Önce babama peşinden bana peşinden ağabeyime ateş ediyorlar. Yasin amcama da ateş ediyorlar, onda silah patlamıyor. Sonra telaş yapıyorlar çıkıyor, eniştem gelip çarpıyor. Ambulans geldi beni aldı. Önce Sarıkaya Devlet Hastanesi'ne götürdü sonra Sorgun'a. Sorgun'da benim bilincim gitti. 10 buçuk saat ameliyat oldum. Mahkemeden beklentimiz şüphelilerin en ağır şekilde cezalandırılmasıdır" dedi.

"Adaletin Yerini Bulmasını İstiyorum"
Zeynep Akdemir, "Geçen yıl 14 Temmuz 2025'te yaşanan olayda hayatını kaybeden Yalçın Akdemir'in kızıyım. Aynı olayda hayatını kaybeden ağabeyim ve diğer ağır yaralanan da ağabeyim. Biz o olaydan sonra çok büyük maddi manevi zorluklar çektik. Bundan sonra adaletin yerini bulmasını istiyorum. Tutuklu ve tutuksuz yargılanan iki sanığın da en ağır şekilde cezasını çekmesini istiyorum" dedi.

"Ailenin birbirine karşı fiziksel teması veya darp olmadığını ikrar ediyorlar"
Akdemir Ailesinin vekili olan Avukat Tuğçin Aslantaş ilk mahkemenin görüldüğünü belirterek süreci şu şekilde anlattı: "Mahkemede sanıkların hakim huzurunda bazı olayları inkar ettiği tüm zabıtlarda yer almaktadır. Ama dosyanın tamamına baktığımız zaman toplanan deliller ve tanık beyanları olsun bu olayın gerçekleşmesinde bir tasarlama söz konusu olduğu, sanık ailesinin tamamının biz bu olayın içerisinde yer aldığını düşünüyoruz. Duruşma evresinde müştekilerin Kubilay Akdemir'in, Yasin Akdemir'in, Zeynep Akdemir'in ve diğer Akdemir Ailesinin beyanlarında açık ve net bir şekilde görülmekte ki karşı taraf sanıkların olayın meydana geldiği köyde bir husumet olduğunu kendi dilleri ile ikrar ediyorlar. Bu husumet zemininin 2019'daki yerel seçimlerle de alakalı olduğunu söylüyorlar. Ailenin birbirine karşı fiziksel teması veya darp olmadığını onlar da ikrar ediyor. Bizim savunmamız şu şekilde; bir husumet zemini olabilir ama saman dökme olayı diye bütün kamuoyunda yankılanıyor. Saman dökme aslında burada bir bahane. Olayların bu pozisyona gelebilmesi için karşı tarafın kurguladığı tasarladığı bir eylem. Saman dökülen yer bir mera arazisi olmasına rağmen yine Akdemir Ailesinin kendi arazisinin içerisine denk gelecek şekilde konumlandırmaları."

"Görüşmek Amacıyla Gidiyorlar"
Avukat Aslantaş olayın meydana geldiği gün saman dökme yerine davet edilmesiyle başladığını belirtti ve "Müteveffa telaşlı bir şekilde arabaya binerek diğer çocukları da bu durumu görerek aynı arabada yola koyuluyorlar. Görüşmek amacıyla gittikleri de karşı tarafın beyanlarında var. Yolda ilerlerken ailenin en küçük bireyi şu anki sanık yargılanan ve tutuklu yargılanan sanık, müteveffanın aracının önünü kesiyor elinde silahla. Yanında yardım eden diğer sanıkla beraber. Araçtan aşağı inen Yalçın Akdemir'e iki el ateş ediyor. Yalçın Akdemir olay yerinde vefat ediyor. Kubilay Akdemir araçtan iniyor, ağır yaralanıyor. Aynı olayda Ahmet Akdemir kafasına isabet almak suretiyle olay yerinde vefat ediyor. Araçta bulunan dördüncü şahıs Yasin Akdemir ise olayın şokuyla yere eğilmiş vaziyette bekliyor ve sanık kendisine doğrultulan silahın tutukluk yapması sebebiyle Yasin Akdemir'e karşı tüfeği ateşlemesine rağmen ateş almıyor. Yasin Akdemir olaydan yara almadan kurtuluyor. Sanıklar olay yerinden kaçıyorlar. Kolluk kuvvetleri sanıkları yakalıyor" ifadelerini kullandı.
"İnşallah adalet tecelli edecek"
Sürenin sonunda tarafların en yüksek hadden cezalandırılmasını istediklerini söyleyen Aslantaş, "Mütalaa Savcısı bir mütalaada bulundu ve sanıklara aslında bizim nezdimizde cezaları yağdırdı. Ama bizim istediğimiz bu değil. Sebebi şu; biz tasarlayarak kasten öldürmeden olduğunu düşünüyoruz. Ama mütalaada kasten öldürme geçiyor. Diğer sanığın tutuklanarak yargılanmasını mütalaa savcısı talep etmesine rağmen mahkeme bu kararı daha sonra değerlendireceğini dile getirmiştir. Takdir mahkemenindir. Biz bu sürenin sonunda şahısların en ağır cezayı almasını ve kamuoyunun da yanlış bilgilendirilmemesini istiyoruz. İnşallah adalet tecelli edecek ve şahıslar en üst hadden cezalandırılacak" şeklinde konuştu.





